1. HABERLER

  2. BATMAN

  3. BATMAN

  4. İngilizler atkılarını açmış olsaydı ırkçı grup onlara saldırır mıydı?
İngilizler atkılarını açmış olsaydı ırkçı grup onlara saldırır mıydı?

İngilizler atkılarını açmış olsaydı ırkçı grup onlara saldırır mıydı?

​Trabzon’daki ırkçı saldırıya sert tepki gösteren yazarlar, bunun Kürd ve Türk kardeşliğine hizmet etmediğini belirterek, “Acaba İngilizler atkılarını açmış olsaydı ırkçı grup onlara saldırır mıydı?” diye sordu.

A+A-

Trabzon Uzungöl'de, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi atkısını açan turistlere yönelik linç girişimine her kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Yaşanan ırkçı saldırılara tepki gösteren Batman’daki yazarlar, Kürdistanlı turistlere yönelik ırkçı saldırıların üzüntü verici olduğunu söylediler. Bu tür ırkçı saldırıların toplumda fitneyi beraberinde getirdiğini belirten yazarlar, hükümeti buna karşı uyardı.

“Eğer ırkçılığın efendileri olan İngilizler kendi atkılarını açmış olsalardı birileri onlara karışır mıydı?” diye soran yazarlar, ırkçılığın kabullenemez olduğunu kaydettiler. Batılı emperyalistlerin ırkçılık yoluyla İslam ümmetini parçalamaya çalıştığına dikkat çeken yazarlar, milliyetçiliğin İslam düşmanlarına hizmet eden büyük bir musibet olduğunu, hükümetin bir an önce ötekileştirici, ırkçı politikalardan vazgeçip halkların kardeşliği, birliği için çalışması gerektiğini söylediler.

“Batılılar ırkçılık, mezhepçilik üzerinden ümmeti parçalamak istiyorlar”

Batılı emperyalistlerin ırkçılık yoluyla İslam ümmetini parçalamaya çalıştığını aktaran Yazar Sadullah Aydın ise şunları söyledi:

“Merhum şehid Seyyid Kutub’un çok güzel bir sözü var diyor ki; ‘Batılı emperyalist güçler İslam ümmetine yönelik böl, parçala politikasıyla egemen olmak istiyorlar.’ Batılı güçlerin Müslümanları, İslam ümmetini parçalamaya yönelik iki önemli projesi var. Birincisi mezhepçilik, ikincisi de ırkçılık, kavmiyetçilik, milliyetçiliktir. Batılılar bu iki yolla İslam ümmetini parçalamak, birliklerini yok etmek, onları güçten düşürmek ve bu şekilde kolay lokmalar halinde onları yutmak istiyorlar.”

“Türkiye’nin iki kurucu unsuru Kürdler ve Türklerdir”

Ayrıştırıcı politikalar yüzünden halkların birbirlerini ötekileştirmeye başladığının altını çizen Aydın, “Milliyetçilik Müslümanların başına bela olmuş, İslam düşmanlarına hizmet eden büyük bir musibettir. Hükümetin ne yazık ki milliyetçi, ırkçı, ayrıştırıcı politikaları yüzünden ülkemizde halklar birbirlerini ötekileştirmeye başlamışlar. Hâlbuki dinimiz, peygamberimiz, kıblemiz birdir. Asırlar boyunca Türkler ile Kürdler beraber birlik içerisinde yaşamışlar. Çanakkale’de, çoğu yerde İslam düşmanlarına karşı ülkenin özgürlüğü için birlikte kıyam etmişler. Türkiye’nin iki kurucu unsuru Kürdler ve Türklerdir.” ifadelerini kullandı.

“Irkçı saldırı çok tehlikeli bir şeydir”

Trabzon’da yaşanan son olayın çok üzüntü verici olduğunu dile getiren Aydın, “Son olay kavmiyetçi, ırkçı, ötekileştirici bir durum. Kürdistan bayrağı bir ülkenin ikinci resmi bayrağıdır. Bir grup insan o bayrağı açtı diye onlara yönelik ırkçı saldırı çok tehlikeli bir şeydir. Bu ülkedeki Müslüman Kürd halkını rencide edici bir şeydir. Irkçılığın, kavmiyetçiliğin daha da hortlaması sürecini beraberinde getirir. Hükümetin bu konuda teyakkuzda olması ve bu yanlış politikalardan vazgeçmesi gerekir.” açıklamasında bulundu.

“Hükümet bir an önce ötekileştirici, ırkçı politikalardan vazgeçmeli”

Aydın konuşmasının devamında son olarak şunları söyledi: “Emperyalist bir ülkenin, hatta Türkiye düşmanı bir ülkenin; Yunanlıların, İngilizlerin, Fransızların, Amerikalıların kendi ülkelerindeki bayraklarını orada açtıklarını farz edin. Acaba o ırkçı grup o insanlara saldırırlar mıydı? Asla yapmazlardı. Bu son derece yanlış bir tavır, kesinlikle bunu kınıyorum. Bu saldırılar Kürd ve Türk kardeşliğine hizmet etmez. Hele hele valiliğin suçluları tutuklayacağına mağdurları gözaltına alması ve bunu övünerek anlatması çok daha vahim bir hatadır. Hükümet bir an önce bu hatadan dönmeli, ötekileştirici, ırkçı politikalardan vazgeçmeli ve bu halkın kardeşliği, birliği için çalışmalıdır. Türk ve Kürd halkların kardeşliği ancak bu ülkeyi kurtuluşa, kalkınmaya, ileriye götürür.”

Ayrımcılığın kimseye bir fayda sağlamayacağını vurgulayan Yazar Muhammed Zeki Kurt, “Trabzon’daki olayı duyduğum zaman içim yandı. Bunda kesinlikle hiç kimsenin bir faydasının olmayacağını anlamak gerekiyor. Allah insanları yarattığı zaman ‘Sen Türk’sün, Kürd’sün, Arap’sın, seni nasıl yaratım’ gibi bir şeye tabi tutmadı. Kürd olmak da Allah’ın ayetidir, Türk, Arap olmak da… Diğer dillerden olmak da Allah’ın ayetlerinden ayetlerdir. Dolayısıyla biz onları barıştıracağımıza eğer onları birbirine dövüştürürsek o zaman kargaşa olur, adalet ortadan kalkmış olur.” dedi.

“Toplumu ayrıştıracak hiçbir harekette bulunulmamalı”

Trabzon’daki saldırıyı tel’in ettiğini belirten Kurt, “Böyle bir şeyi kesinlikle tasvip etmiyorum. Çünkü toplumda ayrıştırmaları, fitneyi beraberinde getirecektir. Eğer o atkının üzerindeki ırkçılığın efendileri olan İngilizler kendi atkılarıyla çıkmış olsalardı birileri onlara karışırlar mıydı? Dolayısıyla fitnenin başı olan İngilizler eğer bizim aramıza bu fitneyi koymuşsa bize düşen görev de kesinlikle onların dediğini yapmamaktır. Toplumu ayrıştıracak hiçbir harekette bulunmamamız gerekir. Vali beyin de açıklamalarını tasvip etmedim. Onları almak onları potansiyel suçlu olarak görmektir. Böyle bir şeyi kabullenemeyiz.” diye konuştu.

“İngilizler bayraklarıyla fotoğraf çekmiş olsaydı saldırı yapılacak mıydı?”

Trabzon’da meydana gelen olayın çok vahim ve çok üzücü bir olay olduğuna işaret eden Yazar Selman Uruk, “Yapılan olayı kınıyorum. Yapılan olay faşist bir davranış biçimiydi. Oraya giden insanlar turist ve o şehre maddi bir katkı sağlamak üzere gitmiş. Herhangi bir militanca bir hareket sergilememişler, sadece bir atkıyla hatıra fotoğrafı çekmek istemişler. Yapılan saldırı provokasyonların körüklenmesine, daha fazla topluma yayılmasına vesile olacak cinstendir. Oraya binlerce turist gidebilir. Bir İngiliz gitmiş olsa ve orada İngiliz bayrağıyla fotoğraf çekmiş olsaydı bu saldırı yapılacak mıydı? Diye sormak lazımdır.” dedi.

“Saldırganların gözaltına alınması gerekiyordu”

Trabzon Valiliğinin yaptığı açıklamanın büyük bir fecaat olduğunu vurgulayan Uruk, şunları söyledi:

“Valilik vatandaşlar sakin olsun ve bir olay çıkmasın diye turistleri gözaltına aldık diyor. Bu durumda eğer bir gözaltı yapılacaksa saldıran insanların gözaltına alınması gerekiyordu. Bu olayların biraz daha aklıselimle değerlendirilmesi gerekiyor. Irak Kürdistan bölgesinden gelmiş insanların herhangi bir terör bağlantısı olmamasına rağmen böylesi bir muameleye tabi tutulması ve bir suçla istinat edilmeleri daha büyük olaylara neden olabilir. Bu bakımdan insanlarımızın daha duyarlı olmasını diliyorum.”

“Türk ve Kürd kardeşliği çok yara alır”

Bu gibi saldırıların Türk ve Kürd kardeşliğini parçaladığını belirten Uruk, “Eğer bir kardeşlik hukuku oluşturulacaksa daha çok birbirini anlamaktan ve diyalog kurmaktan geçer. İnsanların oraya turist olarak gitmesi, oradaki halkı daha çok memnun edecekken onlarla bir diyalog süreci geliştirmek gerekirken bayrağa tepki göstermek kelimenin tam anlamıyla bu bir faşistliktir. Yapılan saldırı ırkçı bir saldırıdır. Bu anlamda Türk ve Kürd kardeşliği çok yara alır ve bunu dile getiren inanlar da bunu biraz daha dikkatlice dile getirmesi gerekiyor. Kardeşlik hukukunu geliştirmek üzere politikalar üretilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.