Dünya üçüncülüğü tescillenen Bitlis balının hasadı sona erdi

Dünya üçüncülüğü tescillenen Bitlis balının hasadı sona erdi

Bitlis’in yüksek rakımlı yaylarında, binlerce bitki özünden elde edilen ve dünya üçüncülüğü tescillenen karakovan balı, kent ekonomisine yıllık 70 milyon TL katkı sağlıyor.

Şifa kaynağı olarak bilinen Bitlis karakovan balının hasadı sona erdi. Üreticiler, Bitlis’in yüksek rakımlı yaylarında, binlerce bitki özünden elde edilen karakovan balının hasadından ve rekoltesinden memnun.

Bin 350 arıcının ürettiği 2 bin 300 ton balın, kent ekonomisine yıllık katkısı 70 milyon TL’dir. Türkiye bal üretiminin yüzde 2’sinin Bitlis’ten karşılandığını belirten Tarım ve Orman İl Müdürü Rıfat Çelik, bu yıl rekoltenin iyi olduğunu belirtti.

Piyasada bal adı altında satışı yapılan ve hakiki olmayan bala rastlanıldığını, bunun ile ilgili sahada yaptıkları kontrol ve çalışmalar neticesinde büyük oranda kontrol altına aldıklarına vurgu yapan Çelik, Bitlis balının coğrafi tescili için gerekli çalışmaları sürdürdüklerini ifade etti.

“Bitlis ilinin yıllık bal üretimi 2 bin 300 tondur”

Çelik, “Bal, insanlık tarihinde 10 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Bal, hep güzellik, şifa, güç ve sağlık kaynağı olarak anılmıştır. İbn-i Sina balı tanımlarken, ‘İçeceklerin içeceği, yiyeceklerin yiyeceği, şifaların şifası’ olarak tanımlamıştır. Ülkemiz dünya bal üretiminde önemli bir yerde bulunmaktadır. Avrupa kıtasında endemik türlerin çoğuna ülkemiz sahiptir. Türkiye’nin endemik bitki türü yaklaşık 3-4 bin olarak bilinmektedir. Bunlardan yaklaşık 350-400 adedi Bitlis’te bulunmaktadır. İlimizde stratejik olarak üretilen bal, ürünlerin başında gelmektedir. Bitlis’in tarihinde de önemli yere sahiptir. Bitlis’te yaklaşık olarak bin 350 arıcı bulunmaktadır. Bunların içinde 150 arıcımız gezgin arıcı dediğimiz türdendir. Bitlis ilinin yıllık bal üretimi, 2 bin 300 tondur. Bal üretiminin yanında 200 ton balmumu üretimimiz var. Arı ürünlerinden propolis, arı sütü, polen üretimimiz de var. Bunların ilimize toplam katma değeri 60-70 milyon TL’dir.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığının arı üreticilerini desteklediğini, “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında 156 çiftçiye 6 milyon TL destek verdiklerini belirten Çelik, ilerleyen zamanlarda işsiz gençlere yönelik arıcılık konusunda destekler vereceklerini söyledi.

“Piyasaya sürülen sahte ballar ile mücadele ediyoruz”

Bal adı altında piyasaya sürülen ve gerçek olmayan ballar ile mücadele ettiklerine değinen Çelik, şunları söyledi:

“Bal, taklidi çok kolay bir üründür. Bunu fark etmek de çok zordur. Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimiz de devamlı sahada kontrollerini yapmaktadırlar. Bu denetimlerle çoğunluğunu kontrol altına aldık. Yine de piyasada bal adı altında satışı yapılan hakiki olmayan ballara rastlıyoruz. Bunlarla ilgili yasal işlemleri de yapıyoruz. Bitlis’te üretilen balların coğrafi işaret alması için çalışmalar başlattık. Bundan sonraki süreçte kontrollerimizi sıklaştıracağız. Bitlis, Türkiye’nin bal ihtiyacının yüzde 2’sini karşılamaktadır. Türkiye Dünyanın yüzde 6’lık bal ihtiyacını karşılarken, Bitlis, Türkiye’nin bal ihtiyacının yüzde 2’lik kısmını karşılıyor.”

“Balın, Bitlis kültüründe farklı bir yeri var”

Türkiye’de bal hasadının en geç yapıldığı illerin başında Bitlis’in geldiğini belirten üretici Ferhat Naci Ersan, Bitlis kültüründe arıcılığın farklı bir yeri olduğunu söyledi.

Ersan, “Bal hasadına başladık. Ülkemizde bal hasadının en geç yapıldığı illerin başında Bitlis gelmektedir. Havaların soğuması ile birlikte arılar kovan yatağına çekilerek, bal hasadını kolaylaştırmaktadırlar. Mevsimsel şartlardan dolayı bu yıl geç kalındı. Bizler 60 yıllık arıcılıkla uğraşan bir aileden geliyoruz. Bitlis kültüründe yer alan ‘Arıhane’ yerel dilde ‘Paşedin’ denilen ve her evde kendi ihtiyaçlarını görecek kadar kovan bulunurdu. Üretilen ballarda ticari olarak üretim yapılmaz, gelen misafirlere ikram ve hediye olarak akraba ve yakınlara götürülürdü. Günümüzde ise ticari bir potansiyel ve değer kazandığı için ilimize daha çok katma değer sağlayan bal üretimine şahsım ve şirketim olarak emek vermeye çalışıyorum.” dedi.

“Avrupa’daki 4 bin endemik bitki türünün 400 tanesi Bitlis’te”

“Bitlis, Avrupa coğrafyasının 4 bin endemik bitki türünün 400 tanesini bünyesinde barındırmaktadır.” diyen Ersan, şunları kaydetti:

“Bal veren bitkiler anlamında Latince isimleri olan bazı bitkiler var. Balı bal yapan, balın elde edildiği bitkilerdir. Endemik bitkiler ile ilgili çalışmalarımız var. Bitlis’te 500 kovanımız var. Yıllık 10 ton bal üretimimiz var. Bitlis ve bölgesinde bal ve arı ürünlerinin tek tedarikçisi konumundayım. Bitlis’te Arıcılar Birliği ve Bal Üreticileri Birlikleri var. Sivil toplum örgütleri ile birlikte 18 bin kovan mevcuttur. Ürettiğimiz balları hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz.”

İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.