Şırnak'ın İdil Tepeköy şehitleri kabirleri başında rahmet ile anıldı
26 Haziran 1992 yılında, Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Tepeköy köyünde PKK tarafından yola döşenen mayının patlaması sonucu 4 mazlum katledildi. Aradan geçen 34 yıla rağmen PKK'nin vahşeti unutulmazken, şehitler rahmet ve minnetle yâd ediliyor.
PKK, kimi zaman mazlum halkı çocuk, kadın ve yaşlı demeden köy meydanlarında topluca katletti, kimi zaman da camileri basarak saldırılar gerçekleştirdi.
PKK'nin katliamlarla dolu tarihinden birisi de Şırnak'ın İdil ilçesine Bağlı Tepeköy (Xirabêrepin) köyünde gerçekleştirdiği mayınlı saldırıdır.
26 Haziran 1992 Cuma günü tarlalarında biçtikleri buğdaylarını traktöre yükleyip eve dönerken, PKK'nin yola döşediği mayının patlaması sonucu Abdülkerim Özel (34), İbrahim Kartal (28), Hediye Baştuğ (35) ve Menice Kartal (16) şehit olmuştu.
Abdulvahhap Kartal (54), Adila Kartal (57), Sadiye Özel (47), Ali Özel (51), Ayten Özel (51), Taybet Baştuğ da (51) yaralanmıştı. Aradan geçen 34 yıla rağmen katliam unutulmadı.
Köy mezarlığında yapılan anma programına, HÜDA PAR il ve ilçe başkanları ile yönetimleri, şehit aileleri ve köylüler katıldı.
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Nurettin Tatar, şehit ve şehadet ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "Allah'ın davasını omuzlarında yüceltenler şehit olur." dedi.
"Her hak davanın Mekke'si var, bir de Medine'si var"

"Her hak davanın Mekke'si var, bir de Medine'si var." diyen Tatar, "Çok kıymetli ve değerli bir yerdeyiz; fedakârlığın, şahitliğin ve İslam davasının kurbanlarının ispat edildiği yerdeyiz. Şunu bilmeliyiz ki, bu dünyada Allah Celle Celalühü bize her şeyi birer emanet olarak vermiştir. Allah u Teâlâ Tevbe Suresi 111. ayette şöyle buyuruyor: 'Şüphesiz Allah müminlerden canlarını ve mallarını kendilerine vereceği Cennet karşılığında satın almıştır.' Her hak davanın Mekke'si var, bir de Medine'si var. Mekke işkence ve zorlukların yeriydi. Mekke'de nifak yoktu, münafık yoktu. Mekke'de hatlar bellidir, yani Müslüman ya da gayri Müslümandı.
Ama Mekke ile Medineler güzelleşir, Medineler kurulur, inşa edilir. Biz bakıyoruz, bu bölgemizde aynı Mekke'deki gibi zorluklar, işkenceler görmüş dava adamları var. Peygamber davasını burada yüceltmek isteyen Müslümanlar, zalimlere karşı durmak isteyen Müslümanlar, Sahabe-i Kiram gibi her şeyden fedakârlık yaptılar. Elhamdülillah, Rablerinin istediği gibi her şeylerini O'nun yoluna feda ettiler. Şehadet müjdesine layık oldular. Allah'ın davasında ilk omuz verenler, Allah davasını yüceltenler, Allah u Teala Kur'an-ı Kerim'de onların vasıflarını söylüyor ve yüceltiyor." ifadelerine yer verdi.
"Şehitler; zalimlerin, kafirlerin, mürtedlerin bu topraklarda zulüm yapmasıne kanlarıyla engel oldular"
Şehitlerin İslam davasında büyük katkılar sunduğunu vurgulayan Tatar, "Şunu bilmeliyiz ki şehadet büyük bir mertebedir. Birçok insan şehadeti istemiştir ama elde edememişlerdir. Peygamberler dahi şehit olmayı istemişlerdir. Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) 'Her kim ölürse cennete girdiğinde çıkmak istemez fakat şehit yeniden dünyaya dönüp İslam davası için mücadele etmek ister' diye buyurmuştur. Bunun için Allah'ın peygamberleri dahi şehitlik için dua etmişlerdir. Şehit şahittir, kendi davasının mücadelesinin şahididir.

Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) 'Kıyamet gününde şehitler yaralarıyla, kanlarıyla Allah'ın huzuruna gelirler.' buyurmuştur. Allah u Teala isteyene ve dileyene şehadet vermiştir. Bu Müslümanlar, Allah'ın dininin hükmü için mallarını, makamlarını,
mülklerini kenara bırakarak zalime karşı boyun eğmemiştir ve hiçbir zaman da "Yalnızız!" deyip yollarından geri dönmemiştir. Doğrusu bunda bizim için büyük dersler vardır. Bugün elhamdülillah sayımız fazla, gücümüz fazla, sesimiz yükseliyor, ihlasımız onlar gibi olmayabilir. Az bir sayı ile ve zayıf bir kuvvet ile İslam davasında büyük katkılar sundular. Kanlarını döktüler ama zalimlerin, kafirlerin, mürtedlerin bu topraklarda zulüm yapmasını, dinsizliği hâkim kılmasını kanlarıyla engel oldular. Onlar bize bu emaneti bıraktılar. Allah Teala'nın bizlere bahşettiği bu nimetlerin kıymetini bilmeliyiz. Allah u Teala bizleri şehitlerin bereketinden mahrum bırakmasın." dedi.
Program, yapılan dua ile son buldu.
İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.