Kızılay Ağrı Şube Başkanı Tatlı: "Coronavirus hastalarının plazmaya ihtiyacı var"

Kızılay Ağrı Şube Başkanı Tatlı: "Coronavirus hastalarının plazmaya ihtiyacı var"

Coronavirus (Covid-19) ile mücadelede için plazma bağışı çağrısında bulunan Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı, bu tedavi yönteminin büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

Dünya'da ve Türkiye'de etkisini sürdüren Coronavirus salgını ile mücadele kapsamında etkin bir ilacın olmayışı ve hâlâ aşı çalışmalarının devam ediyor olması nedeniyle tedavi için plazma tedavisi büyük önem arz ediyor.

Coronavirus'e yakalanan vatandaşların vücutlarının ürettiği antikorlar tedavide kullanılmakta. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde alınan plazma Doğu Anadolu Bölgesinde ise Van ve Erzurum illerinde alınmaktadır.

Bağışta bulunmak isteyen vatandaşları Kızılay ekipleri ulaşımı vatandaşlara ücretsiz olarak sunuyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı, insanların normal kan bağışı ile plazma bağışının aynı şey olduğunu ve çekinecek hiçbir durumun olmadığını bilmeleri gerektiğini ifade etti.

Plazmanın ne olduğu hakkında bilgi veren Tatlı, "Palazma tedavisi tarihsel olarak eskiden beri uygulanan bir yöntem. Coronavirus'ten önceki ebola, sars, mars, kuş gribi gibi hastalıklarda da kullanıldı. Tabi insan vücudundaki bağışıklık sisteminde elde edilen bu antikorlar aşı tedavisinde kullanılan en birincil yöntemlerden biri. Coronavirus için bulunan bir aşı hala mevcut değil, bu plazma tedavi yöntemi de dünyada ilk uygulanan ülkelerden biri olan Türkiye'de uygulanmaya başlandı. Kan bağışını Kızılay Türkiye'de yüzde 95-97'lik bir oranla gerçekleştiriyor. Plazma ile ilgili çalışmanın da birçoğunu Kızılay tedarik etmekte. Plazma tedavisinin normal kan bağışı ile hiçbir farkı yok. Bağışçılarımız kanver.org sitesine giriyorlar, burada plazma tedavisi kan bağışçısı formu var, buradan taleplerini yapabilirler veya 168 çağrı merkezini arayarak kan vermek istediklerini belirtebilirler. Bir diğer yöntem ise bizim mevcutta Sağlık Bakanlığı ile ortak yapılan bir çalışma olduğu için bölge kan müdürlüklerinde çalışan arkadaşlarımız hasta olmuş ve iyileşmiş kişileri alıp plazma bağışını anlatarak bağışçı olmak istediklerini alıyorlar." dedi.

Bağışın şartlarının olduğunu belirten Tatlı, "Coronavirus ile alakalıda şöyle bir durum olması lazım, kişinin pisiar testinin Coronavirus'a yakalandıktan sonrası için iyileşme sürecinin toplam 28 gün geçmiş olması gerekiyor. Yapılmış olan iki testinin negatif olması gerekiyor ve iyileşme sürecinin tamamının bitmiş olması gerekiyor. Erzurum ve Van Bölge Kan Müdürlüklerimize plazma bağışçısı olmak isteyen kişileri araçlarımızla götürüyoruz, plazma bağışlarını aldıktan sonra tekrar evlerine bırakıyoruz. Plazma tedavisi için bağışta bulunan kişilere herhangi bir ücret ödemiyoruz veya herhangi bir ücret almıyoruz." şeklinde konuştu.

Plazma hakkında da konuşan Tatlı şunları söyledi:

"Ağrı normal kan bağışında gayet iyiydi ve duyarlıydı, plazma bağışında da duyarlılığını ve farkını bir kez daha ortaya koydu. Van Bölge Kan Müdürlüğünde toplam 273 ünite, Erzurum Bölge Kan Müdürlüğünde ise 255 ünite kan alınmış. Erzurum ve Van önce kendi potansiyelini sağlıyor, cihazla sağlandığı için bu bağış kendi illeri için imkanı kullanıyorlar. Van Bölge Kan Müdürlüğünden Ağrı'ya 92 ünite plazma Ağrı'ya Coronavirus hastalarının tedavisi için getirildi."

Ağrı'da ikamet eden plazma bağışçılarından Abdullah Çelik, Coronavirus sürecinde yaşadıkları acının tarifsiz olduğunu ve bu acıdan dolayı plazma bağışında bulunduğunu ifade etti.

Çelik, "Kendimi ciddi bir şekilde Coronavirus'e karşı korumaya başladığım halde, baş ağrısı, mide bulantısı, aşırı halsizlik şikayeti üzerine yaptırdığım test sonucum pozitif çıktı. Benimle beraber eşim ve çocuklarımın da testleri pozitif çıktı. Bu süreçte bizi hastaneye yatırdılar, belli problem ve sıkıntılar yaşadık. Yanı başımızda nefes alamayan insanları gördük, nefes darlığı çeken insanlara şahit olduk. Bu şekilde hamdolsun ki hastalığı atlattık." şeklinde konuştu.

Vatandaşlara plazma çağrısında bulunan Çelik, "Plazma bağışında bulunmamın sebebi insani bir vazife olarak görmemdi, evet sıkıntı çektik ama orada nefes alamayıp zor saatler yaşayan hastaları gördüğümde, doktor ve hemşirelerin müdahale odasına koştuklarını gördükçe, hastalığı atlatırsam kan bağışında bulunacağıma dair kendi kendime söz verdim. Plazma bağışı için Kızılay'a başvurdum, bir ay beklemem gerektiğini söylediler. 45 gün geçtikten sonra aradım gelip aldılar beni, Erzurum'da yemeğimden, konaklamama kadar bütün ihtiyaçlarımı karşıladılar." diye konuştu. 

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.