1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Sağlam, yüksek elektrik fiyatlarının ülke kalkınmasına engel olduğunu söyledi
Sağlam, yüksek elektrik fiyatlarının ülke kalkınmasına engel olduğunu söyledi

Sağlam, yüksek elektrik fiyatlarının ülke kalkınmasına engel olduğunu söyledi

Enerji fiyatları ve kırsal kalkınmaya ilişkin değerlendirmede bulunan HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, yüksek elektrik fiyatlarının tarım, üretim ve sanayinin gelişmesine engel olduğuna dikkat çekti.

A+A-

HÜDA PAR Genel Başkanı İshak Sağlam, iç gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede; yüksek enerji fiyatları, kırsal kalkınma ve sağlık sektöründeki çifte standartlara değindi.

Sağlık sektöründeki çifte standarta ilişkin açıklama yapan Sağlam, "Mağdur edilen personeller için bir bütçe oluşturularak farklılığın giderilmesi adaletin gereğidir ve iş barışına hizmet edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Yüksek enerji fiyatları ve kırsal kalkınma

Çiftçilerin yüksek elektrik fiyatları ile ilgili yaşadığı sıkıntılara hükümetin sessiz kaldığını söyleyen Sağlam, "Elektrik ile sulu tarım yapan çiftçilerin yüksek faturalar ile ilgili çözülemeyen sorunları üretim yapmalarını engellemeye devam etmektedir. Yıllardan beri bu soruna makul bir çözüm bulunamaması üzüntü vericidir. Özellikle elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden sonra her yıl mağduriyetler yaşanmaktadır. Tam da sulama ihtiyacının olduğu dönemde elektrik dağıtım firmaları çeşitli bahanelerle çiftçinin elektriğini keserek üretim kaybına ve milli servetin heder olmasına sebep olmaktadır. Yüksek elektrik fiyatları tarım, üretim ve sanayinin gelişmesinin en önemli engeli haline gelmiştir. Bir yıllık mahsulün tamamının dahi elektrik faturasını karşılayamadığı bir elektrik tarifesi ile halkın ve ülkenin menfaatleri korunamaz. Hükümetin yüksek enerji fiyatları konusundaki sessizlik ve duyarsızlığı daha fazla sürmemelidir." dedi.

"Yatırım önceliği sulu tarıma ve sulama alt yapısına verilmelidir"

Kırsal kalkınmanın önemine vurgu yaparak buna dair önerilerde bulunan Sağlam, "Türkiyedeki tarım potansiyeli, makul bir tarım politikası ile değerlendirilmesi durumunda dışa bağımlılığı bitirmenin yanı sıra dış ticaret açığını dahi tek başına kapatabilecek büyüklüktedir. Salgının beklenmedik bir anda oluşturduğu kriz, bu sektörde bir fırsat kapısını da açmıştır. Atıl kaynaklar harekete geçirilmeli, yatırım önceliği sulu tarıma ve sulama alt yapısına verilmelidir. Tarıma elverişli olan toprak susuz bırakılmamalıdır. Kırsal kalkınma bir seferberlik anlayışıyla gündemde olmalı ve bu konuda dünyadaki başarılı örneklerden istifade edilmelidir. Büyük kentlerin nüfus yoğunluğunu daha fazla taşıyamadığı bu yeni dönemde istikbal, kırsal kalkınmasını tamamlayan toplumların olacaktır." ifadelerine yer verdi.

"Sağlık sektöründeki çifte standart bitmelidir"

Sağlık sektöründeki çifte standarta değinen Sağlam, "Covid-19 salgın sürecinde bazı aksaklıklar dışında ortaya konulan kriz yönetimi sağlık alanında gelinen nokta açısından önemlidir. Ancak bu seviyeye rağmen sağlık çalışanları içinde oluşturulan modern kast sistemini andıran uygulamalar halen devam etmektedir. Sağlık çalışanları arasında birden fazla statünün olması, aynı işi yapmalarına rağmen çalışanların farklı ücretler alması iş barışını ve sağlıkçılarımızın motivasyonlarını ciddi anlamda zedelemektedir. Salgın sürecinde ek ödemelerdeki iyileştirmelerin ciddi farklılıklarla çalışanlara yansıması, aynı birimde çalışanların bile birbirlerinden çok farklı ücretler alması, ek ödemelerin 3 ay tavandan yatırılma sürecini gölgelemiştir." dedi.

Sağlık sektöründeki mağduriyetlerin giderilmesi çağrısında bulunan Sağlam, "Adil olmayan bu uygulama, geçmişte taşeron elemanı olarak görev yaparken, yasal düzenleme ile sürekli işçi statüsüne geçirilen temizlik, veri kayıt ve güvenlik hizmeti çalışanlarını mağdur etmiştir. Sağlık hizmeti bir bütün olup bu alanda görev yapan tüm çalışanlar yapının tamamlayıcı unsurlarıdır. Hizmet sunumunda bazı kesimleri küçümsemek, değersizleştirmek veya ötekileştirmek adil ve sosyal yönetim anlayışı ile bağdaşmaz. İşçi statüsündeki çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi sağlık hizmeti bütünlüğünün gereğidir. Bu anlamda mağdur edilen personeller için bir bütçe oluşturularak farklılığın giderilmesi adaletin gereğidir ve iş barışına hizmet edecektir." şeklinde ifade etti.

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.