Dr. Zahit Taş uyardı: Enfeksiyonlara karşı en güçlü kalkan el hijyeni ve aşı

Dr. Zahit Taş uyardı: Enfeksiyonlara karşı en güçlü kalkan el hijyeni ve aşı

Kış aylarında artan mevsimsel salgınlara karşı uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zahit Taş, el hijyeni ve aşılamanın enfeksiyonlardan korunmada en etkili yöntemler olduğunu belirtti.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zahit Taş, toplumda artan mevsimsel salgınlara karşı alınması gereken önlemleri anlattı. El hijyeninden aşılamaya kadar basit ama etkili yöntemlerin altını çizen Taş, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Enfeksiyon hastalıklarının özellikle kış aylarında yaygınlaştığını belirten Dr. Zahit Taş, günlük hayatta alınabilecek basit önlemlerin düzenli uygulanmasıyla birçok hastalığın önlenebileceğini söyledi. Taş, enfeksiyonların büyük bölümünün el ve solunum yoluyla bulaştığına dikkat çekti.

"El hijyeni, enfeksiyonlardan korunmada ilk ve en etkili kalkan"
El hijyeninin en az 20 saniye boyunca su ve sabunla sağlanması gerektiğini ifade eden Taş "Gün içerisinde enfeksiyonlardan korunmak için temel basamaklar vardır. Ancak önlem kısmında asıl önemli olan, bu basamakların sürekli ve düzenli bir şekilde uygulanmasıdır. Basit önlemleri devamlı yapmak gerekir. Bunların en önemlisi el hijyenidir. El hijyeni, enfeksiyon hastalıklarından korunmada en etkili ve en kolay sağlanabilecek önlemlerden biridir. Çünkü enfeksiyon hastalıklarının yüzde 60–80’i el yoluyla, yani ellerimiz aracılığıyla bulaşır. Bu durum hem hastane ortamında hem de günlük yaşamda geçerlidir. El hijyeni en az 20 saniye boyunca su ve sabunla sağlanabilir. Peki hangi durumlarda el hijyeni sağlanmalıdır? En temel olarak tuvaletten çıktıktan sonra, yemek öncesinde, kalabalık bir ortama girildiğinde, eğer şüphe varsa; aksıran ya da tıksıran birinin temas ettiği bir yüzeye dokunulacaksa ya da gıda işiyle uğraşılıyorsa el hijyeni mutlak önem arz eder." dedi.

"Solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlar toplum sağlığını tehdit ediyor"

Toplumda en sık görülen enfeksiyonların solunum yoluyla bulaştığını belirten Dr. Taş "Toplumda gördüğümüz enfeksiyon hastalıklarının büyük çoğunluğu genellikle solunum yoluyla bulaşan, özellikle mevsimsel hastalıklardır. Bu durumlarda alınabilecek önlemler arasında; öksürürken veya hapşırırken mümkünse mendil kullanmak, mendil yoksa dirsek içine hapşırmak ya da öksürmek yer alır. Öksüren, ateşi olan, hasta ya da ishal olan kişilerle yakın temastan mümkün mertebe kaçınılmalıdır. Hasta iken, özellikle solunum yolu ile ilgili bir hastalık söz konusuysa, mümkünse maske takarak topluma karışmak; başkalarının sağlık riskini artırmamak açısından önemlidir. Havalandırma ve temas konularına da dikkat edilmelidir." ifadelerini kulandı.

"Gıda hijyenindeki ihmal, ciddi enfeksiyonlara yol açıyor"

Gıda ile temasın da önemli bir bulaş yolu olduğuna dikkat çeken Dr. Taş, özellikle gıda işiyle uğraşanların çapraz kontaminasyona karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Taş "Özellikle gıda işiyle uğraşanlarda çapraz kontaminasyon büyük önem taşır. Ev ortamında da yemek pişirirken ayrı kesme tahtaları kullanılmalı; et, tavuk ve salata gibi gıdalar birbirinden ayrılmalıdır. Örneğin, tavuğun yıkanmaması gerektiği bilinmeli ve bu kurallara dikkat edilmelidir. En önemli konulardan biri de mevsimsel risklere karşı aşılarımızı yaptırmak ve çocukluk çağı aşılarını çocuklarımıza uygulatmaktır. Bu, toplum bağışıklığını sağlamak açısından son derece önemlidir." dedi.

"Acil servislerin yükünü grip ve Covid-19 vakaları oluşturuyor"

Acil servislere başvuruların büyük kısmını grip (influenza) ve Covid-19 vakalarının oluşturduğunu belirten Dr. Taş "Acil servislere en sık başvurulan hastalıklar konusunda Sağlık Bakanlığı dönem dönem veriler paylaşmaktadır. Bizim gözlemlerimize ve akademik ortamlarda paylaşılan bilgilere göre; en sık influenza (grip) ve Covid-19 vakaları görülmektedir. Covid-19 artık mevsimsel bir grip virüsü gibi seyretmektedir ve yaz aylarında bile salgınlara yol açabilmektedir. Bunun nedeni zamanla bağışıklığın azalması ve uzun süredir aşı yapılmamasıdır. Bunların yanı sıra RSV adı verilen bir virüs de bulunmaktadır. RSV, genellikle 5–6 yaş altındaki çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonu, zatürre ve bronşiolit yapabilmekte; yaşlı bireylerde de ağır seyredebilmektedir. RSV dışında en sık görülen etkenler arasında nezleye neden olan rinovirüsler ve dönemsel olarak ortaya çıkan streptokok enfeksiyonları yer alır. Bu etkenler tonsillit, yani boğaz enfeksiyonlarına neden olabilir. Bazı hastalarda grip ve Covid-19’un birlikte görüldüğü kombine enfeksiyonlara da rastlanmaktadır. Şu anda ne yazık ki toplumda bir salgın durumu söz konusudur." şeklinde konuştu.

"Çocuklar ve risk grupları daha dikkatli olmalı"

Çocukların bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmediğini belirten Dr. Taş, bu nedenle enfeksiyonlara daha yatkın olduklarını söyledi.

Çocukluk çağında uygulanması gereken aşıların hayati önem taşıdığını vurgulayan Taş "Çocuklar, kronik hastalığı olan bireyler ve yaşlılar, sağlıklı erişkinlerden farklı risk gruplarıdır. Çocukların bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmemiştir; hastalıklarla karşılaştıkça bağışıklıkları eğitilir. Bu nedenle çocuklar, enfeksiyonlara daha yatkındır. Çocukluk çağında, özellikle 5 yaş altındaki çocukların, ölümle ya da yoğun bakım yatışıyla sonuçlanabilecek hastalıklara karşı Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği rutin aşılama programına mutlaka uyulmalıdır. Günümüzde bu hastalıkların pek çoğunu görmememizin nedeni, aşıların etkinliğidir. Bu nedenle ailelerin aşı karşıtlığından vazgeçmesi ve bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır." dedi.

"Kronik hastalar ve yaşlılar için aşı hayati öneme sahip"

Kronik hastalığı olan bireylerde bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirten Taş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kronik hastalığı olan bireylerde de durum benzerdir. Örneğin kontrolsüz şeker hastalığı olan bir kişinin bağışıklık sistemi ciddi şekilde zayıflar. Doku ve yara iyileşmesi yavaşlar, enfeksiyonları atlatma ve bağışıklık geliştirme yetisi azalır. Kalp ve akciğer hastalığı olan bireylerde, solunum yolu virüsleri veya bakteriler çok hızlı şekilde solunum yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle bu gruptaki kişilerin de, mevsimsel olarak önerilen aşılarını mutlaka yaptırmaları gerekir. Bunların başında grip aşısı gelmektedir. Yaş ilerledikçe vücudumuz ve bağışıklık hücrelerimiz de yorulur. Yaşla birlikte bağışıklık azalır ve tansiyon, şeker, kalp hastalığı, KOAH ve astım gibi ek hastalıklar daha sık görülür. Bu nedenle yaşlı bireylerin de önerilen aşılarını yaptırmaları şarttır. Ayrıca bağışıklığı baskılanmış, yaşlı ya da kronik hastalığı olan bireylerin kalabalık ortamlarda maske takması ve kendilerini koruması önemlidir."

"Maske, el antiseptiği ve aşılama şart"

Çocuklarda hijyen alışkanlıklarının zor kazandırıldığını belirten Taş, bu nedenle aşılama yoluyla korunmanın en etkili yöntem olduğunu sözlerine ekledi.

Taş "Temas sonrası el hijyeni de unutulmamalıdır. Herhangi bir yüzeye temas edildiğinde, yüzde 60–70 alkol içeren el antiseptiği ile en az 20 saniyelik temizlik yeterli olabilir. Tüm bu önlemlerin düzenli olarak uygulanması şarttır. Çocuklar açısından ise hijyen alışkanlıklarını kazandırmak zor olduğundan, aşılama en etkili korunma yöntemidir. Hijyen ve diğer koşullar sağlanamıyorsa, çocukları korumanın yolu mutlaka aşılamadan geçmektedir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.