1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. ALMANYA

  4. Kale Camii ve Köln’de 55 yıllık mazisi ile Şefik Amca
Kale Camii ve Köln’de 55 yıllık mazisi ile Şefik Amca

Kale Camii ve Köln’de 55 yıllık mazisi ile Şefik Amca

Almanya’nın Köln kentinde Türkiye’deki Müslümanların yoğunlukta olduğu Kale Camii’nin faaliyetleri ve 55 yıllık Avrupa tecrübesini anlatan Şefik Karagüzel, İslam’ın en güzel şekilde temsil etmenin çabası içinde olduklarını ifade etti.

A+A-

Almanya’nın Köln kentinde uzun yıllar mahzen olarak kullanılan kale, Türkiyeli Müslümanların çabalarıyla 1998’de ibadet yerine dönüştürülerek Kale Camii ismini aldı. Caminin yapımına öncülük eden Şefik Karagüzel amca, İLKHA’ya verdiği demeçte diğer inançtaki insanlara İslam’ı en güzel şekilde temsil etmenin çabası içinde olduklarını ifade etti.

1935 yılında Trabzon’da doğduğunu, 1961 yılında da Almanya’nın Köln kentine geldiğini söyleyen Karagüzel, 55 yıldır burada yaşadığını ifade etti.

Kale Camii’ni 1998 yılında hizmete açtıklarını hatırlatan Karagüzel, “Şu anda 700 metrekare civarında, 800 senelik bir kale duvarının içinde  125 metrekarelik bir camimiz vardır.” dedi.

"Yapacağımız her hata İslam dinine yüklendiği için temkinli olmalıyız"

Cami cemaatinin çoğunluğunu, etraftaki Müslüman esnafların oluşturduğunu bunların da çoğunu Türkiyeli Müslümanlar olduğunu ifade eden Karagüzel, “Camimiz  eski tarihi bir kaledir. Şu anda kendi imkanlarımızla kale Camii’yi tamir etmekteyiz. Tarihi bir eserin dibinde olmamız için de çok dikatli olmamız ve buraya yakışır şekilde davranmamız lazım. Ayrıca bunun yanında Müslüman bir ülkeden geldiğimiz ve yapacağımız her hata İslam dinine yüklendiği için temkinli olmalıyız.” diyerek herkese iyi bir örnek olmaya çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığından taleplerinin olduğunu söyleyen Karagüzel, “Türkiye’den gönderilen imamlar içinden bize de bir imam tahsis edilirse seviniriz. Böylece burada gençlere ve çocuklara Kur’an-ı Kerim ve ilmihal ile diğer dersleri de verme imkânımız olacak.” diye belirtti.

Cami cemaetinde her ırk ve ülkeden insanlar var

Karagüzel, “Kale Camii cemaati olarak biz buradaki dini eğilimlerin hiç birisine bağlı değiliz. Cemaatimiz Kuzey Afrika ülkelerinin tamamından, Türkiye, Arap Emirlikleri, Endozya, Malezya, Pakistan, Afganistan, İran ve dünyanın başka ülkelerinden olan Müslümanlardan oluşmaktadır. Kale Camimizde el verdiği kadar küçük toplantılar yapıyoruz. Dini sohbet ve konular üzerinde fikir alışverişinde bulunuyoruz. Kendi aramızda bir konuşmacı seçerek bize sohbet vermesini talep ediyoruz. Bayram ve diğer hayırlı günlerde burada müslümanlar olarak toplanıp yemek ikramında bulunuyoruz. Şimdilik her Cuma günü bir hayır severin katkısıyla etli bulgur pilavı ikramımız oluyor.” diye konuştu.

Hıristiyan bir ülkede yaşadıkları için bazı kısıtlamalar yaşadıklarını vurgulayan Karagüzel, “Özelikle buraya gönderilen öğretmenlerin kaliteli olması gerekir. Yaşadığımız şu ülkede ben, çocuklarımıza dini eğitimi veriliyor diyemem. Kaliteli din eğitimi, şu anda daha çok burada bulunan cemaatlerin elindedir. O cemaatler de kendi mensuplarını eğitiyor. Türkiye devleti araya girerek Almanya’da bir İslam Enstitüsü kurup Avrupa’da çalışacak olan imamlarımızın burada yetiştirilmesi taraftarıyım. Zira Almanya’da yada Avrupa’da yaşayan Müslümanların yaşadıkları ülkenin dilinde vaaz edecek hocamız yoktur. Bu olmadığı için her zaman vaazlarda problem yaratmaktadır.” ifadelerini kullandı.

"Anne-babalar çocuklarıyla çok ilgilenmeli"

Müslüman aileler ve çocukların Avrupa’da yaşadıkları okul sıkıntılarına değinen Karagüzel, “Müslüman aileler maalesef okullarda yapılan veliler toplantısı veya diğer çağrılan hiç bir toplantıya gitmiyor. Çocuklarının tahsil ve eğitim sürecinde geleceğini belirleyen öğretmenleriyle buluşmayı ret ediyorlar. Ret ettikleri bu toplantıya gitmedikleri için de çocuklarının okul içindeki sorun ve problerimden haberdar olmaz ve bilmezler. Burada yaşayan ailelerimiz okul çağındaki çocuklarını çok iyi takip etmeli, okul toplantılarına mutlaka gitmeli. Okul toplantılarında olan disiplinlerine mutlaka riayet etmeliler. Bugün buradaki sınıflara girdiğiniz zaman çocuklarımızın ellerinde defter-kalem yerine bin euroluk telefon var ve sürekli onunla oynuyor. Çocuğun anne-babası ise işiyle uğraşıyor. Çocuğunun okul sonrası nereye gittiğinden, ne yaptığından habersiz. Aile ve çocuk arasında kopuk bir bağlantı bulunuyor. Bu büyük bir sıkıntıdır. Anne babalar burada okul öncesi ve okul sonrası çocuklarını dinlemeli, takip etmeli.” tavsiyesinde bulundu.

Müslümanların, Avrupa’ya entegrasyon içerisine girmesi gerektiğini ancak hiçbir şekilde asimile olmaması gerektiğine vurgu yapan Karagüzel, Avrupa’da Müslümanların yaşadığı diğer bazı sıkıntıları şöyle dile getirdi: Almanya’da 55 yıldır yaşıyorum. 55 yıldır burada verdiğimiz kavgalar içinde hâlâ bir Müslüman yada İslam şehitliğimiz bulunmamaktadır. Sadece ufak tefek mezarlıklarımız vardır. Olan mezarlıklarımız ise bulunduğumuz şehrin mezarlıklar müdürlüğünün emrindedir ve bu mezarları istedikleri gibi işletmektedirler. Almanya devleti, buraya kuracağı bir vakıf ile bütün bu Müslümanların mezar ve mezarlıkların korunmasını ve idaresini sağlamalıdır.” şeklinde konuştu.

"Müslümanların kimler olduğunu, nasıl davrandıklarını sıklıkla dile getirmeliyiz"

Avrupalıların yaptığı mecmualar ve yazdığı kitaplara karşı Müslümanların yetersiz çalışmalarının olduğuna dikkat çeken Karagüzel, “İslam alemi maalesef onlar gibi aktif çalışmalara girişmiyor. Mesela İslam’ın öğretilerini, Müslümanların kimler olduğunu, nasıl davrandıklarını, Hıristiyan dünyasına yüksek sesle anlatmak ve sıklıkla dile getirmek lazım. Bunca yıldır Müslümanlar olarak Avrupa’da yaşıyoruz ve ben hâlâ Avrupalıların biz Müslümanları iyi tanıdıklarına ve bizlerin de kendimizi gerçek anlamda bu insanlara anlattığımıza inanmıyorum. Diyanet işleri ve diğer Müslümanlar bu insanlara ulaşmak için birlik olmalı ve bu dinin güzelliklerini diğer insanlara ulaştırmak adına diğer inanç sahibi insanlarla Diyalog oluşturmalı. Dinler arası diyalogdan bahsetmiyorum. Allah’ın ve bizim nezdimizde din İslam’dır ama bu diğer semavi dinlere inanmış insanlarla da diyalog kurmak gerekli diyorum.” dedi.

İLKHA



























HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.