Diyarbakır'da mahalle sakinlerinden tapu tepkisi: Hakkımız verilmeden evlerimizi terk etmeyeceğiz

Diyarbakır'da mahalle sakinlerinden tapu tepkisi: Hakkımız verilmeden evlerimizi terk etmeyeceğiz

Diyarbakır'da, yıllar önce satın aldıkları arazilerin tapularının eski arazi sahipleri tarafından kendi adlarına çıkarıldığını öne süren bazı vatandaşlar ev, dükkân ve yatırımların karşılığını alamadıklarını iddia ederek haklarını istediler.

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesi Barış Mahallesi 1007. Sokak'ta yaşayan vatandaşlar, yaklaşık 15 yıl önce satın aldıkları arazilerle ilgili mağduriyet yaşadıklarını iddia etti. Araziyi satın alırken kendilerine "Evinizi yapabilirsiniz, herhangi bir sorun yaşamazsınız." denildiğini belirten mahalle sakinleri, tapuların daha sonra eski arazi sahipleri adına çıkarıldığını ve kendilerine gerçek değerinin çok altında teklifler sunulduğunu öne sürdü.

Arsa sahipleriyle yaşadıkları anlaşmazlık nedeniyle evlerini boşaltmalarının istendiğini öne süren mahalle sakinleri, hak ettikleri bedel ödenmeden bölgeden ayrılmayacaklarını belirtti. Mağdur edildiklerini iddia eden vatandaşlar, yaşanan soruna çözüm bulunması için yetkililere çağrıda bulundu.

Ramazan Güngör

"Yıllardır kullandığımız arazi için düşük bedel teklif ediliyor"

Yaklaşık 15 yıldır bölgede yaşadığını belirten Ramazan Güngör, satın aldıkları araziler için geçmişte kendilerine herhangi bir sorun yaşanmayacağının söylendiğini ancak bugün tapuların eski arazi sahipleri adına çıkarıldığını ileri sürdü.

Arazileri için "imar barışı" kapsamında başvuru yaptıklarını ve vergi ödemeye devam ettiklerini dile getiren Güngör, "Biz 15 yıldır burada yaşıyoruz. Tarlayı aldığımız kişiler bize, 'Tarlanızı ekin, biçin, ev yapın; hiçbir sıkıntı yok.' dediler. Bugün ise tapunun çıkarıldığını söylüyorlar. Tarlamızın eski sahipleri, 'Tapuyu çıkaracağız, size de cüzi bir miktar vereceğiz.' diyorlar. Verdikleri miktar, hakkımızın yüzde biri bile değil. Bunu kabul etmiyoruz. Kabul etmediğimiz için de sürekli tartışmalar yaşanıyor. Ben bu tarlayı almak için bir avuç altın verdim. Sadece tel örgü çekmek için 8-9 cumhuriyet altını harcadım. Şimdi ise dönüm başına 350 bin TL teklif ediyorlar. O gün yaptığım masrafları bile karşılamıyor. 5 dönümlük arsamız ortak olduğu için bir arkadaşımız adına imar barışına başvurduk. Belgelerimiz de var. En son vergisini de 6 ay önce ödedik. Şimdi bize, 'Burayı yıkın, buraya konut yapacağız.' diyorlar. Biz de 'Hakkımızı verin, istediğinizi yapın.' diyoruz. Ancak hakkımızı vermeden bizi çıkarmaya çalışıyorlar. Bu yüzden sürekli kavga ve tartışmalar yaşanıyor." dedi.

Güngör son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Karşımızda gerçek anlamda bir muhatap bulamıyoruz. Müteahhide soruyoruz, 'Beni ilgilendirmiyor.' diyor. Tarla sahibine soruyoruz, aynı cevabı alıyoruz. Burayı alırken bize, 'Kim gelirse gelsin karşısında bizi bulur.' demişlerdi. Bugün ise karşımıza kendileri çıkıyor. Biz burayı ekip biçmek, ev yapmak için aldık ama bugün hiçbir şey yapamıyoruz. Defalarca ağaç diktik, sabah kalktığımızda hepsini sökmüş olduklarını gördük. Geçen yıl buranın vergisi için yaklaşık 36 bin TL ödedik. Öncelik bizim hakkımız olması gerekirken başkasına verilmiş."

Gülfe Çiçek

"Evimiz ve iş yerimiz için hakkımızı istiyoruz"

2014 yılından bu yana bölgede yaşadığını belirten Gülfe Çiçek ise arazi üzerine ev ve iş yeri yaptıklarını, imar barışına başvurduklarını ve yıllardır vergi ödediklerini söyledi.

Tapunun eski arazi sahibi adına çıkarıldığını sonradan öğrendiklerini iddia eden Çiçek, "2014 yılından beri burada yaşıyoruz. Buraya geldikten sonra ev ve dükkân yaptık. İmar barışına başvurduk ve her yıl vergimizi düzenli olarak ödüyoruz. Bizden önceki arsa sahipleri de tapuyu çıkarmaya çalışıyordu, biz de uğraşıyorduk. Daha sonra öğrendik ki eski arsa sahibi tapuyu kendi adına çıkarmış. Kendilerine bunu sorduğumuzda inkâr ettiler. Ancak yaptığımız toplantıda tapuyu kendilerinin aldığını itiraf ettiler. Hakkımız olanı istediğimizde bunu da inkâr ettiler. Bana sadece evim için 6 milyon TL teklif ettiler. Ben ise evimin yanı sıra dükkânımın ve arsamın da bedelini istedim. Dükkânımın ve arsamın hakkı verilene kadar buradan çıkmayacağım. Elimden gelen bütün mücadeleyi vereceğim. Ben sadece hakkım olanı istiyorum. Tapumu vermeyeceklerse hakkım olan bedeli versinler. Eşim engelli olduğu için çalışamıyor. Her yere başvurduk ancak hazine arazisi olduğu gerekçesiyle bize tapu verilmedi. Ben bu evde yaşıyorum ama evimi ve dükkânımı yıkık göstermişler. Şu anda herhangi bir adresim görünmüyor. Bu nedenle eşimin engelli maaşı bile kesildi. Adresimiz olmadığı için çocuklarımı okula bile gönderemiyorum." ifadelerini kullandı.

Hediye Güngör

"Arsanın gerçek değerinin verilmesini istiyoruz"

Mahalle sakinlerinden Hediye Güngör de yaklaşık 15 yıl önce satın aldıkları 2 dönümlük arazi için piyasa değerinin çok altında bir teklif yapıldığını iddia ederek şöyle konuştu:

"Bu arsayı 15 yıl önce aldık. Etrafını tel örgülerle çevirdik. Bunların hepsi bizim için ayrı bir masraf oldu. Burada 2 dönüm arsamız var. Eski arsa sahipleri arsamızı müteahhitlere satmış. Biz sadece hakkımız olanı istiyoruz. Bana 2 dönüm arsa için 200 bin TL teklif ediyorlar. Bu devirde 200 bin TL olur mu? Bunu kabul etmiyoruz. Arsamızın karşılığında gerçek değerini vermelerini istiyoruz. Burada arsanın piyasa değeri neyse bize de onu versinler."

Emine Çiçek

"Çocuklarım haklarını istediği için saldırıya uğradı"

Emine Çiçek ise çocuklarının büyük emeklerle satın aldıkları arazi nedeniyle mağdur edildiğini öne sürdü.

Haklarını aradıkları için çocuklarının darbedildiğini iddia eden Çiçek, "Çocuğum burada çok zor şartlar altında kendine arsa aldı. Çocuğuma haksızlık ettiler. Biz onları Allah'a havale ediyoruz. Çocuklarım haklarından vazgeçmediği için onları darbettiler. Çocuklarım sadece haklarını istiyor. Buna rağmen saldırıya uğruyorlar. Evleriyle birlikte 3 dönüm arsaları var." şeklinde konuştu.

İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.