"Bazı çocuklar, sigara içen ebeveynlerini örnek alıyor"

Sigara kullanım yaşının ilkokul çağına düştüğüne dikkati çeken uzmanlar, aile içerisinde sigara kullanıldığını gören çocukların ebeveynlerini rol model olarak aldığını bu yüzden de çocukları sigaradan korumak için ailelere önemli görevler düştüğünü belirt

Sigara kullanımının ilköğretim sınırına indiğini vurgulayan Psikolojik Danışmanlar Derneği Van Temsilcisi Ferhat Men, çocuğunun sigara kullandığını gören ailelerin neler yapması gerektiğini anlattı.

Ebeveynlerin çocuklarının sigara kullandığını fark ettiğinde bunu uygun bir zaman diliminde ve uygun bir dille konuşması gerektiğine işaret eden Men, aile ve çocuk arasındaki iletişimde kritik bazı noktaların bulunduğunu söyledi.


Sigara kullanımında yaşanan artışın gençleri tehdit ettiğini belirten Men, "Sigara, dünyanın en yaygın bağımlılıklarından biri. 4 bine yakın kimyasalı barındıran bir madde. Sigara kullanma sınırının ilkokula kadar düştüğünü görüyoruz. Lise düzeyinde çok fazla miktarda artış durumda. Bu Van’ın gençlerini tehdit etmekte, buna yönelik çalışmalar ve önlemler almak zorundayız." dedi.

"İlk tepki çok önemli"

Ferhat Men

Sigara kullandığı öğrenilen çocuğa ilk tepkinin belirleyici olduğunu söyleyen Psikolojik Danışman Men, "Bu aileler için bir yıkım. Çoğu aile buna çok sert tepkiler veriyor. Bu yanlış bir yaklaşım. Ailenin yapacağı şey çocuğa rol model olmak. Çünkü ailede siz kullandığınızda çocuk bunu normalleştiriyor, sizi rol model alıyor. Böylece sigara kullanımı artıyor. Çocuklarda sigara kullanmayı önlemenin ilk yolu kendimizin kullanmaması ya da kullanıyorsa ve çocuk da öğrenmişse çocukla birlikte bırakmaya başlamak lazım. İlk öğrendiğimizde öfkeliysek eğer o an konuşmamalı sakinleşmeyi beklemeliyiz. Çünkü öfkelendiğimizde tehdit edebilir ya da kızabilir, bağırabilir, hakaret de edebilir ki bu işe yaramaz. Öncelikle sakin olmayı bekleyeceğiz. Hem kendimizin hem de çocuğun sakin bir zamanında oturup durumu konuşacağız. Sigara kullanırken gördüğümüzde paketini alıp söndürmesini isteyeceğiz. Sakinleştiğimiz bir vakitte neden bunu kullandığına dair bilgi edinmemiz çok önemli. Yani uzun uzun nutuklar çekmek genellikle bu sürede işe yaramıyor. Kızmak, bağırmak işe yaramıyor, dayak kesinlikle işe yaramıyor. Hatta bu gibi şeyler bu davranışı bastırdığı için daha da uzun vadede kötü sonuçlar ortaya çıkarıyor. Çoğunlukla ergenlik döneminde kullanım olduğu için ergenlerde otoriteye bir tepki olarak bunu kullanma eğilimleri de var. Biz eğer bağırıp çok sert kurallar koyarsak bu defa daha da artabilir." ifadelerini kullandı.

"Sigarayı en çok kullananlar aile bağları zayıf olan çocuklardır"

Çocukların sigara kullanmasının sebeplerine değinen Ferhat Men, "Öncelikle neden kullandığını öğreneceğiz. Çocuk neyi amaçlıyor? Arkadaş ortamında kabul görmek için mi içiyor? Ailede birini mi rol model alıyor ya da havalı görünmeye mi çalışıyor? Hayır diyemediği için mi içiyor? Nedenini öğrenmeliyiz. Ama bunu nasihat tarzında değil bilgi almak için bir sohbet havasında yapmalıyız. Bunu öğrendikten sonra çocuğumuzla bu yönde çalışma yürütebiliriz. Çocuğumuza beceri kazandırabiliriz. Hayır diyemiyorsa hayır deme becerisi, eğer arkadaş ortamında ya da sizi rol model alıyorsa oturup beraber bırakabilirsiniz. Kızarak bağırarak değil hediyelerin olduğu ya da sözlü anlaşmanın olduğu bir çalışma yapabilirsiniz. Ne kadar önlem alsak da çocuğumuzun içme ihtimali var. Bu durumla karşı karşıya kaldığımızda iyi bir iletişim gerçekleştirmeliyiz. Konuşmalarımızda onu sevdiğimizi belirtmeliyiz ve hissettirmeliyiz. Yapılan araştırmalarda çocuklarıyla kaliteli vakit geçiren iyi iletişim kuran ebeveynlerin çocuklarının sigara bırakma oranı çok daha yüksek. Güçlü aile bağları hem tütüne karşı önleyici hem de bırakma konusunda elimizi daha güçlendiriyor. Sigarayı en çok kullananlar; ailesiyle kaliteli vakit geçiremeyen, aile bağları zayıf olan, kötü bir iletişimi olan çocuklardır. Düşük özgüvene sahip olduğu için dışarıda sigaraya daha açık hale geliyor ve hayır diyemiyor. Yani ailede kaliteli bir iletişim her zaman önleyici olur." şeklinde konuştu.

"Hareketsiz bir hayat eşittir teknoloji ve sigara bağımlılığı"

Bağımlılıklara karşı alternatif faaliyetlerin özendirilmesi gerektiğini dile getiren Men, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklara yasak koymaktan ziyade önce yönlendirmeliyiz. Sportif faaliyetlerde, kültürel faaliyetlerde, STK’ların çalışmalarında özgüvenini yükseltebilir. Yani yerine bir şey koymak lazım. Yasakçı bir zihniyettense çocuğu yönlendirmemiz lazım. Sorumluluk almasını sağlamamız lazım. Bireysel olarak onu güçlendireceği için daha güçlü bir özgüven ve karakter geliştirecek. Benlik saygısı artacak, ortama kendisini daha çabuk kabul ettirecek. Sportif bir faaliyet, sanatsal bir faaliyet benliğini güçlendirdiği gibi aynı zamanda bağımlılıklara karşı koruyucudur. Çünkü sigara ne sunuyor? Bir sosyal ortam, bir etkileşim ortamı, bir arkadaş ortamı ama bunu farklı sosyal faaliyetlerle de yapabilir. Yani hareketsiz bir hayat eşittir teknoloji ve sigara bağımlılığı."

"Sigara uyuşturucuya kapı aralıyor"

Ailelerin çocuklarını sigaraya karşı korumasının uyuşturucu bağımlılığının da önüne geçebileceğini söyleyen Psikolojik Danışman Men, "Olay sadece sigarayla kalmıyor. Çoğu uyuşturucu bağımlılığının giriş kapısı sigaradır. Sigara içenlerin hepsi uyuşturucu bağımlısı olmaz ama tüm uyuşturucu bağımlılarının geçmişinde sigara vardır. Yapılan çalışmalar bunu gösteriyor. Arkadaşı 'bak bu da sigara gibi bir şey' diye uzatıp uyuşturucu madde koyabiliyor. Çünkü bağımlı kişiler portföyünü genişletmek zorunda. Maddeyi bulamadığında kendine yandaş bulmak zorunda. Bunun için arkadaşına fark ettirmeden sigarasının içine madde koyabiliyor ya da farklı farklı uyuşturuculara teşvik edebiliyor. Sigara ön kapısıdır, giriş kapısıdır. Yani biz sigara içmelerini önleyerek çocuklarımızı maddeye karşı da önlemiş oluyoruz. İşte anne babalara düşen en önemi şeylerden biri çocuğun arkadaş çevresini gözlemlemek. Bakın kural koyup kiminle görüşüp görüşmeyeceğini belirlemek değil ama kiminle görüştüğünü bilmek, zararlı ve tehlikeli arkadaşlıkları varsa bunları oturup sohbet havasında konuşmak gerekiyor. Çocuğumuzla oturup konuşmalı ve sonraki süreçlerde yönlendirmeliyiz. Bağımlılık devam ettiğinde Yeşilay ya da sigara bırakma merkezlerinden destek alabilir. Bir uzmandan destek almak çok önemli. Uygun destek ve yönlendirmeleri bu sürecin sonunda yapmalıyız. Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Van’da sokakta gezerken sizler de küçük yaşlarda sigara içen çocuklara denk gelmişsinizdir. İnanın bu çok daha tehlikeli bir hal alabilir ilerde." diyerek sözlerini sonlandırdı. (İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.