’Şapka Kanunu’na karşı çıkanlara orantısız ceza’

’Şapka Kanunu’na karşı çıkanlara orantısız ceza’

CHP’li Ali Topuz, Şapka Kanunu’na karşı çıkanlara orantısız ceza uygulandığını söyledi

Aksiyon dergisinde yer alan röportajında İdris Gürsoy'un sorularını cevaplayan Topuz, din eğitiminin ihtiyaç olduğunu belirterek, "Çağdaş eğitimle din eğitimi iç içe sokuluyor. İmam hatiplerin açılması, kapatılması değil mesele. Bir insan dinini öğrenmesi lazım. Din insanı hayata bağlayan bir şeydir. Yaradılışla ilgili bir düşünceye sahip olmak insanı dünyada ayağını yere bastıran şeydir. Din eğitimi almam bana bir bakış açısı sağlamıştır." dedi.

Şapka isyanında dedesinin İstanbul'a kürek mahkumu olarak sürgün edildiğini ifade eden Topuz, "Şapka isyanı konusunda genç yaşta bazı tartışmaları yaşadım. Gördüm ki şapka bahane edilmiş. Atatürk'e karşı güvensizliği olan çevreler şapkayı bahane edip şapkayı giymeyeceğiz, diye insanları tahrik edip isyan hareketine dönüştürmeye başlamıştır. Dedem 'biz adam öldürmeye gelmedik, şapka giymeyeceğiz demeye geldik' diyor. Babaannem, babamın da başına bir şey gelir diye onu İstanbul'a göndermiş. Din adamlarının saygınlığı ile din adamlarının sorumsuzca yaptıkları şeyleri algılama imkanı buldum. Objektif bakabilecek noktaya getirdim kendimi. Dengeli bir bakış açısına götürdü bu olayları yaşamış olmam." diye konuştu.
Şapka Kanunu'na karşı çıkanlara orantısız ceza uygulandığını söyleyen Topuz, "Atatürk şapka isyanından bir yıl önce Rize'ye geliyor. O sırada müftülerden bir kısmı birleşerek Atatürk'e dilekçe vermişler, 'medreseleri tekrar aç' diye. Atatürk de 'biz medreseler yerine okullar açacağız' demiş. O tarihte medreselerde hocalık yapanlar askerlikten muaftı ve para alıyorlardı. Yaptığım incelemelerde gördüğüm kadarıyla orantısız ceza uygulamışlar. İdam cezalarının olmamasını düşünüyorum. Şapka isyanında Rize'de 18 kişi asıldı. Evet bir inkılap yapılmış, otorite sağlanması lazım, ama bunun için idam cezasını kullanmak fevkalade yanlış olmuştur. Suç işlemişse ceza vermenin çeşitli yolları vardır, hürriyetleri tahdit edersin, ama canını almak olur mu? Hangi hakla alıyorsun canını? İstiklal mahkemelerindeki idam cezaları, Yassıada'daki idam cezaları, insanlık adına savunulacak şeyler değildi. Keşke bunlar olmasaydı." dedi.

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.