Hüseyin Kaya / Analiz-haber
Yasal dediysek öyle bildiğiniz bir yasallık değil. Dinlemeyi yapan kurum genellikle buna izin verecek yargı görevlisini bekler ve ona göre işe girişir. Her yargı mensubu her konuda dinleme izni vermeyebilir.
Deniz Baykal’ın malum kasetleri izleme ve dinlemenin arkasındaki güçleri bir daha tartışmaya açtı.
Seçim sürecinde MHP’lilerin kasetleri göründü internet medyasında.
Hükümet yapılan işi sahiplenmedi; ama birinci dereceden suçlu ilan edildi. Öyle ya, adı hükümetti ve görüntülerin kaydını yapmıyor olabilirdi; ama önlemini alabilmeliydi.
Tartışmalar sürüp gitti.
Sonra paşaların ses kayıtları çıkmaya başladı.
Ergenekoncu-ulusalcı çevreler öfkelendi, hükümet rahatsızlık belirtileri göstermeye başladı.
Basının bir kısmı ise evire çevire bu ses kayıtlarını yayınlıyordu.
Ses kayıtları Mit-Kck görüşmesini de deşifre edince hükümet kanadının kaşları çatıldı. Kılıçlar çekildi, dişler gıcırdamaya başladı.
Hükümet hamlelere girişti.
Önce polise yönelik bazı işler yapıldı. Özel Yetkili Mahkemelerle ilgili bir düzenleme gündeme geldi.
Cemaat medyası hükümete yönelik sert eleştiriler yöneltti.
İşi “Seni biz getirdik, biz götürürüz” imasına kadar götürdüler.
Ve hükümetin son hamlesi ipleri kopma noktasına getirdi.
Yeni düzenlemelerle “Yasadışı ses kayıtlarını yayınlamak” suç sayılıyor ve hapis cezası öngörüyordu.
Cemaat medyası buna karşı çıkıyordu.
Hatta sadece onlar karşı çıkıyordu.
Ses kayıtları yayınlansın, cezalandırılmasın istiyorlar.
Yani “Şecaat arz ederken sirkatin” söylüyorlar.
Bu vesileyle bizler de bu kayıtların arkasında kimlerin bulunduğunu öğrenme noktasına doğru gidiyoruz.
Az kaldı, sabredin.
Çok şey ortaya çıkacak.
Doğruhaber Gazetesi