Gündoğdu, Milletin başörtüsüne anayasal garanti talebinin karşılanmaması durumunda "öteki siyasi partiler gibi zamanla yok olursunuz" uyarısında bulundu.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 12 Eylül Darbesinin yıldönümünde ve Ak Parti iktidarının 10. yılında, Meclis'teki Yeni Anayasa Yazım Alt Komisyonunda, başörtüsüyle çalışma teklifinin geri çekilmesini sert bir dille kınadı. "Anayasa Yazım Alt Komisyonu'nda kadınların eğitim çalışma ve siyaset yapmasının önünün kapatılmaya çalışılarak başörtüsü yasağının sürdürülmeye çalışılmasını esefle kınıyoruz!" diyen Eğitim-Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, iktidara ve muhalefete seslenerek, yeni anayasada da başörtüsü yasağının olması durumunda, darbecilerin yaptığından farklarının kalmayacağını vurguladı.
Yeni Anayasada başörtüsü hakkının bütün yönleriyle tanınarak, defolu demokrasiye son verilmesi çağrısında bulunan Gündoğdu, milletin bu yöndeki beklentilerinin karşılanmaması durumunda "öteki siyasi partiler gibi zamanla yok olursunuz" uyarısında bulundu.
Ödenmiş bedeller unutulmasın!
Eğitim-Bir Sen, "Ödenmiş Bedeller Unutulmasın" isimli Mehmet Akif İnan Hatıra Yarışması'nda dereceye giren eserleri "Karanlık Dönemler ve Ödenmiş Bedeller" adıyla 12 Eylül Darbesinin yıldönümünde üç cilt olarak yayımladı.
12 Eylül'e ödenen bedelleri anlatan kitaplarla birlikte Eğitim-Bir-Sen yönetim kurulu üyeleri ile bir basın toplantısı düzenleyen Ahmet Gündoğdu, "Güçlü, özgür ve ileri demokrasiye sahip bir ülkenin inşasında herkesin ortalama gayretinden öte bedel ödeyenleri gelecekteki nesle taşımayı görev sayıyoruz.
Bu bedelleri ödeyenlerin anılarının toplumla buluşturulmasını temsil ettiğimiz misyon açısından önemsiyoruz" şeklinde konuştu. Gündoğdu, darbe sonrası ordudan ihraç edilip bunu 9 yıl boyunca annesine söyleyemeyenlerin, yaşları büyütülerek idam edilenlerin, coplanıp çocuğunu düşürenlerin, eğitimleri yarıda kalanların ve öz vatanlarında parya muamelesi görenlerin olduğunu söyledi.
Jön Türkler ve İttihat Terakki ile başlayan darbeci dönemlerde millet iradesine karşı en büyük saldırıların yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, bu geleneğin 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan e-muhtıra ile devam ettirildiğine dikkat çekerek, "Ancak milletimiz, 12 Eylül 2010 referandumuyla darbe dönemlerinde kendisine giydirilmeye çalışılan deli gömleğini bir daha asla giymeyeceğini kararlı bir şekilde haykırmıştır" diye konuştu.
Darbecilere cevap, sivil anayasadır
Milletin ve kendilerinin darbelerle yüzleşme konusunda TBMM'den büyük beklentileri olduğunu ve darbe izlerinin silinmesi için yapılan çalışmalara değinen Ahmet Gündoğdu, bu çalışmaların üç koldan yürütüldüğünü anlattı. Gündoğdu, bunların sırasıyla TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu ve çalışmaları, yargılanması devam eden darbe ve darbe girişimi davalarıyla darbe dönemlerinin izlerini tamamen silecek, yeni bir anayasa çalışması olduğunu açıkladı.
Komisyon raporunun biran önce tamamlanıp, kamuoyuna açıklanmasını beklediklerini söyleyen Gündoğdu, şöyle devam etti: "12 Eylül ve 28 Şubat başta olmak üzere; Ergenekon ve Balyoz gibi kamuoyunun yakından takip ettiği darbe girişim planlarını kapsayan dava sürecinin sulandırılmadan sonuçlandırılmasıdır. Millet iradesini gasp etmek isteyen ve bu yolda ağır bedel ödetenler, hak ettiği cezayı almalıdır."