Adaletli Halife Hz. Ömer (radiyallahu anh)

Adaletin nurunu insanlığın kalbine yansıtan sayıca az, değerce paha biçilmez yıldızlara insanlık şahitlik etti. İnsanlık onlarla parladı, onlarla yüceldi.

a) Kimdir?

Adaletin nurunu insanlığın kalbine yansıtan sayıca az, değerce paha biçilmez yıldızlara insanlık şahitlik etti. İnsanlık onlarla parladı, onlarla yüceldi. O yıldızlar ki, “Veda Tepelerinden Doğan Ay’ın” şualarını üzerimize bir ömür yansıttı. Hz. Ömer, işte parlaklığı devam eden bu ender yıldızlardandır.

Uzun boylu, iri cüsseli, sert mizaçlı, beyaz tenli, geniş alınlı, saçları dökük ve gözlerinde bir nevi kırmızılık vardı. Cesur, yiğit ve adil bir kişiliğe sahipti.

Hz. Ömer; Fil olayından 13 yıl sonra doğdu. Kabilesi Adiyyoğullarına nisbetle el-Adevî de denilmiştir. Ebu Abdullah/Ebu Hafs, Müslüman olduğu dönemde ise Faruk (Hak ile batılı ayıran) künyelerine sahipti.

Babası Hattab b. Nüfeyl, annesi Mahzun oğulları kabilesinden Hantame binti Hişam idi. Küçükken ölenler dahil 10’dan fazla çocuğu vardı: Bilinenler şunlardır: Abdullah, Abdurrahman, Hafsa, Ubeydullah, Fatıma, Asım, Rukiye, Zeyd, Zeynep.

Hz. Ömer, ikinci halifedir.

Miladi 584 yılında Mekke’de doğmuştu.

Okuma yazma bilen ender kimselerdendi.

Gençliğinde babasının develerine çobanlık yaptı.

Müslüman olmadan önce birçok kimseye işkence eden biriydi.

Mekke yönetiminde elçilik/sefaret görevini üstlenmişti.

Aynı zamanda iyi bir hatipti.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in duasıyla Müslüman oldu.

Kırkıncı erkek Müslüman olarak bilinir.

Aşere-i Mübeşşere’dendir.

“Emiru’l Müminin” lakabını ilk defa o kullandı.

Hiçbir akrabasına devlette görev vermedi.

b) Hidayeti ve Hayatı:

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, “Allah’ım! İslam’ı Amr(Ebu Cehil) b. Hişam veya Ömer b. Hattab ile izzetlendir.” diye buyurdu. Buna göre en meşhur rivayet, İbn-i İshak’ta geçtiği üzere müşriklerin Daru’n-Nedve’de Ebu Cehil’in teşvikleriyle Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’i öldürmeye giderken iman etmesiyle ilgili olandır. Yolda eniştesi Said b. Zeyd ve kız kardeşi Fatıma’nın Müslüman olduklarını öğrenince ikisini de dövmüştü. Daha sonra acımış ve yanlarındaki Kur’an sayfalarını okuyunca kalbinde iman tohumları yeşermişti. Daru’l Erkam’a varıp Müslüman olmuştu.

İbni Sad’ın “Tabakatü’l Kübra” adlı eserinde Hz. Ömer’in nübüvvetin 6. yılında 27 yaşında Müslüman olduğu belirtilmiştir. Genelde 40. Müslüman olmakla bilinse de 40. erkek Müslüman olması daha doğrudur.

Daru’l Erkam’da Müslüman olduktan sonra Kabe’de Müslüman olduğunu açıkça haykırdı. Hatta Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ve tüm Müslümanlarla beraber, tekbirlerle Mescid-i Haram’a kadar yürüyüp toplu namaz kıldı. Müşrikler adeta bir şok içindeydi. Çünkü bu eylem azınlıkta olan Müslümanlar için büyük bir cesaretti.

Hicrete kadar altı yıllık süre zarfında hayatı hakkında fazla bilgi olmamasına karşın Medine’ye hicrette cesaretiyle öne çıktı. Herkes çeşitli sebeplerden dolayı gizli hicret ederken o, açık ve tehditkârane hicret etti.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Kuba’da Ensar’ın erkeklerinin bir evde toplanmasını istedi. Kendisi onlardan beyat alırken diğer bir evde toplanmış olan kadınlardan da beyat alınması için Hz. Ömer’i görevlendirdi.

Hz. Ömer, Muhacirlerden Hz. Ebu Bekir, Ensar’dan Ben-i Salim kabilesinden İtban b. Malik ile kardeş kılındı.

Hz. Ömer, Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ile beraber bütün gazvelerde bulundu. Bedir savaşında Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in Ensar ve Muhacirle istişare etmesinde fikrini açıkça söylemiş, onu desteklediğini belirtmişti.

Bedir savaşı sonrası Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in ashabıyla esirlerle ilgili görüş alışverişinde hepsinin öldürülmesi fikrini dile getirmişti.

Uhud Savaşında yaşanan hezimette Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ve sahabe-i kiramla beraber sabretti. Ebu Süfyan’a cevap vermesi için Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ona konuşmasını emretmiş ona cevap vermişti.

Ben-i Müstalik gazvesinde çıkan fitneden dolayı Abdullah ibni Ubey’e karşı dik bir duruş sergileyip öldürülmesi için izin istemişti.

Hudeybiye günü anlaşma şartlarının zahiren beğenilmemesine karşın sonradan pişman olsa da sesli itiraz eden yine oydu.

Ebu Süfyan’nın bozulan Hudeybiye anlaşmasını yenilemek üzere Medine’ye gelişinde en sert tepkiyi o ortaya koymuştu.

Huneyn savaşında da yaşanan ani bozgunda Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ile beraber ön saflarda sebat edenler arasında yer almıştı.

Tebük Seferinde çıkacak ‘Zorluk’ ordusu için malının yarısını infak olarak vermişti.

Hevazin kabilesine karşı gidecek olan Seriye’ye komutan olarak hicri 7. yılda o görevlendirilmişti.

Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in vefatı esnasında şoka girmiş, bunu kabullenememiş, Hz. Ebu Bekir’in, ikazıyla herkes gibi kendine gelebilmişti.

Hz. Ebu Bekir’in hilafeti üstlenmesinde ve devamındaki rolü inkâr edilemez. Hem yardımcısı hem siyasi danışmanı hem de dayanağıydı.

Kur’an’ın cem edilmesinde onun teklifinin yeri büyüktü. Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem onun için “Muhakkak ki Allah, hakkı Ömer’in diline ve kalbine yerleştirdi” buyurmuştu.

Halife Seçilmesi:

Hz. Ebu Bekir’in halife seçilmesi kısmen seçimle söz konusu olsa da Hz. Ömer’in halife olması tamamen bir atama, yani tayinle gerçekleşti.

Hz. Ebubekir, Hz. Ömer’i halife tayin etti. Her ne kadar bu göreve itiraz ettiyse de Hz. Ebu Bekir, onu sert bir şekilde azarladı. Sonra ona nasihat etti. Ardından şu duayı yaptı. “Allah’ım! Ben bu hareketimle, onlara hayırdan başka bir şey dilemedim. Onlara fitne geleceğinden korktum. Onları idare etmek üzere en iyilerini tayin ettim. Ey Rabbim! Onu Raşit halifelerden eyle. Ona tabi olanları ıslah et!”

Hz. Ebu Bekir’in vefatından sonra Hz. Ömer, minbere çıkıp bir hutbe okudu. Öylece görevini üstlenmiş oldu.

Hz. Ömer halife olduktan sonra Hz. Ebu Bekir’in kendisi hakkında beyan ettiği gibi davrandı. Sert değil, yumuşak ve hilm sahibiydi.

Devletin Beytu’l Mal’ının ümmetin olduğunun farkındaydı. Sıradan bir insanın yediğini yiyor, içtiğini içiyordu. Sade ve doğal giyiniyordu. Onun bu yaşantısı ve tavrı Müslüman olmayanları da şaşırtıyordu.

Gerek Müslüman gerek Müslüman olmayan herkese adaletli davranıyordu. Seçkin kişiliği, cesareti ve fedakarlığı bu işin temelinde yatan hakikatlerdi.

Hz. Ömer’in İcraatları:

1-Fetihler:

a-Irak Fetihleri:

Köprü (Cisr) Savaşı, Büveyb Savaşı, İran topraklarının kapısını Müslümanlara açan Kadisiye Savaşı, Medain’in Fethi, Celula’nın Fethi, Ahvaz’ın Fethi ve Nihavend Savaşıyla İran toprakları tamamen fethedildi.

b-Suriye Fetihleri:

Fahl Savaşı, Dımeşk’in Fethi, Mercu’r-Rum Savaşı, Humus’un Fethi, Yermuk Savaşı, Kudüs’ün Fethi, Cezire Bölgesi Fethi, Mısır’ın Fethi.

2-Devletİ Kurumsallaştırması:

a-Yeni Şehirlerin Kurulması

b-Beytü’l Mal ve Divan Müessesi

c-Hicri Takvimin Oluşturulması

d-Adalet Sisteminin Düzenlenmesi

e-Gayri Müslimlerin Sürgün Edilmesi

f-Mescid-i Haram’ın Genişletilmesi

c) Vefatı:

Fethu’l Bari’de İbn-i Hacer’in rivayetine göre Muğire bin Şube’nin Fars asıllı Ebu Lülüe künyeli Feyruz adlı kölesi, efendisinin istediği ücretin yüksekliğinden dolayı Hz. Ömer’e şikâyet etti ve olumlu cevap almadı. Kızıp “Adaletin, ben hariç herkesi kuşattı” diyerek Hz. Ömer’i öldürmeye karar verdi. Sabah namazında iki ucu keskin bir bıçakla Hz. Ömer’i yaraladı, kaçamayacağını anlayınca bıçakla intihar etti. Katilin kim olduğu anlaşılınca “Allah’a hamd olsun ki beni öldüren Müslüman biri değildi.” dedi Hz. Ömer. Evine götürülüp tedavi edilmeye çalışılsa da yarasının ölümcül olduğu anlaşıldı. Hz. Ömer borçlarını oğluna hesaplattı. Ödemesini vasiyet etti. Hz. Aişe‘den Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ile Hz. Ebu Bekir’in yanına defnedilmesi için izin istedi.

Hicri 24. yılda Zilhicce’nin 27’sinde suikaste uğrayıp Pazar günü 61 yaşında vefat etti. Halifeliği on yıl, altı ay, 4-8 gün sürdü.

Nitekim, arzu ettiği şekilde korumasız ve güven içinde yaşadığı Medine’de bir Mecusi tarafından şehit edilip tarihe adaletiyle nam salarak gitti.

e) Fazileti:

* Cesareti ve müşriklerle sürekli çekişir vaziyette oluşu, onu farklı kılmıştı. Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem’in aynı zamanda kayınbabası da olan Hz. Ömer, halife olduğunda da idare ve siyaset ilmini, adaletiyle taçlandıran örnek bir kişilik sergiledi.

* İbni Kesir’de rivayet edildiğine göre şu duayı yaparmış: “Ey Rabbim! Yaşlandım, gücüm azaldı, İslam devleti büyüdü. Reayam/halkım çoğaldı. Bu sebeple görevimde kusur yapabileceğimden korkuyorum. Üstlendiğim sorumluluğun büyüklüğünden korkuyorum. Allah’ım! Beni şehadetle şereflendirmeni ve Resulü’nün şehrinde ölümle nasiplendirmeni diliyorum.”

* Hz. Ömer kendi mizacının ve sertliğinin farkındaydı. Halife olduktan sonra şu duayı yapmıştı: “Ya Rabbi! Ben sert mizaçlıyım. Beni yumuşat! Zayıfım, beni güçlendir. Cimriyim beni cömert yap.”

* Hayatı hep Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ile beraber geçen Hz. Ömer, İslam’ı ve ruhunu kavrayan basiretli biriydi. Görüşleri Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem tarafından hep Kur’anî olarak görülmüş ve övülmüştü.

*Bedir esirleri, münafıkların cenaze namazını kılma meselesi ve içkinin haram kılınması gibi meselelerde görüşlerinde Kur’anî bir muvafakat vardı.

*Buhari’de geçtiği üzere bir gece Mescidde Müslümanların dağınık bir şekilde teravih kıldığını görünce “Bana öyle geliyor ki, bunları bir imam arkasında toplasaydım daha iyi (doğru, faziletli) olacaktır” dedi. Sonra kararlılık göstererek Übeyy b. Ka’b’ın arkasında onları topladı.” Böylece günümüze kadar gelen cemaatle teravih kılma uygulaması onun döneminde gerçekleşti.

Kaynakça:
*el-İsabe, İbn-i Hacer Askalanî, Sağlam yayınevi, 2011
*İslam Tarihi, M. Asım Köksal, Şamil Yayınevi, 3. Cilt, 1989
*Dört Halife, Muhammed bin İbrahim bin Salih Eba’l Hayl, Nebevi Hayat Yayınları

Mehmet Ali Gönül

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Kültür Sanat Haberleri

2024 siyer yarışması soru ve cevapları
2023 siyer yarışması soru ve cevapları
Siyer Yarışması kayıtları 100 binlere ulaştı
Nisanur dergisi ağustos sayısı, "Siyaset, Müslüman ve Kadın" başlığıyla çıktı
İnzar dergisi ağustos sayısında "Sapma" konusunu işledi