Teknoloji ile sınavımız

Suat KOŞMAN

Geçtiğimiz günlerde 4. Uluslararası teknoloji bağımlılığı kongresi gerçekleşti. Ülke düzeyinde üst düzey katılımlar oldu, Cumhurbaşkanı Erdoğan da kongreye iştirak ederek şöyle mesajlar verdi: ‘Teknolojinin insan hayatını kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkıp hayatın gayesine dönüşmesine izin veremeyiz. Son yıllarda baş döndürücü bir şekilde ilerleyen teknolojinin bizi böyle bir tehlike ile yüz yüze bıraktığını görüyoruz. Hazreti İnsan giderek var oluş gayesinden uzaklaşıyor. Kendi imal ettiği teknolojinin kölesi haline gelen insan yaratıcısına isyan etmektedir. Teknoloji bağımlılığı gibi yeni hastalıkların ortaya çıkmasının temel sebebi budur.'

Evet, insanın kendisinden uzaklaşması, fıtratına yabancılaşması son zamanların önemli sorunu haline geldi. Hayatımızı kolaylaştırması gereken teknolojik aletler, neden evlerin afetine dönüştü. Aileler ile yaptığımız görüşmelerde özellikle vurguladıkları konu, çocuklarıyla aralarının teknoloji nedeni ile iyi olmadığını; bilgisayar karşısından kaldıramadıklarını, akıllı telefonu ellerinden alamadıklarını ifade ediyorlar.

Uzmanlar bağımlılığı ifade ederken şöyle tanımlıyorlar: Kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememesidir. Yani iradesinin esir alınmasıdır.

Teknoloji bağımlılığı birden oluşan bir şey değil. Adım adım oluşur. Bağımlılık serüveninin gelişim seyri önce merak ile başlar. Kişi herhangi bir oyunu ya da siteyi merak eder ve kullanmaya başlar. Bu merak duygusu bitince ikinci adıma geçilir. İkinci adım sosyal kullanım dediğimiz çevrenin etkisinde kalarak gündemden kopmamak için arkadaş grubundan dışlanmamak ve gruba uyum sağlamak için kullanımı ilerletir. Sonraki aşama zevk almak ve problemden kaçmak için, yani can sıkıntısını gidermek için teknolojinin kucağına atlar. Dördüncü adımda artık bağımlılık sürecine girilmiş olup bu süreçte teknoloji kullanımı için bir sebebe ihtiyacı yoktur, artık teknolojik aletler olmadan dayanamaz. Bütün gününü bunlara harcar. Önce merak ile başlayan süreç, sosyal çevrenin etkisi ile artar ve en nihayetinde teknolojik aletlerin elinde can çekişilen bir duruma dönüşür; avın avcı eline düştüğünde yaptığı gibi..

Kâinatta boşluk yok, intizamsızlık yok. İmam Şafii'nin ifadesiyle: “sen kendini hak ile meşgul etmezsen batıl seni işgal eder.” Batılın bizi işgal etmemesi için hayatımızda boşluk bırakmamalıyız. Kendimiz ve aile fertlerimize olumlu meşguliyetler bulup onlar ile meşgul olmalıyız.

Sonuç olarak; teknolojik aletler olan televizyon, bilgisayar, cep telefonu, internet ve tablet gibi aletler artık hayatın bir parçası. Bunlardan vazgeçemeyiz. Ama kullanım amaçları doğrultusunda kullanabiliriz, faydalı bir şekilde bu nimetlerden istifade edebiliriz. Ancak dozajında ve kıvamında olmak şartı ile. Rabbim! Bizleri ve çocuklarımızı teknolojik aletlerin zararından muhafaza eylesin. Âmin.

Vesselam…

Not: Teknoloji kullanımı konusunda daha önce yazdığımız tehlikenin farkında mısınız ve teknoloji hapishanesinden kurtulmak yazılarımızdan istifade edebilirsiniz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.