Libya`nın Sıkıntıları

Libya`nın Sıkıntıları

Kaddafi`nin kırk küsur yıllık yönetimi Libya halkının derinliklerinde yaralara neden olmuştu. Onun rejiminin yıkılmasına rağmen Libya halkı bu ağır yaraların sıkıntısını çekmeye devam ediyor.

Kaddafi’nin kırk küsur yıllık yönetimi Libya halkının derinliklerinde yaralara neden olmuştu. Onun rejiminin yıkılmasına rağmen Libya halkı bu ağır yaraların sıkıntısını çekmeye devam ediyor.

Kaddafi’nin devrilmesinin üzerinden yedi ay geçmesine rağmen Libya henüz siyasetle ve güvenlikle ilgili karmaşık krizlerin esaretinden kurtulamadı. Bu karmaşıklık Libya’nın geleceğini müphem bir yöne doğru sürüklemektedir. 

Siyasi ortam oldukça gergin durumda. Yeni Libya’nın yöneticileri arasındaki çekişmeler had safhaya ulaştı. Son haftalarda Libya Geçici Ulusal Konsey başkanı Mustafa Abdulcelil ile geçici hükümet başkanı Abdurrahim el Kib, birbirlerini bozgunculukla itham etmeye başladılar.

Kaddafi’nin yıkılmasından sonra ülkenin en yüksek makamı olan Libya Geçici Ulusal Konseyi, Libya hükümetine verdiği güvenoyunu geri almakla tehdit etmektedir. Zira bu konseye göre hükümet, ülkede güvenliği sağlama programında orduyu faal hale getirmede başarısız kalmaktadır. Faaliyetlerini savunan Libya hükümeti, ulusal konseyi vazifelerini icra etmeye engel olmakla itham etmektedir. Bütün bu karışıklıklar devam ederken Libya’nın parlamento seçimleri bu yılın 19 Haziranında gerçekleşecek. 

Libya siyasetçileri arasında derin fikri ayrılıklar bulunmaktadır. Bütün bunlar son haftalarda güvensizliğin artmasına ve Libya krizinin büyümesine sebep olmaktadır. Kabilelere bağlı silahlı grupların tehlikesi büyük boyutlara ulaştı. Libya Geçici Ulusal Konsey başkanı Mustafa Abdulcelil, birkaç gün önce yaptığı açıklamada Libya’nın silahlı muhalif grupların gölgesinde parçalanmaya doğru sürüklendiğini dile getirdi.

Libya, komşuları Tunus ve Mısır gibi siyasi parti tecrübesinden yoksun bir ülke. Bu sıkıntı, siyasi rekabetin partiler arasında oluşması imkanını ortadan kaldırmakta, dolayısıyla kabilesel yapıyı öne çıkarmaktadır.

Libya Geçici Ulusal Konseyi ile Libya hükümetinin arasındaki mücadele işleri daha karmaşık hale getirmektedir. Bununla birlikte ülke yönetiminde söz sahibi olmak için çabalayan silahlı gruplara karşı mücadele zayıf da olsa devam etmektedir. Libya halkı, yeni anayasayı oylamak için gün sayarken, kendini büyük bir imtihanla karşı karşıya görmektedir.

Diktatör Kaddafi’nin yıkılmasından sonra Libyalılar, millet olarak yeni bir oluşum gerçekleştirme ve ülkelerini kurmayı hedefliyorlar. Bundan dolayı üniversite merkezlerinde dini, kültürel ve siyasi şahısların oturumları yoğun bir şekilde devam ediyor. Böylece yeni anayasanın hazırlanması ve yeni cumhurbaşkanının seçimi için gerekli ortamın hazırlanabileceğini umuyorlar.

Bütün bunlarla birlikte kırk kusur yıldır Libya’yı yöneten Kaddafi’nin bu ülkede bıraktığı derin izler, Libyalıların kalan mirastan sıyrılıp bağımsızca yaşamalarını zorlaştırıyor.

Kaddafi zamanında oluşturulan bürokratik yapıda modern manada devlet yapısı yoktu. Sadece Kaddafi’ye ait zihinsel ihtiyaçları temin eden bir kurum vardı. Bu kurumda işler hakim şahsın rızasında odaklanıyordu. Bundan dolayı Libya toplumunda devlet yapısının köklü bir şekil almadığı söylenebilir. Kaddafi’den sonra gücü ele geçiren inkılapçıların bir an önce hükümet haline gelmeleri gerekirdi. Kaddafi’nin kırk yıllık hükümetinden modern apartmanlar, insan tabakalarına maaş ödeme ve petrolden servet elde etmenin dışında bir şey kalmadı. Ancak Libya’da modern manada devlet olmayınca işler içinden çıkılmaz hal almaktadır. Yeni inkılapçıların meşru temeller üzerinde yeni bir devlet yapısını inşa etmeleri gerekir.

Libya halkının yeniden yapılanması gerekir. Bütün zorluklara rağmen Libya toplumunda zor süreçten kurtuluşa işaret eden bazı adımların atıldığı da bir gerçektir.

Libya’da köklü bir hükümet yapısı ve kültürel bir temel olmadığı için siyasetle ve güvenlikle ilgili şiddetli tartışmalar normal karşılanabilir, diğer bir deyişle bütün bunlar Libya’da halkın kültür ve inancına uygun bir sistemin yerleşmesinin egzersizleri olarak adlandırılabilir. Ancak dış güçlerin Libya’ya müdahalesi, bu ülkenin gelişmesinin ve yeni bir yapı ortaya koymasının önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. Libya halkı Müslüman olduğundan, bu halkı kabilesel ayrılıklardan koparıp bir çatı altında toplayacak tek güç İslam’dır. İslam söz konusu olduğunda büyük çoğunluğun itiraz etmeyeceği bir yapı Libya’nın sıkıntılarından sıyrılmasına yol açacak. Ancak, Libya’nın petrolüne göz diken Batılılar, İslam’ın iktidarının emperyalist amaçlarını engelleyeceğini hesapladıklarından, Libya’da İslami bir sistemin konuşulmasını ve İslam’ın öne çıkarılmasını şiddetle engelliyorlar.

Libya’da toplumsal irtibatlar geleneklere dayanır. Diktatör döneminde Libya halkına siyasi örgütlenme ve partileşme izni verilmedi. Halk Kaddafi’nin Yeşil Kitabının buyruklarıyla sınırlandırıldı. Böyle bir toplumda özgür ve adil bir yönetim oluşturma mümkün olsa da zordur. Ancak Libya halkının bütünleşmesi ve bugünkü krizlerin büyük ölçüde atlatılmasının şifreleri İslam’dadır. Bugünkü Libya, güçlü İslami yapılanmalardan yoksun bulunduğundan, Libya’da Müslümanların etkin olması ve halkı yönetmesi için yoğun faaliyetlere ve uzun zamana ihtiyaç var. Zor ve sıkıntılı da olsa Libya’nın geleceği İslam’la şekillenecek.

Kaynak: Bidareyé Eslami
Çeviren: Hanefi Aydın / Doğruhaber
Gazetesi
 
 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.