İş adamı Dakak: Türkiye, üretimde ilk sırada olan ülkeleri model almalı
Plastik alanında üretim yapan İş insanı Musa Dakak, Türkiye'deki maliyetlerden dolayı üreticilerin ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtirken, Çin'in üreticilerine sağladığı imkanlardan söz ederek Türkiye'nin de yapabileceği belirtti.
Türkiye'de başta enerji ve işçilik olmak üzere maliyet giderlerinin üst çıtada olduğunu belirten Diyarbakırlı iş adamı Musa Dakak, üretimini yaptığı plastik alanda ham madde tedariğindeki zincirden söz ederken, ihracatın merkezi olan Çin'de hükümetin kendi üreticilerine sağladığı kolaylıklara dikkat çekti. Dakak, Türkiye'nin de üreticilerine benzer imkanlar sunması durumunda maliyetlerin minimuma çekilebileceğini, bunun farkının iç piyasada da görebileceğinin altını çizdi.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi 2'nci etapta valiz ve çöp kovası alanında üretim faaliyeti yürüten İş adamı Musa Dakak; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde üretici olmanın avantaj ve dezavantajları, üreticilerin başta maliyet ve ham madde tedariği olmak üzere karşılaştığı birtakım sıkıntılar, mevcut enflasyonun üretim maliyetleri üzerindeki etkilerinden söz etti.
"Üretim maliyeti, enerji, personel giderleri ve SGK yüksek"
Üretim tesisleri hakkında konuşan Dakak, "Diyarbakır OSB 2. etaptayız 2022' de kurulmuş olan bir şirketiz. Burada valiz imalatı yapıyoruz. Çöp kovalarının imalatına başladık. Şu an makinelerimiz çöp kovalarının aparatlarını üretmeye başladı. 2022' den bu yana 3-4 yıllık bir süre zarfı içerisinde imalatlarımızda istenilen karşılığı bulamadık. Bunun sebeplerinden biri, ihracata yönelik olarak istediğimiz potansiyeli bulamamamızdandır. Çünkü Çin çok ciddi bir rakip, bütün dünya piyasasını etkileyen bir ülkedir. Oradaki maliyetlerin düşük, iş gücünün güçlü, teknolojinin yüksek, ham madde ve enerjinin düşük olması piyasamızı ister istemez etkilemektedir. Bu sadece bizimle alakalı değildir. Görüştüğümüz bütün üreticiler, fabrikatörlerin tümüyle görüşme yaptığımız zaman onlarla da bu bilgilerle karşı karşıya kalıyoruz." dedi.
Üretim maliyetlerinden söz eden Dakak, "Nihayetinde ihracat, imalatın ana temel taşlarından biridir. Çünkü iç piyasa bir yere kadar oluyor. Ana temel taş ihracattır. İhracat olmadığı zaman iç dengede boğulmalar ve rekabetler kendini göstermeye başlıyor. Şu an mesela valizde ve plastik grubunda içe yöneldiğimizde firmaların birbirleriyle rekabet halinde olduğunu, fiyatlarının çok altlara düştüğünü; üretim maliyeti, enerji, personel giderleri ve SGK'nın yüksek olduğunu görüyoruz. Kiracı kardeşlerimizin kirayla boğuştuğuna şahit oluyoruz." ifadelerini kullandı.
"Üreticiyi destekleme hususunda devlete büyük bir sorumluluk düşüyor"
Üretim işinin devletin ciddi teşvik ve destekleriyle ayakta durabilecek bir çalışma olduğunu vurgulayan Dakak, "Bu konuda devlet Çin'i model alarak bu faaliyetlerin nasıl yürütüldüğünü model alması ve Türkiye'deki üreticilere böyle bir modeli göstermesi lazım. Devlet bu konuda üzerine ne düşüyorsa onu yapmalıdır. Devlete büyük bir sorumluluk düşüyor ve bu işin en büyük tarafıdır. Devlet bunu yaparsa Türkiye'deki üreticiler hem daha rahat eder hem de ülkenin ihracat potansiyeli yükselir. Türkiye'ye girdiler çoğalır, istihdam artar ve herkes rahata kavuşur." şeklinde konuştu.
Ham madde tedariğine de değinen Dakak, şunları söyledi:
"Kullanmış olduğumuz ham maddelerin tedarikçileri Avrupa ve Çin'dir. Arap devletlerinden de geliyor. En büyük kaynak israildir fakat almış olduğumuz kararla israil ürünlerini boykot ettiğimizden kullanmıyoruz ve kullanmayacağız inşallah. Genel olarak kullanmış olduğumuz ürünlerin ham maddesi Çin ve Güney Kore'den geliyor. Kullandığımız ürünler zayi olmuyor, fire veya kırıma düşen ürünleri kırım makinasından geçirerek tekrar ham madde olarak kullanabiliyoruz."
"Üreticiler olarak enflasyondan etkilenmişiz ve etkilenmeye de devam ediyoruz"
Türkiye'de üreticiyi etkileyen politikaların yanı sıra mevcut enflasyondaki sert yükselişin kendilerini ciddi oranda etkilediğini sözlerine ekleyen Dakak, "Enflasyondan bizler gibi diğer üreticiler de etkilendi. Türkiye'de bir asgari ücretlinin tüm giderleri bin 200 doları bulurken, Çin'de 650 dolar gibi bir rakam karşımıza çıkıyor. Burada yüzde 50'lik bir farkı görüyoruz. Türkiye'de enerji yüksek, GES kurmak istiyoruz fakat kapasite doluluğundan kuramıyoruz. Bu konuda üreticiler olarak sıkıntımız var. Bu alanda devletin bir iyileştirme yapması gerekir. Maliyet olarak Türkiye'de her şey yüksek, bunun farkındayız. Maliyetlerin yüksek olması piyasamızı da etkiliyor." ifadelerine yer verdi.
Dakak, "Kapasitemizi yüksek olmadığı bir tesise sahibiz ama kapasitemizin yüzde 25'ini kullanabiliyoruz. İstediğimiz pozisyonda olabilsek, kapasitemizi tam çalıştırabilsek ve vardiyalı sisteme geçebilseydik çok daha farklı durumlar olabilirdi. Fakat genel olarak enflasyondan bizler de etkilenmişiz ve etkilenmeye de devam ediyoruz." dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.