1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. DİYARBAKIR

  4. Üniversiteli öğrencilerden "Kudüs Bizimdir" konferansı
Üniversiteli öğrencilerden "Kudüs Bizimdir" konferansı

Üniversiteli öğrencilerden "Kudüs Bizimdir" konferansı

​Dicle Üniversitesinde faaliyet yürüten Bilge Gençlik Kulübü tarafından düzenlenen "Kudüs Bizimdir" konferansında İşgalci ABD'nin şer planına dikkat çekildi.

A+A-

İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen program Metin Bağcı'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Programa katılan Beytül Makdis Çalışmaları Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Doktor Öğretim Üyesi Halid El Awaisi, İslam ümmetinin Kudüs için yapabileceği ve yapması gerekenler konuları üzerine konuşma yaptı.

İşgalci ABD ve işbirlikçi ülkelerin aldıkları kararlar karşısında Müslümanların sergilemesi gereken tutuma dikkat çeken Awaisi, söz konusu durum karşısında 'imkanlar çerçevesinde neler yapabilirim?' sorusunu yanıtladı.

Son alınan ihanet kararının manevi veya dini bir olay olmaktan ziyade siyasi olduğuna dikkat çeken Awaisi, "Alimler, orada liderlik sancağının devr-i teslim yapıldığını söylüyor. Normalde peygamberler liderlik sancağını Hazreti Muhammed ve ümmetine teslim ettiler. Bu sancak bugün nerede? Taşıyor muyuz? Liderlik yapıyor muyuz? Yoksa liderliği Trump ve Netanyahuya mı bıraktık? Onlar dünyayı yönetiyorlar." dedi.

"Bizler halen Mescid-i Aksa'nın önemini bilmiyoruz"

İslam ümmetinin suskunluğuna değinen Awaisi, "Biz onları izliyor ve aldıkları kararları uyguluyoruz. 'Bütün Kudüs Yahudi ve israilin başkentidir' söylemi hemen uygulandı. Bugün Amerika'da sizin kaderiniz yazıyor. 'İlk kıbleniz artık sizin değil, Mescid-i Aksa'yı Yahudilere teslim edeceğiz.' Sözüne ne denilebilir? Onlar Mescid-i Aksa'yı uzun vadede yok ederek yerine Yahudiler için ma'bed inşa edecekler. O gün ne yapabiliriz ki? Bizler halen Mescid-i Aksa'nın önemini dahi bilmiyoruz. Duygusal olarak seviyoruz ama onun için ne yapıyoruz? Diyoruz ki, istisnasız her gün dua edeceğiz. Ama dua yetmiyor. Bizlerin okumamız, araştırmamız ve anlamamız gerekiyor. Peygamberimiz neden stratejik bir plan hazırladı ve sahabeleri oraya teşvik etti? Neden yüzlerce hadiste Beyt-ül Makdis'ten bahsediyor?" diye sordu.  

"İsra süresinin ilk sayfasında Beytül Makdis'in fethi ve yol haritası var"

Filistin veya Kudüs isimlerinden ziyade Beyt-ül Makdis tabirinin kullanılması gerektiğini hatırlatan Awaisi, "Beytül Makdis kelimesi çok kapsayıcı bir kelimedir. İçinde Mescid-i Aksa, Kudüs şehri ve Kur'an'ın tabiriyle mukaddes diyar Filistin'i barındırıyor. Öyleyse bizlerde Beytül Makdis tabirini kullanarak buradan vazgeçmeyeceğiz. Yapacaklarımız ise, dua edeceğiz, araştıracağız, okuyacağız. Peygamberimiz miraçtan sonra her gece İsra süresini okuyordu. Çünkü, İsra süresinin ilk sayfasında Beytül Makdis'in fethi ve yol haritası var. Ondan dolayı her gün bir ayet, hadis veya Selahaddin-i Eyyubi'nin fethini okuyalım." diye belirtti.

Awaisi, "Hadis'te belirtildiği üzere, amelimiz az ama devamlı olsun. Bir miting yaptıysak bu yetersizdir. Bunun yanında her gün dua etmemiz gerekir. Hazreti Ebubekir misali oranın siyasi durumunu günlük takip edelim. Peygamberimiz bu şekilde yaptı. Muhakkak askeri güce de ihtiyaç vardır, Beytül Makdis oturarak fethedilmez. Selahaddin-i Eyyubi'nin Diyarbakır'dan yola çıkarak Beytül Makdis'i fethettiği gibi hareket etmek gerekir. Fakat bizler buna hazır değiliz. Çünkü silahı Amerika ve israilden alıyoruz. Kendi ürettiğimiz silah olmazsa güç sahibi olamayız." dedi.

"Diyarbakır kadınları misali Beytül Makdis'e gülsuyu gönderin"

Yapılabilirlikler hususunda tarihin fedakar annelerinden örnek veren Awaisi, son olarak şöyle konuştu:

"Filistin için yapabileceğimiz bir diğer unsur ise hediye hazırlamaktır. Peygamberimizin hizmetkarlarından Hazreti Meymune Beytül Makdis hakkında fetva istediğinde Efendimiz, 'Herkes muhakkak bir gün oraya gidecek. Beytül Makdis' gidecek kimse muhakkak orada namaz kılsın. Çünkü orada kılınan bir namaz bin namaz değerindedir. Gitme imkânı olmayan Beytül Makdis'e hediye göndersin' dedi. Kim oraya bir hediye gönderirse namaz kılmış gibi sevap alır. Selahaddin-i Eyyubi dönemindeki Diyarbakır kadınları bu hadisi iyi anlamışlardı. Ondan dolayı gülsuyu hazırlamışlardı. Bizlerde yarın yapılacak fetihler için hediyelerimizi hazırlayalım." ifadelerini kullandı.

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.