1. HABERLER

  2. MEDYA KRİTİK

  3. 6. Filoyu hatırlayan var mı?
6. Filoyu hatırlayan var mı?

6. Filoyu hatırlayan var mı?

Yıllarca 6. Filo üzerinden etkinlikler yapılmış, destanlar anlatılmış, Türkiye ölçeğinde neredeyse “antiamperyalist felsefe”nin sınırları belirlenmişti.

A+A-

Hüseyin Kaya / Doğruhaber

Şimdiye kadar hatırlayan varsa da bundan sonra unutmak için çaba harcayacaktır sanırım.

Oysa yıllarca 6. Filo üzerinden etkinlikler yapılmış, destanlar anlatılmış, Türkiye ölçeğinde neredeyse “antiamperyalist felsefe”nin sınırları belirlenmişti.

Kısaca hatırlayalım 6. Filo meselesini.

1969 yılıydı.

Amerikan ordusuna ait olan 6. Filo'nun İstanbul'a gelişi solcu gruplar tarafından protesto edilecekti.

Amerika soğuk savaş döneminin en büyük emperyalist gücüydü. NATO'nun en önemli öğesi, antikomünizmin merkeziydi.

Protesto anlamında Ankara, İzmir, Trabzon ve İstanbul'daki küçük çaplı gösteriler oldu. Amerikan askerleri bazı yerlerde saldırıya uğradı, dövüldü ya da üzerlerine boya ve katran döküldü.

Öğrenci ve işçi örgütleri 16 Şubat'ta İstanbul'da “emperyalizm ve sömürüye karşı” bir yürüyüş ve miting yapma kararı aldı. 76 gençlik örgütü yürüyüşü düzenliyordu.

Sağcı-muhafazakâr kesim solcuları protesto adı altında “Amerika'ya destek” çabasındaydı.

Komünizmle Mücadele Derneği ile sağ kesimin denetiminde olan Milli Türk Talebe Birliği'nin öncülüğünde 14 Şubat'ta “Bayrağa saygı” mitingi düzenlendi.

16 Şubat günü, göstericiler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek üzere Beyazıt'ta toplanırken, sağ görüşlü kişiler de Taksim Meydanı'na geldiler.

Sol grupların da alana gelmesi sonucunda olaylar çıktı.

Olaylar sırasında Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü.

Bu olay sağcı-muhafazakâr kesimin alnında bir kara leke olarak kaldı; ama solcular için “Antiemperyalistliğin”,  “Anti Amerikancılığın” tescili anlamına geldi.

Neden bunları anlattığımı merak ediyorsunuz tabii.

Türk solunun büyük çoğunluğu şu anda PYD çatısı altında Rojava'da bulunuyor. Kimi savaşıyor, kimi silahlı eğitim alıyor.

PYD'nin Işid ile savaşında ise en büyük destekçisi Amerika öncülüğündeki koalisyon…

Işid ne zaman bir saldırıya geçse hemen Amerikan uçakları bombardımana başlıyor ve PYD güçlerinin zarar görmesini engelliyor.

Diyebilirsiniz ki, herkes kendi siyasi çıkarı için çabalıyor, Amerika ile bir ittifak yok, ortak düşmana karşı savaş var.

Daha düne kadar “ortak düşman”ın Amerika'nın hizmetinde olduğunu, Batıdan yardım aldığını söylediğini unutalım; ama PYD saflarındaki paralı Amerikan askerlerini nasıl izah edeceğiz.

Hadi Pkk, çevrimiçi iletişim hattının dışına çıkamayan robotik müridlerine bunu bir usulle izah eder de 6. Filo destanı ile büyüyen “devrimci” sol çevreler ne yapacak?

Bu işte “objektif ajan” kriterleri işlemeyecek o kesin de “revizyonizm” ve “burjuva köpekliği” yaftalamaları ne olacak?

Hele bir de “muhafazakâr” kesimlerin etkisinin azaldığı, İslami söylemin farklı formata geçtiği ve keskin bir Anti Amerikancılığın seslendirildiği bir dönemde Amerika ile beraber savaşıyor olmanın izahı sonraki nesillere nasıl yapılacak?

Ben yardımcı olabilirim  aslında.

Mesela kötü olanın Amerika değil de Amerika'nın o dönemki yöneticileri olduğunu söyleyebilirler.

Enformatik kaoslarla zihin bulandırma konusunda son derece başarılı oldukları için bu konularda da zorlanmazlar.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.