Süresiz nafaka kaldırıldı: Makul ve ölçülü bir sistem kurulmalı

Süresiz nafaka iptali kararını değerlendiren hukukçular, ömür boyu ekonomik bağlılık hakkaniyetli olmadığı gibi bu hükmün kadınların korunmaması anlamına gelmemesi, yoksulluğa düşen kadınların korunarak, makul ve ölçülü bir sistem getirilmeli dedi.

Yaklaşık 38 yıldır yürürlükte olan süresiz nafaka kararı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Süresiz nafakanın aileler üzerinde oluşturduğu etkiler üzerinden iptal kararını değerlendiren Avukat Süleyman Güler; süresiz nafakanın eski eş üzerinde ömür boyu bir yük olduğunu, bu yükün kaldırılmasının kadınların korunmaması anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti.

Devletin, sosyal devlet ilkesi gereğince ekonomik olarak güçsüz ve muhtaç olan kadınların korunmaya alınması gerektiğine vurgu yapan Güler, iptal edilen karar yerine somut olayın şartlarına göre belirli ve ölçülü bir sistem kurulmasının daha isabetli olacağına dikkat çekti.

"İptal kararının yürürlüğe girmesi için 9 aylık bir süre var"

Süresiz nafakanın kaldırılması süreciyle ilgili birtakım detayları paylaşan Güler "Anayasa Mahkemesi tarafından 4 haziranda bu karar çıktı. Bu kararda, süresiz nafakanın ölçüsüz ve ağır bir külfet oluşturduğu gerekçesi yer alıyor. Bu nedenle kaldırıldı. Mahkeme burada, Medeni Kanun’un 175'inci maddesinde yer alan 'süresiz' ibaresini kaldırıyor. Yani nafaka aynı şekilde devam edecek ancak sürenin belirlenmesi hâkim, yani mahkeme tarafından yapılacak. Karar Resmî Gazete’de yayımlandı fakat yürürlüğe girmesi için 9 aylık bir süre var. Şu anda bu sürenin dolması bekleniyor." dedi.

Hukukçu olarak süresiz nafakanın kaldırılmasını genel olarak olumlu karşıladıklarını belirten Güler "Özellikle kısa süreli bir evlilik sonrasında taraflardan birinin yıllarca, hatta ömür boyu diğer eşe ekonomik olarak bağlı kalması bizce hakkaniyetli değil. Boşanan tarafların hayatlarını yeniden kurabilmelerine imkân sağlanması gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Süresiz nafakanın kaldırılması, yoksulluk içerisinde kalan kadınların korunmaması anlamına gelmemelidir"

Konuyu İslam Hukuku açısından da değerlendiren Güler, şu ifadelere yer verdi:

"Bunun yanında İslam hukukunda da nafakanın temel amacı mağduriyetin giderilmesi ve geçimin sağlanmasıdır. Bu nedenle nafakanın eski eş üzerinde ömür boyu devam eden bir yük hâline gelmesi yerine, somut olayın şartlarına göre belirli ve ölçülü bir sistem kurulması bizce daha hakkaniyetli bir durum olacaktır."

Devletin, boşanıp muhtaç duruma düşen kadınların gözetilmesine yönelik sosyal devlet ilkesi gereğince etkin şekilde korunması gerektiğini işaret eden Güler "Yalnızca şunu belirtmekte fayda görüyoruz: Süresiz nafakanın kaldırılması, yoksulluk içerisinde kalan kadınların korunmaması anlamına gelmemelidir. Gerçekten ekonomik olarak güçsüz ve korunmaya muhtaç olan kadınların, boşanmış kadınlara yönelik sosyal devlet ilkesi gereğince devlet tarafından da korunması gerekmektedir." diye belirtti.

"Sonuç olarak biz, bu düzenlemeyi genel olarak olumlu karşılıyoruz"

Güler "Sonuç olarak biz, bu düzenlemeyi genel olarak olumlu karşılıyoruz. Ancak bu değişiklik yapılırken gerçekten yoksulluğa düşen kadınların mağdur edilmemesi ve devlet tarafından etkin şekilde korunması gerektiğini de açık bir şekilde ifade ediyoruz. Zira adalet dediğimiz şey, bu iki menfaat arasında makul ve ölçülü bir denge kurulmasını gerektiriyor." şeklinde konuştu.

İLKHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Diyarbakır Haberleri

HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç’ten Gazi Yaşargil Hastanesi ve şehir hastanesi çağrısı
Diyarbakır için kuvvetli sağanak uyarısı
Aralarında Diyarbakır'ın olduğu 9 ilde kuvvetli yağış bekleniyor
144 bin 398 kök kenevir ele geçirildi
16. Diyarbakır Kültür ve Karpuz Tanıtım Etkinlikleri'nde 47 kilo 900 gramlık karpuz birinci oldu