Sahabeleri her yönüyle örnek almalıyız

Sahabeleri her yönüyle örnek almalıyız

Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından düzenlenen "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar" konulu programda, Sad Bin Ebi Vakkas'ın örnek mücadelesi ve öncü kişiliği anlatıldı.

Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Kültür Merkezinde, Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın tarafından 'Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar' adlı bir etkinlik düzenlendi.

Adana'da düzenlenen programda konuşan İlahiyatçı Yusuf Tutak, yanlış kişileri kendimize önder olarak seçtiğimiz takdirde her iki dünya hayatımızın da zelil olacağını söyledi.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte selamlama konuşması yapan Peygamber Sevdalıları Vakfı Adana Bölge Temsilcisi Osman Yalçınkaya, sahabenin önemine ve onların hayatlarının anlaşılmasına duyulan ihtiyacın her zamankinden daha fazla olduğuna dikkat çekti.

Yalçınkaya, "Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde kendilerinden övgü ile bahsedilen Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in güzide ashabı, asırlardır biz Peygamber Sevdalılarına örnek olmuş ve yolumuzu aydınlatmıştır. Allah'a kulluğu, Müslümanca yaşamayı, Peygambere bağlılığı, Kur'an-ı Kerim'e tabi olmayı onlardan öğrendik." diyerek sahabelerin hayatımızdaki önemine vurgu yaptı.

Selamlama konuşmasının ardından sahneye çıkan Adana Grup Kervan Sanatçıları, sahabeleri konu alan eserler seslendirdiler.

Etkinliğe konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı Yusuf Tutak, konuşmasının başında etkinliğin teması olan "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar" konusuna değinerek, "Birileri, bazılarını önümüze sanatçı, star ya da örnek alınacak model olarak karşımıza çıkartıyor olabilir. Bizler onlara aldanmıyor ve asıl yıldızların Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in de dediği gibi sahabeler olduğuna inanıyoruz. Onlar daha hayatta iken, bizzat Nebi (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in diliyle cennetle müjdelenmiştirler. İşte asıl süper starlar bu mümtaz şahsiyetlerdir." dedi.

"Tüm alanlarımızda İslam'ı yaşatmalıyız"

Sad Bin Ebi Vakkas'ın İslam ile şereflenenlerin ilklerinden olduğuna vurgu yapan Tutak, "Okuduğumuz okulda İslam'ı kimse tebliğ etmiyorsa, iş yerimizde kimse hakka davet etmiyorsa, bizler her alanda öncü olmalı ve İslam'ı yaşatmalıyız. Sahabeleri her yönüyle örnek almalı, her türlü zorluk, sıkıntı ve işkenceler altında dahi tebliğ vazifelerinden bir an geri durmayan, hatta tam aksine sıkıntı ve belaların üzerine iman ve cesaretle giden 'Gökteki Yıldızlar'ı hayatımızın tüm alanlarında örnek almalı, dinimizi yaşamalı ve İslam'a susamış gönüllerde Yüce Allah'ın ayetlerinin yaşatılmasına gayret etmeliyiz" dedi.

 

"Anne ve babamız kâfir bile olsa dünyada onlarla iyi geçinmeliyiz."

Lokman Suresi 14'üncü ayetine değinen Tutak, "Gençlerimiz şükretmeli ki bazı sahabenin aileleri gibi bir ailemiz yok. Bize ambargo uygulayan, hapseden, canımıza kasteden ve İslam'dan vazgeçmediğimiz için bize zulmeden anne-babamız yok elhamdülillah. Bu konuda Lokman Suresi 14'üncü ayet bizim için çok güzel bir örnektir. Ayette 'Eğer anne-baban, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa bu durumda onlara uyma.' diye buyrulur. Sad Bin Ebi Vakkas'ın ailesi de böyle bir aile idi. Aklımıza gelen bütün işkenceleri öz annesi evladına yapıyordu. Ya bizim de ebeveynlerimiz bize böyle işkenceler yapsaydı, ne yapardık? Sahabeler gibi bir duruş sergileyebilir miydik? Bunu kendimize ve toplumumuza sormamız gerekiyor. Sad imanında direndi, bütün işkencelere sabır ve İslam ahlakı ile dayandı. Ardından annesi evladına 'Sen İslam'dan vazgeçene kadar ben yemeden ve içmeden el çekiyorum. Ta ki açlık ve susuzluktan ölünceye kadar. Sen buna rağmen yolundan dönmez isen, Mekke sokaklarında yürüyemezsin, herkes sana 'anne katili' der ve sen başın dik bir şekilde yürüyemezsin.' demesine karşılık evladı Sad, yine de anne ve babasına saygıda kusur etmiyor, fakat söz konusu aziz İslam davası olduğunda ise tavizsiz bir Müslüman tavrı sergiliyordu." dedi.

"Sahabeleri tarih sayfalarına hapsedemeyiz"

Norveç'te güvenlik güçleri ve tüm toplumun önünde, açık olarak dinimize olan nefretini kusan ve hayat kitabımız olan Kur'an-ı Kerim'i yakma girişimi sırasında, bir Müslümanın tepki gösterdiği olaya ilişkin Tutak, "Müslüman dediğin zillete razı olmamalı, zulme ve zulümata başkaldırmalıdır. Geçtiğimiz günlerde Norveç'te şehir meydanında asrın inkârcıları, Kur'an'ı yakmak adına bir araya geldiler ve bu olayı o kadar çok sahiplendiler ki, bütün dünya basınını da toplayarak kendi polis ve korumaları eşliğinde nefretlerini bir kez daha ilan etmeye giriştiler. Fakat bir yiğit kalktı ve bütün kalabalığı aşıp kitabımızı yakan şahsın göğsüne bir tekme attı. İşte alın size günümüzün Sad bin Ebi Vakkas'ı… Sahabeleri tarih sayfalarına gömmeyin! Bakın işte yaşadığı asrın Sad bin Ebi Vakkası...

Müslümanlar gayretkeş olmalı bu dini bu topluma hâkim kılma adına elimizden geleni esirgememeliyiz. Hayatı boyunca tüm cihad meydanlarında Sad en önde idi. İşte bizim rol modellerimiz bu sahabe efendilerimizdir." ifadelerini kullandı.

"Dualarımıza icabet olunmasının şartı helal rızıktır"

Tutak, "Hz. Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in yanına gelerek, Allah'ın dualarını kabul etmesi için, dua talep eden Sad'a, Âlemlere Rahmet Efendimiz, 'Ey Sad yediklerine dikkat et.' diyerek cevap veriyor. Çoğu zaman 'dualarımız kabul olmuyor' diye iç geçiriyoruz. Bakın işte yol ve yöntem bellidir. Yediklerimize dikkat etmeli, helal ve temiz olanından rızıklanmalı, kendimizle beraber ailemizin de helal rızık kazanması için gayret içinde olmalıyız." dedi.

Düzenlenen etkinlik, Hasan Hüseyin Çubuk Hoca'nın yaptığı dua ile sona erdi.

İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.