Hem Felçli Hem Tutsak

Yıllardır cezaevinde tutsak olan tekerlekli sandalyeye mahkum Fikret Bayram'ın durumu ve mahkumların uzak yerlere sürgünleri, yargı paketleri ve cezaevi düzenlemelerinden Müslümanların faydalanamadığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

BATMAN - Yaşanan hiçbir gelişmeden Müslüman mahkumlar faydalandırılmadığı gibi onlara yeni zulümler yaşatmak için özel gayretler sarf ediliyor. Kazara biri fayda görse de hemen "Yanlış anlamayın isteyerek olmadı" mesajları veriliyor. Müslüman mahkumlara yönelik büyüyen zulmün son perdesi Batman'da sahnelendi.

 

20 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Fikret Bayram vücudunun yüzde 92'isini kullanamıyor. Bu haliyle 14 yıldır cezaevinde bulunan Bayram'ın affı için Cumhurbaşkanlığına gönderilen tüm dilekçeler sonuçsuz kaldı.

 

Adli Tıp Kurumu ise tamamen siyasi tavır takınarak Fikret Bayram'ın bu durumuna rağmen raporunda "Hastalığı sürekli değil" ifadelerini kullandı. İslami duyarlılığından dolayı hapse mahkûm edilen Bayram için çalınan tüm kapılar kapandı. Bayram şimdi de sevk zulmü ile karşı karşıya.

 

Yıllardır aynı koğuşta bakıma muhtaç olan Fikret Bayram'ın tüm ihtiyaçlarını karşılayan 12 arkadaşı hiçbir gerekçe gösterilmeden Batman M Tipi Cezaevinden yüzlerce kilometre uzakta bulunan Ordu E tipi cezaevine sürgün edildi. İş gücünü yüzde 92 oranında kaybeden, en temel ihtiyaçlarında dahi birilerinin yardımına ihtiyaç duyan Fikret Bayram'ın arkadaşlarının sürgün edilmesi "Zulüm üstüne zulüm" olarak yorumlandı.

 

Başka Mağdurlar da Var
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, özel yetkisini kullanarak daha önce onlarca hasta mahkûmu af ederek cezaevinden çıkardı. Ancak Fikret Bayram'ın durumu daha önce defalarca gündeme gelmesine ve bu konuda Cumhurbaşkanlığına sayısız dilekçe gitmesine rağmen hiçbir gelişme yaşanmadı.

 

Bayram'la aynı kaderi yaşayan bir başka hasta mahkûm ise cezaevinde Kronik Hepatit D ve hepatit B hastalıklarına yakalanan Yasin Demir. Yasin Demir'in de çaldığı tüm kapılar yüzüne kapandı.

 

Seyit Ali Demiryol, Ahmet Şahin, Turan Arı, Musa Özer ve Cahit Durmaz isimli mahkûmlar cezaevinde yakalandıkları kanser hastalığından dolayı teker teker yaşamlarını yitirdiler. Devlet yetkilileri yaşanan bu zulümlere hep kör, sağır ve dilsiz kaldı. Böylece çıkarılan tüm yasalar gibi tüm özel yetkiler de İslami davadan mahkûm edilenlerin aleyhine işlemiş olduğu gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi.

 

Fikret Bayram'ın yakınları yaşananlara tepki göstererek, "Onları Allah'a havale ediyoruz. Onlar bu zulmün hesabını Allah'a nasıl verecekler bilemiyoruz ama biz hakkımızı helal etmiyoruz" dedi.

 

Adli Tıp İdeolojik Tavır Takınıyor
Hür Der Batman Şube Başkanı Avukat Zekeriya Yapıcıoğlu, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki hükümlülerden Fikret Bayram'ın hastalığı ve cezaevinde tutulması nedeniyle basına daha öncede konu olduğunu hatırlatarak, "Fikret Bayram göğüs kafesi altında felçli olan ve vücudunun yüzde 92'sini kullanamayan bir mahkum. 14 yıla yakın bir zamandır cezaevinde bu felçli haliyle" dedi.

 

Fikret Bayram'ın daha önce özel aftan yararlanmak için Cumhurbaşkanına talebi olduğunu ancak Adli Tıp Kurumu felçli olmasına rağmen hastalığının sürekli olmadığını tanzim ettiği için aftan yararlanamadığını vurgulayan Yapıcıoğlu, "Bu tam bir ideolojik bir tavırdır. Hangi suçtan olursa olsun benzer durumdakiler adli tıptan bu raporu alabiliyorlar. Ama adli tıp ideolojik bir tavır takınarak daha önce anayasanın 104. Maddesine giren bir hastalık için aynı kişiye bu 104. Madde kapsamına girmez diye bir rapor verdi. Ama aynı raporda şu da belirtildi. Sürekli kontrolleri yapılma şartıyla cezaevinde ancak tutulabilir" diye konuştu.

 

Cezaevinde Kalamaz
Fikret Bayram için belirtilen şartların cezaevlerinde olmadığını dile getiren Yapıcıoğlu, "Kendisi tekerlekli sandalyeye mahkum. Tekerlekli sandalyenin geçemediği kapıları olan koğuşlarda kalıyor. Havalandırma hakkından doğru düzgün yararlanamıyor. Yatakhane üst katta üst kata kucakta çıkıyor. Aşağı inmek isterse yine kucakta indiriliyor havalandırmada aynı şekilde. Kendisi ile görüştüm arkadaşlarına yük olmamak için havalandırma ve telefon hakkından çoğu zaman kullanmıyor. Tekerlikli sandalye koğuşlardaki tuvaletlerin kapısında sığmıyor. Tuvalet ihtiyacı olduğunda sandalyeden kaldırılıyor sandalye katlanarak tuvaletin içene sokuluyor kendisi de kucakta taşınarak sandalye açıldıktan sonra oturtuluyor. Aynı işlem ihtiyacını giderdikten sonra tekrar ediyor. Bu cezaevi içerisinde ayrı bir ceza çektirmektir. Bu kelimenin tam anlamıyla işkencedir. Bu bir suçtur. Daha önce basınla televizyon ile gündeme getirdik. Birkaç destek çıktı fakat değişen bir şey olmadı. Yeni bir süreç başlamış dosyasını adli tıpa göndermiş. İnşallah bu sefer farklı ve olumlu bir karar çıkar" ifadelerini kullandı. (Fatih Akgül, M.Sait Çelik - İLKHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Olumsuz hava koşulları nedeniyle THY 50, AJet 64 seferini iptal etti
31 Aralık Çarşamba okulların tatil olduğu iller
Asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlendi
Sanal kumar gençliği tehdit ediyor!
Lastik ustaları: Kış lastiği 7 derecenin altında zorunluluktur