Bursa’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a fahri doktora unvanı verildi

Bursa’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a fahri doktora unvanı verildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen panelin ardından fahri doktora verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen 'Türkiye'nin İnsani Diplomasisi' konulu panele katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İstanbul’dan helikopterle geldiği Uludağ Üniversitesi Görükle Yerleşkesi'ndeki Cumhuriyet Stadyumu'nda İçişleri Bakanı Efkan Ala, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Vali Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur, Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık, UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ile bazı milletvekilleri karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan buradan Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele geçti. 'Türkiye'nin İnsani Diplomasisi' konulu panelin ardından Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay da bir konuşma yaptı.

Erdoğan giydiği cübbesinin ardından bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Türkiye’nin son 13 yılda kat ettiği mesafenin ne şekilde görüldüğü alanlardan birisi insani yardımlar olduğunu anlatan Erdoğan, “Hiçbir ülke ile mukayese edilmez. 2002’den önce alan el durumunda olan bir Türkiye’den hamdolsun veren el konumuna yükselen bir Türkiye’ye ulaştık. 5 kıta 140 ülkeye yardım yapıyoruz. Müslüman’dır Müslüman değildir ona bakmıyoruz. Türkiye, 2014 yılı itibarıyla 4.5 milyar dolar yardımla dünyanın en cömert üçüncü ülkesi olmuştur. Bunu gayri safi milli hasalıya oranla ifade edecek olursak, o zaman ülkemiz yardımlarını en fazla arttıran ülke olmuştur dünyada. Bizim petrol kuyularımız yok, doğalgaz rezervlerimiz, yer altı zenginliklerimiz yok ama Anadolu büyüklüğünde bir vicdanımız var."ifadelerini kullandı.

İnsani diplomasinin teorik bir çabanın değil, milletçe sahip olunan değerler manzumesinin neticesi olarak ortaya çıktığını dile getiren Erdoğan,  “İhtiyacı olana ırk, dil, mezhep ayrımı yapmaksızın el uzatma bizim milli kültürümüzün özünde vardır. Şu büyük bir gururla belirtmek isterim ki Türkiye karşılık beklemeden vermeyi şefkat merhamet ve iyiliği kurumlaştırmış bir ülkedir. Hamdolsun zira acının rengi, ırkı dili dini yoktur."diye konuştu.

Suriye’de yaşanan bir olayı anlatırken duygulandı…

Dünyada yaşanan pek sorunun temelinde maddi imkan kıtlığının değil, merhamet ve empati eksikliği olduğunun altını çizen Erdoğan, "Zaman zaman bize, 'Suriye, Filistin, Irak, Afganistan, Libya, Balkanlar Somali, Myammar, yahu siz neden buralarla bu kadar ilgileniyorsunuz?' diyenler var. Bunu bize soranlar var. Bataklık olarak tarif ettikleri Ortadoğu'da ne işimizin olduğunu sorgulayanlar var. Bize bunu soranlara asıl biz şunu sormak zorundayız. Aksi mümkün mü? Daha yüz yıl öncesine kadar birlikte yaşadığımız insanlara cetvelle çizilen sınırları engel görüp, sırtımızı nasıl dönebiliriz. Biz güneyimizin en batısından doğuya ta Bağdat’a oralara kadar ecdadımız buralarda yaşamadı mı buralara eserlerini dikmedi. Eserlerini inşa etmedi mi oraları bugün gezdiğiniz zaman orada eserleri görürsünüz.”ifadelerini kullandı.

“Çocukların o küçük bedenleri açlık gibi ölüm gibi savaş ağır yükleri nasıl taşır.”

Suriyeli bir çocuğun yaşadıklarını anlatan Erdoğan şöyle devam etti; “Geçen hafta basına yansıyan Suriyeli bir yavrunun ciğerlerimi adeta dağlayan gözlerimi yaşartan o yazdığı yürek parçalayıcı vasiyeti eminim hepiniz okumuş ya da duymuşsunuzdur. Çok farklı bir şeydi: 'Ey ölüm meleği acele et ki cennete yemek yiyeyim.' Bu feryada eğer nasır bağlamamışsa hangi vicdan dayanır? Bir yavru bunu söyleyecek şuura idrake sahip. Çocukların o küçük bedenleri açlık gibi ölüm gibi savaş ağır yükleri nasıl taşır. Akdeniz’i bir mülteci mezarlığına çeviren çaresizliğe kim gözlerini kapatabilir? Biz tarihimiz oyunca güçlü olduğumuz dönemlerde zayıflara mazlumlara ihtiyaç sahiplerine her daim el uzattık. İhtiyacımız olduğunda da dost ve kardeşlerimizden yardım gördük. Son olarak istiklal harbimiz bunun en çanlı örnekleriyle doludur. Uluslar arası ilişkilerde belli ülkelerden gelen süflelere göre yön değiştirmek neme lazım demek çok kolaydır. Esas mesele insanı merkeze alan ilkeli tutarlı ve vicdani bir politikayı tüm zorluklarına rağmen devam ettirebilmektir. Büyük devlet ancak böyle olur." şeklinde konuştu.

Erdoğan, paneldeki konuşmasının ardından Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ı makamında ziyaret etti.  

Rektörlük binasından ayrılan Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Timsah Arena Stadyumu'nun açılış törenine katılmak üzere yola çıktı. (Zeki Aras –İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.