Sumud Filosu aktivistlerinden Ramazan Tekdemir Diyarbakır'a ulaştı

İşgal rejiminin müdahalesiyle alıkonulan Sumud Filosu aktivistlerinden Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanı Ramazan Tekdemir, Diyarbakır Havaalanında ailesi, sendika yönetimi ve dava arkadaşları tarafından karşılandı.

İşgal rejimi Gazze'ye yönelik bir yandan saldırılarını sürdürürken öteki taraftan vicdan sahibi insanların insani yardım götürme faaliyetlerini engellemeye devam ediyor.

İşgal rejiminin Gazze ablukasını kırma ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 26 Nisan'da İtalya'nın Sicilya Adası'ndan Akdeniz'e açıldı. 29 Nisan günü gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda filoya müdahalede bulunan işgal rejimi, 18’i Türk vatandaşı olmak üzere59 aktivisti kaçırdı.

Alıkonulduktan sonra Yunanistan'a teslim edilen Sumud Filosu aktivistlerinden Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanı Ramazan Tekdemir, önce Ankara'ya sonra memleketi Diyarbakır'a ulaştı.

Ramazan Tekdemir

Diyarbakır Havalimanında ailesi, sendika yönetimi ve dava arkadaşları tarafından tekbir ve sloganlar eşliğinde karşılanan Tekdemir; yaşadığı alıkonulma süreci, işgal rejiminin alıkoyduğu Kudüs aşığı aktivistlere yönelik muamelesi ve müşahede ettiği anları sevenleriyle paylaştı.

"israil, her türlü hukuku çiğneyerek gemilerimize el koydu, ateş etti"

Havaalanında konuşan Tekdemir, "Sizi buraya getiren dert neyse, bizi de global sumuda götüren dert; sizi buraya taşıyan dava neyse, bizi de o merhamet yüklü gemiye taşıyan aynı derttir, davadır. Global Sumut filosu tamamen sivil bir girişimden oluşan, küresel bir dayanışmayı merkeze alan; Gazze’ye bebek maması, çocuk oyuncakları, kırtasiye malzemeleri ve insani yardım paketleri taşıyan bir filodan, bir organizasyondan oluşuyor. Ama buna rağmen hudut tanımaz bir haydut, sınır tanımaz bir hırsız ve tamamen korsan yapısıyla bir terör rejimi olan israil, 600 mil uzaklıkta, uluslararası karasularda, tamamen her türlü hukuku çiğneyerek, evrensel değerleri yok sayarak gemilerimize el koydu. Gemilerimize silahla ateş etti. Üç saat boyunca dronlarla taciz ateşleri devam etti ve üzerimize lazer ışıklarıyla nişan alarak bizi tehdit etmeye yeltendi." dedi.

Tekdemir, "Biz onlarla yüz yüze geldiğimizde, Mavi Marmara’nın cesaretini yüklendik; sizlerin cesaretini yüklendik. Sizlerin davasının büyüklüğü, yüreğimize büyük bir cesaret aşılayarak onların karşısına dimdik durduk. Allah şahittir ki eğer filonun, bu yolculuğumuzun maslahatını gözetmemiş olsaydık, ellerimizle onları boğacak kadar onları korkak gördük." ifadelerini kullandı.

"Bu 2 gün içerisinde onların ne kadar barbar, hiçbir ahlaki ölçüyü gözetmediklerini gördük"

Siyasetin tıkandığı, devletlerin üzerine düşen görevi yapmadığı böyle bir dönemde sivil girişim çok önemli olduğunu vurgulayan Tekdemir, "Burada çok büyük bir emek ve fedakârlık, Müslümanların maddi ve manevi yardımları, fiili ve kavli duaları var. Bunun arkasında çok büyük bir organizasyon ve küresel bir vicdan var. Gerçekten, insanlık adına Gazze meselesini kendi merkezine almış, kalbiyle konuşan, diliyle ulaşan bir küresel vicdan var. Ve biz bunu yakından gördük. 2 saat boyunca aralıksız protesto etmeyi, organize olmaktan asla vazgeçmemeyi, tüm cesaretiyle israil ve Batı’nın karşısında büyük bir meydan okumayla dimdik duran küresel vicdanı gördük." şeklinde konuştu.

İşgal rejimi alıkonulduğu 2 günlük izlenimlerini aktaran Tekdemir, "Bu 2 gün içerisinde onların ne kadar barbar, ne kadar vahşet içinde olduklarını, hiçbir ahlaki ölçüyü gözetmediklerini gördük. Ama ona bu sınırları açan pervasızlığı, 600 mil uzaklıkta korsan eylem yapma cesareti aşılayan korkaklığımızı da gördük. israilin elinde iki gece uyuyamamamızın veya kaba şiddete maruz kalmamızın hiçbir değeri yok. Sadece on yıllardır Gazze’de kardeşlerimizin maruz kaldığı ablukanın ve ağır kuşatmanın onlarda nasıl bir yara açtığının, nasıl bir tahribat meydana getirdiğinin ve buna rağmen onların direncinden hiçbir şey eksilmediğinin yorumuna, değerlendirilmesine ihtiyacımız var." ifadelerine yer verdi.

"Bu yolculuğu, oralara sefer düzenlememizi isteyen Gazzeli kardeşlerimizdir"

Daha önce bu filoya katılıp da Müslüman olan onlarca, yüzlerce kişiye bu davanın umut aşıladığını, iman aşıladığını gösteren çok ciddi bulgu ve örneklerin olduğunu kaydeden Tekdemir, konuşmasını şu ifadeler ile sürdürdü:

"israil, eğer bugün kendisine yaklaşmadan bu yolculuğu sonlandırmak istiyor ve bu filoya çok erken bir zamanda müdahale etme ihtiyacı duyuyorsa bu filonun cesaretinden, sonuçlarından ve bu filoyla ulaşılabilecek vicdandan, vicdan selinden korkuyor demektir. Bizler Gazze’yi asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü bu yolculuk bize şunu bir kez daha gösterdi: Bu yolculuğu, oralara sefer düzenlememizi isteyen Gazzeli kardeşlerimizdir. Bu, onların direncini, Müslümanların kuvvetini artırıyor; küresel vicdanda bir büyüme ve duyarlılık meydana getiriyor. Bundan vazgeçmeyeceğiz."

İşgal rejimi yok olana dek bu filonun ve seferlerinin devam edeceğinin altını çizen Tekdemir, siyonistlerin sadece Müslümanlar için değil, bütün dünya için bir tehlike olduğunu hatırlatarak "Dünyanın vicdanı israilden daha büyüktür. Çünkü korkaktırlar. En ufak bir hareketimizde büyük bir panik havası oluşturuyorlar. Dolayısıyla onların bu korkaklığı, dışarıya cesaret gibi yansıyor. Bu da bizim yanlış okumamızdan kaynaklanıyor. Bugün nesillerimizi öyle yetiştirmeliyiz ki, büyük bir savaşa hazırlıklı olmalıyız. Bu savaş eninde sonunda kapımızı çalacak. Hak-batıl savaşı gelecektir. Bunu israil getirmeden bizim buna hazırlanmamız lazım." diye belirtti.

"Boykotu hayatımızın temel bir parçası hâline getirmeliyiz"

Tekdemir, "Savaş sadece silahla olmaz. Sivil toplum kuruluşlarımızı güçlendirerek, ekonomimizi faizden arındırarak, siyasetimizde güçlü simalara destek vererek, onları yetiştirerek; meclisimizde gerekli düzenlemeleri yapacak kaliteyi sağlayarak her yönden hazırlıklı olmalıyız. israil bayrağında iki çizgi vardır; biri Fırat’ı, biri Nil’i temsil eder. Onlar amaçlarını bayraklaştırmışken biz neden kendi değerlerimizi bayraklaştırmaktan geri duruyoruz? Bizi alıkoyan ataleti üzerimizden atmalıyız. her açıdan topyekûn bir boykot uygulamamız lazım. Boykotu hayatımızın temel bir parçası hâline getirmeliyiz. israilin amacı değişmiyorsa, bizim boykot bilincimiz de değişmemelidir." dedi.

Alıkonulma sürecinde Türkiye'nin başlattığı bürokratik girişimlerden dolayı ilgili makamlara teşekkürlerini ileten Tekdemir, konuşmasını şu ifadeler ile tamamladı:

"Değerli kardeşlerim, şu an israil zindanlarında 10 bin tutuklu kardeşimiz var. On binlerce kişi sağlık hizmetine erişemiyor. Yüz binlerce çocuk açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Biz onların sesi oldukça, onların acısını hafifletebiliriz. Unutmayalım ki bu filo onların isteğiyle yola çıkıyor. Arkasında büyük bir emek ve dua vardır." (İLKHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri

Hacamat ve akupunktur Diyarbakır’da hekim kontrolünde uygulanıyor
İsrail uluslararası sularda korsanlık yapıyor
Sumud Filosu'na müdahaleye Diyarbakır Memur-Sen'den tepki
Diyarbakır Memur-Sen: Sumud Filosu’ndaki şube başkanımız ve diğer aktivistlerin direnişini selamlıyoruz
Aktivistlerin serbest bırakılması için gerekli baskıları yapın