Psikolog Ayoğlu: Çocukların ekrana değil, fiziksel aktivitelere ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır

Kontrolsüz ve sınırsız kullanılan teknoloji, özellikle çocuk ve gençlerde birçok davranışsal bozukluğu beraberinde getiriyor. Okul öncesi dönemde çocuklarda teknoloji bağımlığına dikkat çeken uzmanlar, ailelere bu konuda önemli uyarılarda bulunuyor.

Teknoloji bağımlılığı; bilgisayar, telefon, akıllı cihazlar, tabletler, oyun konsolları ve benzeri dijital aygıtların aşırı ve kontrolsüz kullanılması sebebiyle ortaya çıkan bir bağımlılık türü olarak adlandırılıyor.

Kişinin teknolojiyi kontrolsüz, ölçüsüz ve sınırsız kullanması çok ciddi zararlara sebep olabiliyor.

Teknoloji bağımlılığı da madde bağımlılığı gibi ruha ve bedene zarar verebilecek bir hastalığa dönüşebiliyor.

Özellikle çocukların ekran başında geçirdikleri sürenin bağımlılığa dönüşmesi, aile ve sosyal hayatında sorunlar yaşamasına neden olabiliyor.

Uzmanlar, çağın büyük bir sorunu olan, çocukları ve gençleri tehdit eden teknoloji bağımlılığının önüne geçmek için ebeveynlere büyük görevlerin düştüğünü belirtiyor.

Psikolog Elif Ayoğlu, konuyla ilgili İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.


"Özellikle 3 yaşından önceki çocuklarda ekran kullanımını önermiyoruz, bu durumun zararları bilimsel olarak kanıtlanmıştır"

Akıllı telefon, tablet, bilgisayar gibi cihazların sıklıkla kullanılması durumunu bağımlılık olarak niteleyen Ayoğlu, "Çocukların genellikle kendilerini denetleyebilme ve kontrol edebilme becerileri olmadığı için teknolojiyi bağımlılık haline getirme olasılıkları çok yüksektir. Özellikle 3 yaşından önceki çocuklarda ekran kullanımını önermiyoruz. Bu durumun zararları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu zararlardan birkaçına değinmek istiyorum: İlk önce çocuğun yaratıcılığına ket vuruyoruz. Çocuğun ortak dikkat süresi çok kısalıyor, iletişim kurma becerilerini engelliyor böylelikle çocuğun hayal dünyası kısıtlanıyor. Bu konuda kesin ve net yaklaşılmalı, istikrarlı olunmalıdır." dedi.

"Teknoloji bağımlılığının otizmin belirtilerini gösterme eğiliminde olduğunu söyleyebiliriz"

Çocukla aile içi ilişkilerin güçlenmesi için, çocuğun alternatif etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini Ayoğlu, "Okul öncesi dönem çocukların enerjilerini atmaları için ekrana değil, fiziksel aktivitelere ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Televizyon veya ekran maruziyeti çocuklarda otizme yol açar diye kesin bir yargıya varamayız fakat otizmin belirtilerini gösterme eğiliminde olduğunu söyleyebiliriz. Bununla ilgili birçok bilimsel araştırma mevcuttur." diye belirtti.

Çocuklarda ekran bağımlılığı nasıl anlaşılır?

Çocuğun bağımlı olduğunu anlamanın yolları hakkında konuşan Ayoğlu, "Çocuğun sürekli telefon istemesi, sürekli ağlaması, davranış problemleri göstermesi, herhangi bir materyali ve uyarana tepki göstermemesi, yoksunlukta özellikle sürekli şiddet eğiliminde olması, sürekli ekranı arzulaması adeta hipnotize olması bağımlı olduğunu bir göstergesidir diyebiliriz. Çocuğun izlediği maruz kaldığı şeyler aile denetiminde olmalı çünkü çocukların kendilerini denetleyebilme ve kontrol edebilme becerileri yetişkinler kadar gelişmiş değildir. Aile bu durumu göz önünde bulundurmalı, ailenin gözetimi altında daha eğitsel programlar veya çizgi filmler tercih edilmeli ama kısıtlı sürede olmalıdır. Mümkün mertebe 3 yaşından önce önermiyoruz. Onun dışında çeşitli oyuncaklarla, çeşitli materyallerle; ince motor, kaba motor, bilişsel ve dikkat becerilerini geliştirici etkinliklerle desteklenebilir aile bu konuda destek olabilir. Çocuğun akranlarıyla vakit geçirebilmesi iletişim becerilerinin gelişmesi için ortam oluşturulabilir." tavsiyelerinde bulundu.

"Çocuğun ağlamasına, öfkelenmesine fırsat vermeliyiz ama çözümü teknolojik aletlerde bulmamalıyız"

Anne ve babaların çocukların öfkelerini bastırmak için veya ağlamamaları için teknolojik aletlerden faydalanmaması gerektiğinin altını çizen Ayoğlu, "Gerekirse çocuk ağlayabilir; çocuğun doğasında var. Çocuk ağlamalı, kendini ne şekilde ifade edecekse ifade etmelidir. Bunun için öfkelenmeli de bu duyguyu da yaşamalı ama bunun çözümü ekran olmamalıdır. Özellikle yemek yerken ekran kullanımını biraz kısıtlamalıyız çünkü çocuk ne yediğinin farkına varmalı; tat alma duyusunun farkına varmalıdır. Evde sürekli telefon ve televizyon açık kalmamalıdır bunu normalleştirmemeliyiz. Çocuklar sosyal öğrenme yoluyla bazı şeyleri kalıcı hale getirir, dolayısıyla anne babanın yaklaşımı ve anne babanın tutumları çocuk üzerinde çok bir yere sahiptir. Çocuğun ağlamasına fırsat vermeliyiz, öfkelenmesine fırsat vermeliyiz ama çözümü teknolojik aletlerde bulmamalıyız." ifadelerini kullandı. (İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.