Siirt'te düzenlenen "Türkiye Sohbetleri" toplantısında Terörsüz Türkiye süreci ele alındı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan ve AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Terörsüz Türkiye" sürecinin kapsamı ve yol haritasına ilişkin değerlendirmeler, Siirt'te düzenlenen "Türkiye Sohbetleri" toplantısında gündeme geldi.
Toplantıda Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan ve AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, sürecin temel hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İl Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen programa Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan, AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, Araştırmacı-Yazar Eyüp Sağcan, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Şındak, ilçe ve belde belediye başkanları, akademisyenler, siyasi partilerin il başkanları, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
"Katılımcıların görüşlerini ve kanaatlerini almak istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Selim Köroğlu, "Türkiye Sohbetleri" toplantılarının temel amacının katılımcıların "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin görüş, kanaat ve sorularını dinlemek olduğunu belirtti.
Köroğlu, sürecin nasıl okunduğunu ve değerlendirildiğini öğrenmek istediklerini ifade ederek, bir sonraki toplantıda katılımcıların soruları ve kanaatleriyle ilgili kendi görüşlerini de paylaşacaklarını söyledi.
Köroğlu, "Bu toplantılardan murad ettiğimiz asıl amaç şudur: Değerli katılımcıların Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili görüşlerini ve kanaatlerini almak, bu süreci nasıl okuduklarını ve nasıl değerlendirdiklerini dinlemek, varsa sorularını almak. Bir sonraki toplantımızda da sorularınız ve kanaatlerinizle ilgili bizim görüşlerimizi ve cevaplarımızı sizlerle paylaşarak toplantıyı tamamlamak istiyoruz." dedi.
Katılımcıların süreçle ilgili düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerine imkân oluşturmak istediklerini belirten Köroğlu, "Bütün arkadaşlarımızın süreçle ilgili ne düşündüklerini, nasıl baktıklarını özgürce ifade edebilmelerine bir imkân oluşturmuş olalım." ifadelerini kullandı.
"Terörsüz bölge sadece Türkiye'yle sınırlı bir mesele değil"
Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin yalnızca Türkiye ile sınırlı bir mesele olmadığını belirterek, sürecin Suriye, Irak, Ürdün ve Körfez bölgesini de ilgilendirdiğini söyledi.
Oğan, "Türkiye'ye geçiş sadece Türkiye'yle ilgili ve Türkiye ile sınırlı bir mesele değil. Terörsüz bölge olarak hem Suriye'yi hem Irak'ı hem Ürdün'ü hem de çevremizdeki Körfez bölgesini ilgilendiren bir konu aynı zamanda." dedi.
Türkiye'nin bölgede uyguladığı politikaların bütüncül olduğunu ifade eden Oğan, devlet dışı silahlı milis grupların, örgütlerin ve dışarıdan ya da içeriden destek alan ayrılıkçı güçlerin bulundukları devletlere entegrasyonunu amaçlayan bir planlama yürütüldüğünü söyledi.
Oğan, "Bu bölgede Türkiye'nin şu anda uyguladığı bütüncül politikalar; devlet dışı silahlı milis grupların, örgütlerin ve dışarıdan ya da içeriden destek alan ayrılıkçı güçlerin, silahlı veya silahsız olarak bulundukları devletlere entegrasyonunu amaçlayan bir planlamadır." ifadelerini kullandı.
Yürütülen projenin temel stratejik çerçevesinin örgütlerin tasfiye edilmesi olduğunu belirten Oğan, süreçle ilgili çok sayıda spekülasyon yapıldığını söyledi.
"Şu anda Körfez'e kadar yürüttüğümüz bu projenin temel stratejik çerçevesi örgütlerin tasfiye edilmesidir." diyen Oğan, "Bu nedir, ne değildir?" şeklinde çeşitli değerlendirmelerin yapıldığını ifade etti.
"Bu bir devlet inisiyatifidir"
"Terörsüz Türkiye" sürecinin devlet açısından temel çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oğan, PKK ve KCK'nın grupları ve yapılarıyla birlikte tasfiye edilmesi ve silahların teslim edilmesinin sürecin temel unsurları arasında olduğunu söyledi.
Oğan, "Terörsüz Türkiye sürecinin temel çerçevesi şudur arkadaşlar: Dışarıdan yapılan değerlendirmeleri unutun. Çünkü eksik kalıyor." diye konuştu.
Devlet açısından sürecin temel çerçevesinin PKK ve KCK'nın bütün destek grupları ve yapılarıyla birlikte tasfiye edilmesi olduğunu belirten Oğan, silahların teslim edilmesi ve belirli şartları taşıyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Türkiye'ye entegrasyonunun da planlama içerisinde olduğunu ifade etti.
Oğan, "Devlet açısından bu projenin temel çerçevesi, PKK ve KCK terör örgütünün, bütün terör destek grupları ve yapılarıyla beraber tasfiye edilmesi, silahların teslim edilmesi ve öldürme eylemine, kasıtlı öldürme eylemine karışmamış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bulundukları yerlerden Türkiye Cumhuriyeti'ne entegrasyonunun sağlanmasıdır." dedi.
Sürecin bir devlet inisiyatifi olduğunu vurgulayan Oğan, hazırlıkların uzun süredir devam ettiğini söyledi.
"Bu bir devlet inisiyatifidir. Hazırlıkları dört-beş yıldır devam eden ve bütün altyapısı hazırlanmış bir projedir." ifadelerini kullandı.
"İç cepheyi güçlendirmemiz gerekir"
Dünyadaki bölgesel ve küresel dengelerin değişeceğini ve yeniden şekilleneceğini belirten Oğan, Türkiye'nin bu süreçte hak ettiği yeri alabilmesi için iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "İç cepheyi güçlendirmemiz gerekir. Çünkü önümüzde bir yangın dönemi geliyor. Artık dünyadaki bütün dengeler; bölgesel ve küresel dengeler değişecek, yeniden yapılanacak." dedi.
Türkiye'nin yeniden şekillenen dengeler içerisinde oyun kurucu ve politika belirleyen bir ülke olarak yerini alması gerektiğini belirten Oğan, "Bu dengeler yeniden yapılanırken Türkiye'nin hak ettiği yeri alabilmesi, oyun kurucu ve politika belirleyen bir ülke olarak yerini alabilmesi için bizim iç cephemizi güçlendirmemiz gerekir." ifadelerini kullandı.
Süreçle ilgili farklı şartlı değerlendirmelerin önem taşımadığını savunan Oğan, 27 Şubat'ta yayımlanan bildiriye dikkat çekti.
Oğan, "Şöyle olursa böyle olur, böyle olmazsa böyle olur gibi değerlendirmelerin bir kıymeti yok. Çünkü örgütün kurucusunun 27 Şubat'ta yayınladığı bir bildiri var. Devlet de bu bildiri çerçevesinde diyalog sürecini yürütüyor." dedi.
Söz konusu bildiride bölücülük ve ayrılıkçı bir yapı bulunmadığını belirten Oğan, "Bu bildiride bölücülük yok. Hayali bir Kürdistan ayrılığı söylemi yok. Demokratik cumhuriyete entegrasyon temelinde bir anlayış var ve zemin bu şekilde yürütülüyor." ifadelerini kullandı.
"Örgütün her türlü fiili oluşumunu sona erdirmesi gerekiyor"
AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın da "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çerçeve yasanın hazırlanması sürecinde farklı kesimlerin görüşlerinin alındığını belirten Ahıakın, bu çalışmalar sonucunda önemli bir rapor oluşturulduğunu ve söz konusu rapor doğrultusunda çerçeve yasanın hazırlandığını söyledi.
Ahıakın, "Terörsüz Türkiye hedefinde yapılacak yasayla ilgili tüm kesimlerin, tüm dinamiklerin dinlenmesiyle birlikte önemli bir rapor oluşturulmuştu. O rapor doğrultusunda çerçeve yasa hazırlandı ve Meclis'te kabul edildi." dedi.
Çerçeve yasada özellikle iki ön şart bulunduğunu belirten Ahıakın, bunlardan birinin terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması olduğunu söyledi.
Ahıakın, "Bu ön şartlardan bir tanesi, terör örgütünün silahlarını tümden bırakması. Sadece silahlarını tümden bırakması değil, madde 1'e baktığımızda her türlü fiili oluşumunu sona erdirmesinden bahsediliyor." ifadelerini kullandı.
"Silahların tümden bırakılması önemli"
Örgütün Kuzey Suriye'deki YPG yapılanmasının entegrasyonu, Kuzey Irak'taki kampların boşaltılması, silahların tümden bırakılması ve Avrupa yapılanmasının sona erdirilmesinin önemli olduğunu belirten Ahıakın, örgütün Avrupa yapılanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Ahıakın, "Örgütün Kuzey Suriye'deki YPG yapılanmasının entegrasyonu, Kuzey Irak'taki kampların boşaltılması, silahların tümden bırakılması ve özellikle Avrupa yapılanmasının da sona erdirilmesi çok önemli." dedi.
Örgütün Avrupa yapılanmasının eleman, lojistik ve medya desteği sağladığını öne süren Ahıakın, "Çünkü örgütün Avrupa yapılanması; silahlı örgüte eleman kazandırma, lojistik ve medya anlamında çok büyük destek vermişti." diye konuştu.
Devlet kurumlarının süreç kapsamında teyit ve tespit mekanizmasını işleteceğini belirten Ahıakın, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte sürecin bir sonraki aşamasına geçileceğini söyledi.
Ahıakın, "Bu anlamda da devletimiz, tüm kurumlarıyla beraber teyit ve tespit mekanizmasının işlemesiyle birlikte, artık bu kanuna göre Milli Güvenlik Kurulu'nun kararı Resmî Gazete'de yayımlandığında, terör örgütünün tümden feshedildiğinin ve silahlarını bıraktığının devlet kurumlarımız tarafından teyit edildiği topluma ve Türkiye'ye ilan edilmiş olacak." ifadelerini kullandı.
Ahıakın, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulamanın başlayacağını belirterek, "Yasanın Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle beraber kanun uygulanmaya başlayacak." dedi.
Toplantıda daha sonra katılımcıların "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin görüş, kanaat ve soruları dinlendi.
İLKHA



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.