1. HABERLER

  2. HATAY

  3. İSKENDERUN

  4. Muhbirleştirme çalışmaları hız kesmiyor
Muhbirleştirme çalışmaları hız kesmiyor

Muhbirleştirme çalışmaları hız kesmiyor

Emniyet içindeki Ergenekonvari karanlık yapılanmalar tarafından mütedeyyin insanlara yönelik tehdit, şantaj ve baskılarla yürütülen muhbirleştirme faaliyetleri bu sefer İskenderun'da ortaya çıktı.

A+A-

HATAY - Geçmişte Ergenekon eliyle yapılan "adam kaçırma, öldürme, yaralama, gasp, şantaj ve muhbirleştirme" faaliyetlerinin bir benzeri Hatay'da cereyan ediyor. 90'lı yıllarda kaldı, denilen uygulamaları sürdüren emniyet içindeki yapılanma, Hatay'da bin bir kılıkla İslami STK ve İslami Parti müdavimlerine yanaşarak kimi zaman tehdit, kimi zaman farklı vaatlerle muhbirlik teklifinde bulunuyor.

 

Bu karanlık odaklar çirkin yüzlerini bu kez de İskenderun İlim, Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin (İlim Der) gönüllü üyesi olan V.G'ye (27) yönelik faaliyetleriyle gösterdi.

 

Antakya'da özel bir şirkette çalışan V.G, İslami STK ve İslami Partilere gittiği için bu karanlık yapılanmaya bağlı polislerin, kendisine yönelik baskı ve tehditlerini şöyle anlattı: "İzinli olduğum bir günde Hatay İl Emniyet Müdürlüğünde Mehmet isimli bir şahıs beni arayıp görüşmemiz gerektiğini söyledi. Konu nedir diye sorunca, ısrarla yüz yüze görüşmemiz gerektiğini söyledi. Görüşelim dediğimde Terörle Mücadele Şubesine gelmemi istedi. Ancak hukuksuz işlerin döndüğünü anladığım için görüşmeye gitmedim. Görüşmeye gitmediğim için benim işyerime geldiler. Beni alıp yaklaşık yarım saat süren sohbet içerisinde Hizbullah Cemaati'ni kötülemeye başladılar. Bu camianın geçmişte bazı insanları infaz ettiğini ve Hür Dava Partisi'nin (HÜDA PAR) de bunların uzantısı olduğunu ve senin de onlardan bazılarıyla görüştüğünü biliyoruz dediler. HÜDA PAR'dan bahsetmelerinin sebebi de sürekli görüştüğüm komşumun Hatay İl Başkanı olmasından dolayıdır. Bunun üzerine ben de HÜDA PAR yetkililerinin hiç bir zaman silah taşımadığını, gittikleri he yerde İslam ve İslam Peygamberini anlatan Allah dostları olduğunu söyledim. Seni şikâyet edersek işyerinden atılırsın tehdidinden bulundular. Toplamda 2 defa telefonla aradılar, bir kez de yüz yüze görüştük." dedi.

 

"Daha önce gayri İslami bir yaşantı içerisindeydim"
Bugüne kadar İslam'dan uzak bir hayat yaşadığını belirten V.G, "Böyle bir zamanda polisler gelip de, bana nasihat etme ihtiyacı duymadı, hatta beni daha da kötü ortamlara sürükledi. Şimdi ben bu kötü alışkanlıklarımı bıraktım, namaza başladım, dinimi öğrenmek için sohbetlere gitmeye başladım diye mi polis gelip beni uyarma gereksinimi duydu?" diye sordu.

 

"Bir Yahudi'ye karışmıyorsanız bize de karışmayın"
Bu saatte sonra bu konu hakkında rahatsız edilmek istemediğini ifade eden V.G, "Beni artık rahat bırakın, psikolojim bozulmaya başladı. Ben doğru yolu bulmuşken kimse kafamı bulandırmasın. Ben Müslüman'ım diye kimse beni rahatsız etmeye çalışmasın. Nasıl ki bir Hıristiyan, Yahudi, Ateisti rahatsız etmiyorsanız bir Müslüman'ı da rahatsız etmeyin" diyerek sözlerini tamamladı. (İLKHA)



 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.