İslam coğrafyasındaki katliam ve işgallerin müsebbibi Amerika'dır

İslam coğrafyasındaki katliam ve işgallerin müsebbibi Amerika'dır

İslam coğrafyasındaki yaşanan katliam, cinayet ve işgallerin müsebbibinin Amerika olduğunu vurgulayan Anadolu Gençlik Derneği Bitlis Şube Başkanı Abdürrahim Doğru, Ortadoğu'nun huzuru için emperyalistlerin bu coğrafyadan çıkarılması gerektiğini söyle

Son zamanlarda İran ve işgalci ABD arasında yaşanan gerilime karşı tepkiler büyüyor. İslam coğrafyasında yaşanan katliam, cinayet ve işgallerin müsebbibinin Amerika olduğunu vurgulayan uzmanlar, STK temsilcileri, kanaat önderleri, alimler ve yazarlar, Ortadoğu'nun huzuru için işgalci emperyalistlerin bu coğrafyadan sökülmesi gerektiğini belirtiyorlar.

İşgalci emperyalistlerin kendi hedeflerine ulaşmak için Müslümanların farklılıklarından yararlandıklarını belirten Anadolu Gençlik Derneği Bitlis Şube Başkanı Abdürrahim Doğru, Müslümanların mutlak surette güçlerini birleştirmeleri gerektiğini söyledi.

Ne olursa olsun, sömürücü ve işgalci emperyalistlere karşı Müslümanların yanında yer alınması gerektiğinin altını çizen Doğru, bugün yaşananların Müslümanlar için zillet olduğunu belirtti.

Doğru, "Batılı devletler, ırkçı emperyalizm dediğimiz devletler, kendi görevlerini yapıyorlar, kendi ideoloji ve inançlarını dünyaya hâkim kılma gayesini güdüyorlar. Hatta 'Büyük Ortadoğu Projesi' ismi altında da büyük israil'i kurmak için böyle bir emelleri ve çalışmaları var. Burada asıl soruyu kendimize sormamız lazım. Yani ırkçı emperyalizm bu çalışmalarını yaparken, biz Müslümanlar neden bu oyunlara geliyoruz? Neden onların istediği şekilde birbirimizle çatışma durumuna geçiyoruz?" diye sordu.

"Emperyalistler, mezhepsel farklılıklarımızı kaşıyarak işgal yapıyorlar"

Emperyalistlerin, Müslümanları kendi emelleri doğrultusunda kullandıklarını hatırlatan Doğru, şunları söyledi:

Maalesef onlar, bazen bizim ırklarımızı, bazen mezheplerimizi, bazen ayrılıklarımızı öne alarak yaralarımızı kaşıyarak maalesef bizi birbirimize çatıştıracak duruma getiriyorlar. Bunun en büyük örneğini Suriye düzleminde görebiliriz. Peygamber Efendimiz, 'Şam'a fitne girince, ümmetimde hayır kalmaz.' buyuruyor. Bu hadisi gerçekten bütün Müslümanların üzerinde iyice düşünmesi gerekiyor. Bugün Suriye ve Ortadoğu'da yaşanan olaylar, gerçekten biz Müslümanları derinden yaralıyor. Amerika kıtasından kendimize, İslam ülkelerine baktığımız zaman gördüğümüz olay şudur; oradaki bir insan şunu der: 'İslam ülkelerindeki Müslümanlar şu an birbirleriyle çatışıyorlar, birbirini öldürüyorlar ve biz de hedeflerimize doğru hızla ilerliyoruz.' Kendi aralarında böyle bir beyanat vermiş oluyorlar. Müslümanlar yan yanda oturup kendilerini sorgulamaları lazım. Biz birbirimizi öldürerek nereye varacağız? Bu ölümlerden kimler karlı çıkacak? İşgal edilen yerler neresi? Birbirimizi öldürdüğümüz zaman elimize ne geçecek? Bu soruları kendimize sorarak ancak doğru bir sonuca ulaşabiliriz.

"Müslümanların arasını bulmamız gerekirken, maalesef biz de taraf tutuyoruz"

İslam coğrafyasında akıtılan kanın durması için herkes elinden gelen gayreti göstermesi gerektiğini belirten Doğru, Müslümanlar arasında yaşanan olaylarda, taraf tutmak yerine hakem görevimizi yapmamız gerektiğini ifade etti.

"Neden hep doğudan batıya doğru bir göç yaşanıyor?" diye soran Doğru, "Bir savaşı durdurabilmek için elimizden geleni yapmamız lazım. Kiminle ne şekilde ve nasıl görüşülecekse, eğer o görüşmenin sonucunda bu savaş duracaksa, çocukların ölümü engellenecekse, mültecilerin sayısı azalacaksa, yerinden yurdundan kopacak olan insanların sayısı azalacaksa, herkesle oturulur ve konuşulur. Yeter ki bu kan ve gözyaşı bir an önce dursun. Bütün Müslümanlar şu soruyu kendisine sorsun. Neden batıdan doğuya doğru bir göç yoktur?  Neden batıdaki ülkelerden doğudaki ülkelere çocuklar, kadınlar, mülteciler, yaşlılar göç etmiyor da İslam ülkelerindeki insanlar, gruplar halinde batıya göç ediyorlar? Bu bizim için zillettir. Demek ki sorun bizde ve İslam ülkelerindedir. Sorunun temelinde de şu yatıyor: İki grup birbirine çatıştığı zaman biz Müslümanlar olarak, bu iki grubun arasını nasıl ıslah ederiz? Aralarını nasıl bulacağız? O çatışmayı nasıl durduracağız? fikri ile hareket etmemiz lazım. Maalesef biz böyle hareket etmiyoruz. Müslümanların arasını bulmamız gerekirken, maalesef biz de taraf tutuyoruz. Bu da savaş ve çatışmaların daha çok artmasına neden oluyor. Hakem rolümüzü üstlenmemiz gerekiyor." diye konuştu.

"Amerika kendi işgal projesini uyguluyor"

"ABD'nin amacı Müslümanların farklılıklarından yararlanarak İslam coğrafyasını işgal etmek, bir yandan kendine maddi çıkar sağlamak, bir yandan da büyük israil projesini hayatta geçirmek." olduğuna dikkat çeken Doğru, İslam ülkelerindeki üsler Amerika'nın bu emellerine hizmet ettiğini söyledi.

Açıklamasının devamında Doğru şunları söyledi:

ABD, bugün siyonist israil dediğimiz emperyalizmin jandarmasıdır, kolluk gücüdür. Amerika'nın Ortadoğu'ya gelmesinin zaten temelinde İslam ülkelerini karıştırıp İslam ülkelerini işgal ederek zayıflatıp sonra birbirine çalıştırarak bir yandan bu karışıklıktan kendine maddi menfaat sağlamak, diğer yandan da israile, büyük israil devletini kurmak yönünde de yardımcı olmaktır. Üzülerek söylüyoruz; hoşumuza gitse de gitmese de bugün İran hariç Ortadoğu'daki diğer birçok İslam ülkelerinde Amerika'nın üsleri var malesef. Amerika kendi işgal planını birebir uyguluyor. Ülkemizde de iç açıcı bir durum yok. İncirlik Hava Üssünü, Rahmetli Erbakan Hocamız 1974'te kapatmıştı. Ondan sonra gelen hükümet açtı ve hâlâ açıktır. Amerika'ya hizmet veriyor. Irak işgalinde de maalesef Amerika askerlerine kullandırıldı burası. Amerika kendi işgal projesini uyguluyor. Sorun Müslümanların da buna alet olmasıdır.

"Farklılıklarımızı bir kenara bırakmalıyız"

Müslümanların kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara koyarak güçlerini birleştirmeleri gerektiğini vurgulayan Doğru, "Kendi aralarındaki ihtilafları, ayrılıkları, mezhepsel farklılıkları bir kenara koyarak temel esaslarda bir araya gelmeli, birlikte ne yapabiliriz, bu işgalci ve sömürücü devletlerine karşı nasıl bir güç birliği oluşturabiliriz? şeklinde yaklaşmalıdırlar. Zaten bunun ilk somut adamlarından bir tanesi 1997 yılında Erbakan tarafından atılan D-8'dir. D-8'i büyüterek, aralarındaki toplantıları da sıkılaştırarak, ihtilaflı olan konuları bir kenara bırakarak, temel konular üzerinde hareket edilmesi gerekiyor." dedi.

"Okyanus ötesinden gelen ABD'ye karşı Müslümanların yanında yer almalıyız"

İran ve Amerika arasında yaşanan gerilimde, Müslümanlardan yana tavır alınması gerektiğinin altını çizen Doğru, okyanusun ötesinden gelen işgalci ABD'nin Müslümanları katletmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi.

Doğru, "Okyanusun öbür tarafından bizim inancımızı paylaşmayan, zulümle ön plana çıkan emperyalist güç dediğimiz ABD, Ortadoğu'ya geliyor. Tamamen kendi menfaati için, inancı için buralara üs kuruyor. Buradaki ülkelerin arasındaki karışıklıkları artırıyor, çatışmaları artırıyor, çatışma alanlarını meydana getiriyor. İnsanların ölümlerine, mazlumların ölümlerine sebep oluyor. Bir Müslüman olarak tabii ki tavrımız şu olacak; emperyalist ülkelere karşı ne olursa olsun Müslüman olan bir ülkenin yanında durmamız lazım. Biz bunu yaparken; yanında durduğumuz İslam ülkesinin varsa yanlışları, varsa zulmü, varsa yanlış taraflarına da destek olalım demiyoruz. Bugün hangi İslam ülkesinin yanlışları yok? Hangi İslam ülkesi bu süreçte temiz imtihan vermiş? Herkes önce bir kendini sorgulamalı. Zaten İslam ülkeleri üzerine düşen görevleri yapmış olsalardı, bu halde olmazdık. Amerika ve İran arasında çıkan çatışma ve gerilimde, Ortadoğu'da bulunan İslam ülkelerinin yanında olmamız lazım. Emperyalistler buradan atıldıktan sonra oturulur, aramızdaki ihtilaflı olan konular işin ehli olan kişilerle uygun ortamlarda, ilmi tartışmalarla bu ihtilaflı konular konuşulur. Aramızda ortak bir nokta bulunabilir. Ama şimdi, bu durumda ihtilaflı ve mezhepsel konuları, farklılıkları konuşmak ancak bize zarar verir. İslam ülkelerine zarar verir. İşgallerin tarihi artar, ölülerin sayısı artar, mazlumların gözyaşları artar." diye konuştu.

İLKHA

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.