Yaz Kuran Kursları Bitti, Ama

Muhammed Ali AKAY

9 hafta süren, 3 kurdan oluşan Yaz Kur'an Kursları bitti. Binlerce çocuğumuz, camilerimizin manevi havasından istifade etti. Daha önceki ‘' Bir Cami İmamının Görevleri'' adlı yazımızda bazı eksiklere değinmiştik. Bu yazımızda da camilerimizde yazın Kur'an eğitimi alan çocuklarımızın daha iyi eğitilmesi için bazı önerilerimiz olacak.

Malumunuz, camilerde her yaş grubundan çocuk, Kur'an eğitimi için 09.00-12.00 arası hafta içi eğitim alıyor. Birçok eksiklere rağmen bu derslerin dindar bir nesil için ön ayak olduğunu ifade edelim. Yaz Kur'an kurslarına gelen hiçbir çocuğumuz evine boş gitmemelidir. Fakat üzülerek belirtmek gerekir ki imkansızlıklardan dolayı birçok çocuk istenilen düzeyde eğitim almadan kursu ya yarıda bıraktı ya da sonuna kadar gelmesine rağmen öğretici eksikliğinden dolayı eğitilemedi. Biz daha önceden de öğretici eksikliğine değinmiş, birçok cami imamının lise mezunu oluşu, çocuk eğitimi konusunda yeteri eğitim almayışından dolayı bu işin verimlilik noktasında yetersiz olduğunu ifade etmiştik.

Camilere yüzlerce çocuk geliyor ama imam ve müezzinden oluşan iki öğretici… Hatta bazı camilerde sadece imam var. Bu da çocukların başıboş kalmasına 3 kurdan oluşan programın uygulanmamasına sebep oluyor. Hâlbuki Din Kültürü Öğretmenlerine ve İlahiyat mezunlarına 9 haftalık bu kurslarda eğitim verme şansı verilse, yaz tatilinde olan öğretmenlerin istediği şehirde, Yaz Kur'an kurslarına öğretici olarak istihdam edilse, birçok Din Kültürü öğretmeni çocuklarımızın camilerdeki eğitimine destek verecektir. Milli eğitim ve diyanetin ortak imzalayacağı bir mutabakat ile bu sorun çözülür. Hem imamlar rahat eder hem de yaz tatilini hayırla geçirmek isteyen eğitimci kardeşlerimiz, tatili cami atmosferinde geçirir.   

Ayrıca yaz Kur'an kurslarını daha verimli hale getirmek için çok ciddi bir komisyon kurulmalıdır. Bu kurulacak komisyonlar sadece Ankara'da değil her şehrin bünyesinde ayrı ayrı kurulmalıdır. Şehrin müftüsü, İl Milli eğitim müdürü, İlahiyat fakültesi dekanı, Öğretim üyelerinden müteşekkil çok birikimli kişilerden oluşacak bu komisyon şehrin bünyesine ve imkanlarına göre yaz Kur'an Kurslarının verimli geçmesi için projeler üretmeli ve uygulamalıdırlar. Yani bu işi sadece Müftülüklere yığmamak gerek. Veya açık belirteyim Müftülüklerin bünyesinde çalışan personel sayısını arttırmak gerekli. Yani eğitimden anlayan, program geliştirmeci, denetmen, müfettiş gibi eğitim ile alakalı eğitim politikası geliştirebilecek kişiler, müftülüklere memur olarak alınmalı yeni kadrolar oluşturulmalıdır. Eğer bu halkın İslami anlamda kaybettiği değerleri tekrardan geri vermek gibi bir endişemiz varsa, Diyanet Kurumu güçlendirilmelidir. Diyanetin personelinin özlük hakları, maaşları ve donanımları arttırılmalıdır.

Bugün İmam-Hatipli bir cumhurbaşkanının idare ettiği bir ülkede imamların eğitimi konusunda yeterince politika geliştirilmemiş olması gerçekten de üzücü. Elbette 15 sene öncesine göre imamların çehresi değişti. Diyanet İşleri Başkanlığında çok ciddi iyileşmeler oldu. Fakat bu halk hükümetten daha ciddi adımlar atmasını ve İslam ümmetini cem edecek yetenekli insanların Diyanette istihdam edilmesini istiyor. Gönül bağlarımızın olduğu ülkeler ile sınırları aşıp İslam medeniyetini ecdadımız gibi tekrardan inşa ve imar etmek istiyorsak bu kurumu geliştirmeli, bu haliyle bırakmamalıyız.

Bakın İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile sözlü anket yaptık. Şu sonucu kesin olarak ifade edelim ki İlahiyatı bitirip ben imam olacağım diyen öğrenci hemen hemen yok. Peki, niye eğitimli kişiler imam olmak istemez? Veya imamken fakülte bitiren personeller, Diyaneti bırakıp niçin farklı kurumlara geçiş yapıyorlar? Evet, çünkü Diyanet Laik devlet yapısı içinde en çok ezilen ve personeline sahip çıkmayan bir kurum da ondan. Bunları ifade ederken masa başı bilgilerle yazmıyor, bilakis Diyanette çalışmış ve kurumu yakından tanıma fırsatı bulmamız hasebiyle, sahadan bu bilgileri aktardığımızı ifade edelim.

Yetkililere seslenip Diyanet kurumunu geliştirmek için daha ciddi adımlar atılması gerektiğini ifade edelim. Bu konuda İslami söylemi olan derneklerin, Siyasi partilerin daha ciddi raporlar hazırlayıp Diyanetin bu topluma daha iyi nasıl hizmet eder düşüncesi ile önerileri hükümete ve kamuoyuna sunması gerekir diye düşünüyoruz. Selam ve dua ile…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.