Vasat dediğin cemaat böyle olur

Abdullah ASLAN

17 Aralık ve sonrasında aslında birçok kesimle ilgili birçok şeyi daha net görmeye başladık. Sadece bir grubun gerçek yüzünü görmekle kalmayıp diğer camia ve cemaatlerin birbirlerine karşı tutumunun da ölçüsünü görmüş olduk; tabi ki büyük tepki aslında sadece kendilerine yönelik geçmiş dönemlerdeki hınçla ilgilidir. Yoksa bu tepki, geçmiş dönemlerde iftira ve saldırganlıklarla karşı karşıya kalan diğer Müslüman kardeşleri için değildir elbet.

Daha önce, bugün hedef konumundaki grubun hışmına kısmen de olsa uğrayan camia ve grupların adeta patlama mesabesindeki tepkisini görünce, herkesin ne kadar da dolu olduğunu bir kez daha müşahede etmiş olduk.

Hedef konumundaki grupla ilgili geçmişte tek bir satır yazmayanlar hatta ara ara övgülerde bulunanların bugün neredeyse tüm yayınlarıyla karşıt durmalarını hep beraber görüyoruz. Ama bir tek camia, bir tek cemaat, onların deyimiyle bir tek örgüt yine itidali elden bırakmıyor ve geçmişteki bütün mağduriyetlere rağmen vasat davranmaya devam ediyor. Birilerine olan düşmanlık onları hak ve adaletten sapmasına sebep olmuyor.

Bahsini ettiğimiz camia tabi ki Hizbullah Camiası’dır. Olaylara tek bir dahli olmadığı halde son operasyonlar çerçevesinde yine malum grubun iftira ve saldırılarından nasibini alan Hizbullahî Camia, yine teenniyi elden bırakmadan, saldırgan tayfayı Allah’a havale ederek vasat cemaat olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu. Düne kadar ahbap geçinenlerin hatta birlikte hareket edenlerin hedefine koydukları Cemaatin, bugün takındığı tavır düşmanın bile gözünden kaçmayacak kadar vakarlı ve âlicenaptır. Bütün grup ve tayfaların artık “Dün bütün bu oyun ve tuzaklar Hizbullah’a karşı yapıldı, çok yanlış yapıldı” diyecek zamanın da pek uzak olmadığını şimdiden görür gibiyiz.

Kendi çıkarları için haktan sapıp dezenformasyon ve algı yönlendirmeleriyle halkı manipüle eden ‘aşırı çıkarcılar’ın; camiaya ‘aşırı t. Örgütü’, h.vahşet’ yakıştırmalarıyla olmadık zulümleri reva görmelerine karşılık bugün Hizbullahi camianın takındığı tavır takdir edilmeyecek de hangi tavır takdir edilecek?

Yıllarca mağdur ettiğiniz camianın tavrını görün de adalet, hak-hukuk, kardeşlik, İslam neymiş, bir kere daha görün. Malum grubun içinde kendi heva-heveslerine veya kötü niyetli şebeke/istihbarat örgütlerinin pençesine takılan veya giren yönetici kadrosunun yanında bir de saf dimağ, halis niyet sahipleri kişilerin olduğunun hesaptan ırak edilmemesi ne kadar da isabetli bir değerlendirme olmuştur.

‘Kıyamete kadar hak üzere olacak bir cemaat’ın tavrı bu olsa gerek. Dün kendileriyle ilgili yapılan yalan yanlış haberleri esas ölçü kabul etmeyip bugün başkalarıyla ilgili haberleri teenniyle karşılayan başka bir cemaat var mı? Bağışlayın ama şahsen ben göremiyorum.

Haremleri dinlenen, evleri baskına uğrayan, yaşlı-çocuk, kadın-erkek ayırt edilmeden bütün bir insanları zulme uğrayan camianın vasat tutumu gerçekten etkiliyor ve takdir topluyor. Onun için buradan bir kez daha bu camiaya gönül vermiş herkese ama herkese teşekkür etmek hepimizin boynunu borcu olmalı. Bu arada Cemaatin Kurucu Rehberinin Şehadetlerinin Sene-i Devriyesi dolayısıyla da kendilerine bir kez daha rahmet temenni ediyor, bütün dava müntesipleri ve dava arkadaşlarına da hak ve doğru yolda sabır ve sebat etmelerini Yüce Allah(cc)’tan diliyorum!

Selam ve dua ile.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.