"Gösterdikleri gayretin sonunda Kur’an-ı Kerim'i öğrendiler"

Gaziantep’te erkekler için açılan Kur'an-ı Kerim kursuna katılan ve yaşları 50 ila 70 arasında değişen yaşlı amcalar, Kur'an-ı Kerim'i öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.

Kur’an-ı Kerim kurslarına katılarak Kur’an öğrenmenin mutluluğunu yaşayan yaşları 50 ila 70 arasında değişen yaşlı amcalar, gösterdikleri azim ile Kur'an'ı öğrenmenin yaşı olmadığını, her yaştan insanın azmettiği zaman öğrenilebileceğini söylediler.

Şahinbey Belediyesine bağlı Adil Özberk Sosyal Tesisleri kursunda her sabah bir araya gelen yaşları 50 ila 70 arasında değişen yaklaşık 12 Kur'an aşığı yaşlı amca, azmederek Kur'an-ı Kerim'i okumayı 3 ayda öğrendi. İlerlemiş yaşlarına rağmen her gün düzenli olarak kursa katılan yaşlı amcaların gösterdikleri azim ise gıpta ettirdi.

Kur'an-ı Kerim öğrenmenin yaşı olmadığını dile getiren amcalar, Kur’an eğitiminin yanı sıra tefsir, siyer ve ilmihal dersi başta olmak üzere temel dini bilgileri de öğrenerek ilerlemiş yaşlarına rağmen azimleri ile gençlere örnek oluyorlar.

Kur’an-ı Kerim'i öğrenmekten ve okumaktan dolayı çok büyük mutluluk yaşadığını söyleyen Servet Doğan (70), Kur’an öğrenmenin yaşı olmadığını, azim gösterildiğinde 3 ay gibi kısa bir sürede Kur’an’ın öğrenilebileceğini dile getirdi.

Kur’an-ı Kerim'i okudukça mutluluk duyduğunu belirten Doğan, “Benim her hangi kahve alışkanlığım yoktur. Bu kursa Kur’an-ı Kerim'i öğrenmek için geldim. Şu anda Kur’an-ı okuyabiliyorum. 2002 yılında emekli oldum. Ondan sonra Kur’an kursuna geldim. Burada Kur’an'ı iyice öğrendim. Kur’an-ı Kerim'i öğrenmek çok kolay oldu. İlk önce elif bayı öğrendim. Ondan sonra Kur’an-ı Kerim'e geçtim.”dedi.

4 yıldır devamlı olarak her gün kursa katıldığını belirten Kemal Özelmacı ise Kur'an-ı Kerim'i bilmeyen herkese öğrenmelerini ve okumalarını tavsiye etti.

"62 yaşındayım, keşke daha önce Kur’an-ı öğrenseydim"

"Keşke daha önce Kur’an-ı öğrenseydik." diyen Özelamcı, “Hacca gitmeden önce il müftülüğünde bize verilen seminerde Kur’an-ı Kerim'i öğrenmemizi söylediler. Ondan sonra bir arayış içine girdim. Sonra Adil Özberk tesislerine geldim. Hocamızla irtibata geçtim. Hacca gideceğimi ve hacca gitmeden önce Kur’an-ı Kerim'i öğrenemem gerektiğini söyledim. Hacca gitmeden 3 ay içerisinde Kur’an-ı Kerim'i öğrendim. Ondan sonra hacca gidip, geldim. 4 yıldır devamlı olarak her gün kursa geliyorum. Ben 62 yaşındayım, keşke daha önce Kur’an-ı öğrenseydim." ifadelerini kullandı.

"Gençlerin benim gibi yaşlanmayı beklememelerini tavsiye ediyorum"

Geçmişte Kur'an-ı öğrenmenin zor ve imkânların kısıtlı olduğunu belirten Özelmacı, “Bizim zamanımızda köylerimizde cami bile yoktu. Ondan dolayı öğrenemedik. Cuma namazına bile başka bir köye giderdik. Gençler de Kur’an-ı Kerim öğrenmeye gelsinler. Kur’an-ı Kerim'i öğrenmek çok kolay, zor değil. Ben 3 ayda öğrendim. Gençlerin, yüce kitabımızı öğrenmek için azimli olmalarını ve benim gibi yaşlanmayı beklememelerini tavsiye ediyorum.” şeklinde konuştu.

"57 yaşında 2 ay gibi çok kısa sürede Kur’an-ı Kerim'i öğrendim"

Kur’an okumayı bilmemenin en büyük eksiklik olduğunu ve bu eksikliği tamamlamak için kursa geldiğini belirten İsmet Kutlar da “Kur’an'ı öğrenmek sabır işidir. Arkadaşlarımıza bu kursa gelmelerini tavsiye ediyoruz. Ben 2 yıldır bu kursa geliyorum. Şu an 59 yaşındayım, 57 yaşında 2 ay gibi çok kısa sürede Kur’an-ı Kerim'i öğrendim. Kur’an-ı Kerim bir ders kitabı olmakla beraber sıratı geçme kitabıdır. Kur’an-ı Kerim her evde okunması gereken kutsal bir kitaptır. Gençlerimizin ve aile büyüklerimizin çocuklarına Kur’an-ı Kerim'i öğretmeleri lazım. Kur’an-ı Kerim'i bilmemek en büyük bir eksikliğimizdi. Bu eksikliğimizi tamamlamak istedik. Biz hepimiz Kur’an-ı öğrenme azmi ile geldik.” diye konuştu.

"Gençler Kur'an kurslarına gelsinler"

Kur’an-ı Kerim'in genç yaşta öğrenilmesi gerektiğini belirten Sait Kabacanoğlu (65) ise şöyle konuştu: “Benim yaşım 65 ve ben 4 yıl önce hiçbir şey bilmiyordum. Bu kursa geldik, Kur’an-ı Kerim'i öğrendik. Gençlerimiz de bu kurslara gelseler, bizden daha çabuk öğrenirler. Bizler Kur’an-ı çok geç öğrendik. Ama gençlerimiz daha erken yaşta gelseler daha kolay öğrenirler. Çünkü genç yaşta Kur’an-ı öğrenip hayatlarında uygulamaya çalışırlar.”

Çocukluk ve gençlik yıllarında Kur'an okumayı öğrenememiş, yaşları 40 ila 70 arasında değişen yaşlı teyzelerin gençlerden daha çok kurslara ilgi gösterdiğini belirten Kur'an Kursu öğreticisi Saliha İspir, özellikle gençleri Kur'an kurslarına beklediklerini söyledi.

Adil Özberk Sosyal Tesisleri Kur'an Kursu öğreticisi Mehmet Metin ise çocukluk ve gençlik yıllarında Kur'an okumayı öğrenememiş, yaşları 50 ila 70 arasında değişen yaşlı amcaların gençlerden daha çok kurslara ilgi gösterdiğini, kurslarına özellikle gençleri de beklediklerini söyledi.

"Gösterdikleri gayretin sonunda Kur’an-ı Kerim'i öğrendiler"

Yaşlı amcaların gösterdikleri azim ve gayret ile Kur’an-ı Kerim'i öğrendiklerini ifade eden Metin, “Allah bu amcalarımızın hepsinden razı olsun. Bu yaşta hiç aksatmadan her gün düzenli bir şekilde Kur’an-ı Kerim'i öğrenmeye geliyorlar. Kendi yaşıtları belki kahvede, parkta boş bir şekilde vakit geçirirken bu amcalarımız Kur’an-ı Kerim'in önemini ve kıymetini bilerek geldiler. Bizden Kur’an-ı Kerim öğrenmek istediler. Gösterdikleri gayretin sonunda Kur’an-ı Kerim'i öğrendiler. Şu an ilerletmeye çalışıyoruz.” dedi.

"Sadece Kur’an-ı Kerim'i okumayı öğrenmek yetmiyor, anlayıp hayatımızda yaşamak tesir ediyor"

Kur’an eğitiminin yanı sıra ilmihal dersi başta olmak üzere tefsir, siyer ve temel dini bilgiler dersi de verdiklerini belirten Metin, “Burada aynı zamanda biz Kur’an-ı Kerim'in bir-iki ayetinin tefsirini yapıp hayatımıza nasıl uygularız? Bunun için çabalıyoruz. Çünkü sadece Kur’an-ı Kerim'i okumayı öğrenmek yetmiyor. Kur’an-ı Kerim'i öğrenip, anlayıp ve hayatımızda yaşamakla insana tesir ediyor. Eğer bunu yapmazsak Kur’an-ı Kerim'i öğrenmenin bir manası kalmıyor. O yüzden genç yaşta öğrenmeleri daha güzel oluyor. Genç yaşta öğrenilen Kur’an-ı Kerim insanın hayatını güzelleştiriyor. Bu vesileyle ülkemiz ve bütün İslam âlemi de güzelleşir. Ama Kur’an-ı Kerim'i okumaz, anlamaz ve yaşamazsak bu dünya hayatından lezzet alamayız, ahiret hayatına da elimiz boş gideriz.” değerlendirmesinde bulundu.

"Kur’an-ı Kerim'den ne kadar uzaklaşırsak dışarıdan gelen fitneler bizi o kadar erken bozar"

İslam âlemindeki içler acısı durumun sebebinin özellikle de gençlere Kur’an-ı Kerim'in öğretilmemesi, anlatılmamasından kaynaklandığına dikkat çeken Metin, “Biz Kur’an-ı Kerim'i anlayıp öğrenirsek ve hayatımızda tatbik edersek önce aile hayatımız, mahallemiz, köyümüz, beldemiz ve şehrimiz düzelir. Yavaş yavaş bu tüm ülkeye yansır. İslam âlemindeki şu an içler acısı durumun sebebi de gençlere Kur’an-ı Kerim'in öğretilmemesi, anlatılmaması ve yaşatılmamasıdır. Önemli olan Kur’an-ı Kerim'i fiiliyata dökmemizdir. Eğer biz Kur’an-ı Kerim'i fiiliyata dökersek o zaman kimsenin oyunlarına alet olmayız. Kimsenin fitnesi içimize girmez. Ama Kur’an-ı Kerim'den ne kadar uzaklaşırsak dışarıdan gelen fitneler bizi o kadar erken bozar. İslam ülkelerinde kan gövdeyi götürüyor. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi de peygamber efendimizi ve en büyük mucizesi Kur’an-ı Kerim'i anlayamamamızdan kaynaklanıyor. Bizim Kur’an-ı Kerim'i anlamamızı da istemiyorlar. Kur’an-ı Kerim'i engellemeye çalışıyorlar. Ama bizim ise tam tersini yapmamız lazım.” diye belirtti. (İbrahim Koçyiğit-İLKHA)


















 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gaziantep Haberleri

Baba ve 2 oğlu depremden 76 saat sonra kurtarıldı
Gaziantep'te art arda deprem
Gaziantep'te 6.4 büyüklüğünde deprem
FETÖ, PKK ve DAİŞ operasyonunda bir zanlı tutuklandı
Gaziantep'te tramvayın çarptığı yaşlı adam hayatını kaybetti