1. HABERLER

  2. MARDİN

  3. MAZIDAĞI‎

  4. Selahaddin Ürük kabri başında anıldı
Selahaddin Ürük kabri başında anıldı

Selahaddin Ürük kabri başında anıldı

​Hizbullah Cemaati’nin önde gelen isimlerinden Selahaddin Ürük, şehadet yıl dönümünde Mardin’in Mazıdağı ilçesinde sevenleri ve yakınları tarafından yâd edildi.

A+A-

2001 yılında Adana'nın Pozantı ilçesinde düzenlenen bir baskında katledilen Hizbullah Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Selahaddin (Sülhaddin) Ürük, yakınları ve sevenleri tarafından Mardin’in Mazıdağı ilçesinde bulunan kabri başında düzenlenen anma programı ile yâd edildi.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda; HÜDA PAR Kızıltepe İlçe Başkanı Abdullah Kavan bir konuşma yaparak şehitlerin hayatından kesitler aktardı.

Konuşmasında şehadetin önemine vurgu yapan Kavan, merhum Ürük gibi öncü şahsiyetlerin, insanların bir çığır açtığını söyledi. Kavan, Ürük'ün geride bıraktığı davaya özellikle gençlerin sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi."Şehid Selahaddin çığır açan öncü bir şahsiyettir"

Kavan, "Şehitlerin hayatlarına baktığımız zaman farklı bir atmosfer var. Hayatlarının sonuna kadar kararlılık üzeredirler. Selahaddin ağabeyin hayatına da baktığımız zaman bunu görüyoruz. Hepiniz onu çok iyi tanıyorsunuz. Burada onunla birebir yaşamış onunla yaşıt ağabeylerimiz var. Onun en büyük fedakârlığı olan dünya malını elinin tersiyle ittiğini hepiniz çok daha iyi biliyorsunuz. Gerek hicret, gerek zindan hayatını ve şehadetini en yakın hisseden ağabeylerimiz buradadır. Onların şahsında Hatip Abi (Şehit Hatip Dağ), Abdulvahap Abi (Şehit Abdulvahap Yersiz) şehitlerin hayatlarını biraz irdeleyelim. Şehitlerin hayatlarına baktığımız zaman iki unsur ön planda görünüyor. Birincisi bunların ilklerden olması yani bir çığır açmasıdır. İkincisi ise özellikle Allah Teala’nın bu ilklerden söz etmesi, bütün İslami çalışmalarda, gerek Peygamberlerin hayatında ve Peygamberimizin hayatında bunlara yapılan vurgu söz konusudur. Tıpkı S’ad Bin Muaz gibi. Mus’ab Bin Umeyr’in telkiniyle Müslüman olan Sad kabilesine ve aşiretine öncü olmuş hidayet bulmuşlardır. Yani bir çığır açmışlar. Tıpkı bugün bahsettiğimiz şehitlerimizden Selahaddin ağabey gibi çığır açan kişilerden bahsediyoruz. Onlara ayrı bir değer ayrı bir kıymet verilmiştir." ifadelerini kullandı.

"Şehitlerimiz kanlarıyla bu topraklara İslami davanın tohumlarını atmışlardır"

Özellikle gençlerin bu davaya sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Kavan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şehitlerin hayatına baktığımızda en üst bir sınır çizgisi görüyoruz. Sınır çizgisi dediğimizde herkes bu sınırı aşamıyor. Birey, grup ve cemaat olarak çoğu o sınır çizgisini aşamıyor. Bu sınır çizgisi kendi canından vazgeçmektir. Onun için Allah-ü Teâlâ onlara ayrıcalık vermiştir. Belik yakın tarihimizde 6-8 Ekim olayları gibi bir travma yaşayan bizim bölgemizde bu sınır çizgisine takılan kesimleri bir hatırlayın. Hem birey hem grup hem cemaat olarak bu sınır çizgisine takılanları bir göz önüne getirelim. Çünkü bu sınırı geçemeyen gerçek manada İslami bir tebliğ ve İslami bir sorumluluğu yerine getiremez. Ve bu ağabeylerimiz ve kardeşlerimiz böyle bir mektep açmışlar bize ve böyle bir hayat kitabını bırakmışlar. Çünkü bunu sadece sözleriyle değil canlarıyla, yaşantılarıyla ve son nefesinde şehadete kavuşuncaya kadar ve bize böyle bir okul bırakmışlardır. İşte Allah-ü Teala'nın da zikrettiği 'onlar diridirler fakat siz anlayamazsınız' dediği kişilerdir. Hem manevi anlamda diridirler hem yaşantı olarak bize o mirası bıraktıkları için aramızda diridirler. İşte bu ağabeylerimiz, inanın bu bölgede adeta topluma bir iman pompalamış ve bir davanın tohumlarını atmışlardır. Eğer bu bölge İslami olarak biraz ayakta duruyorsa, onların atmış olduğu tohumlar ve çalışmalardır. Bunları Kutlu Doğum etkinlikleri, Umut Kervanı hizmetleri, Kur'an Neslinin çalışmaları olarak görebilirsiniz. Elhamdülillah onlar bu dediğimiz şehadet çizgisine ulaşacak genç nesiller bırakmışlardır. Gençlerimiz onların davalarını sürdürürlerse onları mesrur edeceklerdir."

Program, Kavan’ın konuşmasının ardından yapılan dua ile son buldu.

Arkadaşlarının dilinden Selahaddin Ürük

Program sonrası İLKHA muhabirine konuşan merhum Ürük’ün arkadaşları, Salahaddin'in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu ve herkes tarafından sevilen ve fedakâr bir şahsiyet olduğunu ifade ettiler.

Hemşerisi ve arkadaşı Ahmet Urat, "Selahaddin ile aynı köyden aynı ilçeden ve çevreden olduğumuz için rahmetliyi çok iyi tanıyorum. Çok iyi bir insandı. Yani şunu diyebilirim. Herkes tarafından çok sevilen bir insandı. Buna karşılık bunun sebebi de onun herkesi sevmesiydi. Yani dost-düşman demeden herkesi seviyordu. Herkese ilgi ve alaka duyuyordu ve ilgileniyordu. Fedakâr bir insandı. Bize Siyer kitaplarında anlatıldığı kadarıyla Peygamber Efendimizin bazı vasıfları Selahaddin kardeşimizde mevcuttu. Buna Allah için şahitlik yapabilirim. Yani insan ne kadar dertli olursa olsun onun yanında 5 dakika kaldığında bütün sıkıntılarını unutuyordu. O aramızda iken insanlar İslami davaya daha çok ilgi ve sempati duyuyorlardı. Her türlü milliyetçilikten uzak idi. Peygamber Efendimizin öğütlediği evrensel İslami değerlere önem veren bir şahsiyetti. Rabbimden gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Ve Allah onun gibi bir tanesini daha nasip etsin inşallah."

"Selahaddin çok güzel bir ahlaka sahipti"

İş arkadaşı Hacı Mehmet Demirel ise "Selahaddin ile uzun süre beraber çalıştık. Ahlakı çok güzel bir insandı. Kiminle konuşsa ondan razı ve hoşnut olurdu. Beraber çalışıyorduk. Etibank’ta. Ben işçi o muhasebe müdürüydü. Ahlakı çok güzeldi. İşçilerin maaşını o veriyordu. O verdiği zaman işçiler çok seviniyordu. O insanlara karşı çok iyiydi. Herkese hal hatır sorardı. Kimseye haksızlık yapmazdı. Onun gibi güzel ahlaka sahip birini kaybetmek bizi çok üzdü. Tüm bölge onun için üzüldü. Salih bir insandı. Onu rüyamda gördüm. Ondan bana şefaatçi olmasını istedim 'tamam' dedi. Onu çok seviyorduk. Arkadaşımızdı. İnşallah Allah Teala bizi onun şefaatine nail kılar ve bize de şehadeti nasip eder." dedi. 

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.