Adalet Bakanlığı: Yargı, reform adımlarıyla güçleniyor

Adalet Bakanlığı: Yargı, reform adımlarıyla güçleniyor

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında, kanuni düzenleme gerektiren faaliyetler üç ayrı yargı paketiyle yasalaştırıldı. Adalet Bakanlığı, bazı faaliyetleri de idari düzenlemelerle hayata geçirdi.

Adalet Bakanlığının resmi web sitesinde yayınladığı habere göre; yargının yol haritasını oluşturan, 2019-2023 yıllarını kapsayan 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyetten oluşan Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamındaki hedeflerde önemli adımlar atıldı.

Belge kapsamında kanun gerektiren faaliyetler birinci, ikinci ve üçüncü yargı paketleriyle yasalaştı. Adalet Bakanlığı, kanun gerektirmeyen konularda da idari düzenlemeler yaptı.

Bu sayede Türkiye, son bir yılda, uzun tutukluluktan hak ve özgürlüklere, hukuk eğitiminin iyileştirilmesinden suça sürüklenen çocuklara, hakim ve savcı terfi kriterlerinden mağdur haklarına kadar pek çok alanda yapılan yeni düzenlemelerle tanıştı.

"Hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde ilk olarak, hak ve özgürlüklere ilişkin standartları yükseltmek üzere mevzuatın gözden geçirilmesi ve gerekli değişikliklerin yapılması amaçlandı. Bu kapsamda, belgenin birinci amacı "hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi" başlığı altında atılan adımlardan bazıları şöyle:

-Bireylerin hak ve özgürlük alanlarını daha da genişletmek amacıyla birinci yargı paketiyle getirilen düzenleme ile Terörle Mücadele Kanunu'nun 7'nci maddesine, "Haber verme sınırları içerisinde yer alan, eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz." hükmü eklendi.

-İfade özgürlüğünü ilgilendiren yargı kararlarına karşı kanun yolu güvencesini artırmak amacıyla da yine birinci yargı paketiyle hakaret, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı askerlikten soğutma ve daha birçok suç türü yönünden bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerince verilen kararlara karşı ayrıca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvuru imkanı sağlandı.

-Yine birinci paket kapsamında, azami tutukluluk süresine ilişkin hükümler, soruşturma ve kovuşturma aşamaları için ayrı ayrı düzenlendi. İddianamenin henüz tanzim edilmediği süreçte yaşanan uzun tutukluluk halinin ortadan kaldırılması amacıyla soruşturma aşaması için ayrı bir azami tutukluluk süresi belirlenerek, bu sürelerin aşılması halinde tutukluluğun yasa gereği sona erdirilmesi sağlandı.

Aynı madde ile suça sürüklenen çocuklar için azami tutukluluk süreleri kısaltıldı. Buna göre, tutukluluk süreleri fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında yarı oranında, 18 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında dörtte üç oranında uygulanmasının önü açıldı.

-İnternet ortamındaki erişim engelleme usullerinin, ifade özgürlüğü çerçevesinde ele alınması temin edildi. Birinci yargı paketiyle getirilen düzenleme sayesinde erişimin engellenmesi kararlarının, ilgili internet sitesinin tümü için değil, sadece ihlale konu yayın, kısım veya bölümle ilgili olarak uygulanması temin edildi.

-Yargı mensuplarının insan hakları konusundaki farkındalığı ve duyarlılığı artırılması hedefi kapsamında, hakim ve savcı terfi kriterleri arasına, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesince yapılan incelemelerde ihlal kararına sebebiyet verip vermedikleri, neden oldukları ihlalin niteliği ve ağırlığı ile ilgililerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile teminat altına alınan hakların korunması konusundaki gayretleri" kriter olarak eklendi.

-Yaklaşık 90 bin hükümlünün cezaevlerinden tahliyesini sağlayan ve kamuoyunda infaz düzenlemesi olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile de yargı reformu hedefleri kapsamında adımlar atıldı.

İkinci yargı paketi olarak kabul edilen bu kanunla, hayatlarını cezaevinde yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitiren hükümlülerin cezasının denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edilmesi imkanı tanındı.

-Yine aynı paketle kadınlar ve yaşlılar için öngörülen konutta infaz usulünün ceza sınırı artırıldı. Çocuklar da bu usule dahil edildi.

-İnfaz düzenlemesi, 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hasta veya engelli hükümlüler, Adli Tıp Kurumu raporuna bağlı cezalarını konutlarında infaz edebilmesini sağladı.

-Yeni doğum yapan ve toplam 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlülerin de yine cezalarını konutunda infaz edebilmesinin ve hamile kadınların cezasının 1,5 yıl ertelenebilmesinin önü de ikinci paketle açıldı.

"Yargı bağımsızlığı"

Belgedeki bir başka amaç "yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi" kapsamında yapılan çalışmaların bazıları da şöyle:

-Birinci yargı paketi kapsamında, hakim ve savcıların atama, nakil ile terfi sisteminin nesnel ve liyakate dayalı ölçütlerle geliştirilmesi amacıyla hakim-savcı mülakat sınavının geniş temsile dayalı bir heyet tarafından yapılması hayata geçirildi. Yeni mülakat kurulu, Adalet Bakanının görevlendireceği bakan yardımcısı başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Ceza İşleri, Hukuk İşleri ve Personel Genel Müdürleri ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreteri ve Türkiye Adalet Akademisi Danışma Kurulundan seçilen bir kişi olmak üzere toplam 7 üyeden oluştu.

-Yargı etiğinin güçlendirilmesi hedefi kapsamında da Türk Yargı Etiği Bildirgesi 11 Mart 2019'da kamuoyuna duyuruldu. 30 Nisan 2020 tarihli HSK Genel Kurulu kararıyla Türk Yargı Etiği Bildirgesi'nin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

-Meslek etiğinin hizmet öncesi ve içi eğitimlerde yer alması sağlandı. Hakim ve savcı adaylarının meslek öncesi eğitim programlarında "Yargı Etiği ve Mesleki Kimlik" dersi yer aldı.

"İnsan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin bir başka amacı, "insan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması"nın sağlanması olarak açıklandı ve özellikle hukuk eğitiminin niteliğinin artırılması için yeni bir model oluşturulması hedeflendi. Bu kapsamda yapılan bazı düzenlemeler de şöyle:

-Hukuk fakülteleri için 190 bin olan başarı sırası şartı, 125 bin olarak yenilendi ve ilk yıldan itibaren hukuk fakültelerine alımların bu şarta göre yapılmasına olanak tanındı.

-Hukuk fakültelerindeki müfredatta, Türkçe'yi etkili, öz ve doğru kullanmaya ve mesleki etiğe yönelik derslerin yer alması sağlandı.

-Yine birinci yargı paketiyle hukuk mesleklerinin niteliğin artırılması amacıyla yalnızca ÖSYM tarafından yapılacak hukuk mesleklerine giriş sınavından yeterli puan alanların, avukatlık stajına başvurabilmeleri, hakimlik, savcılık ve noterlik için ise ayrı bir sınava girebilmeleri düzenlemesi getirildi.

-Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminin ardından kapatılan Türkiye Adalet Akademisi, hakim ve savcıların meslek öncesi ve meslek içi eğitimlerinin akademik bir yaklaşımla yeni bir kurumsal yapıya kavuşturulması için yeniden kuruldu.

-Hizmet içi eğitimler, hakim ve savcıların terfilerinde dikkate alınan kriterler arasına eklendi.

-Mesleki ve teknik liselerin adalet alanları ile adalet meslek yüksekokullarının kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla adalet personeli alımına ilişkin sınavlarda bu okulların mezunlarına öncelik tanınmasına ilişkin düzenleme yapıldı.

"Performans ve verimliliğin artırılması"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin bu amacı doğrultusunda yapılan bazı düzenlemeler de şöyle:

-Yeni istinaf mahkemeleri faaliyete geçirilerek, sayıları 15'e çıkarıldı.

-İkinci yargı paketiyle hukuk mahkemelerinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) uygulaması yaygınlaştırıldı.

"Savunma hakkının etkin kullanımı"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'ndeki, "savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması" amacı kapsamında da niteliğin artırılması hedefi çerçevesinde avukatlık mesleğine giriş usulü değiştirildi. Bu kapsamda yapılan bazı uygulamalar şunlar:

-Avukatlık stajına başlamak için "Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı"nda başarılı olmak şartına ilişkin yasal düzenleme 24 Ekim 2019'da yürürlüğe girdi.

-Yine 24 Ekim 2019'da yürürlüğe giren birinci yargı paketi ile en az 15 yıl kıdemi bulunan ve belirli şatları taşıyan tüm avukatlara hususi damgalı pasaport alabilme hakkı verildi.

"Ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması"

Reformun "ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması" hedefi kapsamında da şöyle yeni hukuki usuller belirlendi:

-Birinci yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yargı sistemine "seri muhakeme" usulü dahil edildi. Kamu davası açılması yerine, alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak belirlenen bu yöntem 1 Ocak 2020'de yürürlüğe girdi.

Yeni yargılama usulü, Cumhuriyet savcısının teklifi ve sanığın kabulüne bağlı olarak, hakkı olmayan yere tecavüz, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, gürültüye neden olma, parada sahtecilik, mühür bozma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları ile Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, Orman Kanunu, Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun ve Kooperatifler Kanunu'nda yer alan bazı suçlarda uygulanacak.

-Yine 1 Ocak 2020'de yürürlüğe giren "basit yargılama usulü" ile de belirli bir ceza miktarına kadar olan suçlar açısından kovuşturma aşamasında, duruşma açmaksızın dosya üzerinden yargılamanın tamamlanabilmesine imkan getirildi.

-Mağdur haklarına ilişkin mevzuat çalışmaları tamamlandı. Suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımların yerine getirilmesi için görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenleyen "Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" 10 Haziran 2020'de yayımlandı.

-Şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarının, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde infazına ilişkin çalışmalar da bu yılın nisan ayında tamamlandı. Kamuoyunda infaz yasası olarak bilinen kanun ile çocuğu bulunan kadın, yaşlı ve çocuk hükümlülerin, hamilelerin daha insani şartlarda denetimli serbestlik tedbirleriyle cezalarını çekebilmeleri sağlandı.

"Hukuk yargılamasının sadeleştirilmesi"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'ndeki, "hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması" amacı kapsamında hazırlanan üçüncü yargı paketi, 22 Temmuz 2020'de yasalaştı.

-Bu kapsamda, küçük miktarlı talep ve davaların basitleştirilmiş ve hızlı bir yargılama usulüyle çözümlenmesi için düzenleme yapıldı.

-Basit ve yazılı yargılama usulünde ön inceleme aşamasına ilişkin yeni düzenlemeler getirildi.

“Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması”

Yargıdaki iş yükünün azaltılması amacıyla uzun yıllardır üzerinde çalışılan ve Strateji Belgesi'nin de amaçları arasında yer alan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacı kapsamında yapılan bazı düzenlemeler şöyle:

-Birinci Yargı Paketi ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, güveni kötüye kullanma ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçları uzlaşma kapsamına alınarak uzlaşma öngören hükümler genişletildi.

-Yine birinci yargı paketi ile suça sürüklenen çocuklara özgü uzlaştırma modeli geliştirildi.

-Geçen hafta kabul edilen ve dün Resmi Gazete'de yayımlanan üçüncü yargı paketiyle de tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirildi. Buna göre, tüketici hakem heyetlerinin görevi kapsamında olmayan ve doğrudan tüketici mahkemelerinde açılması gereken davalarda dava şartı arabuluculuk usulünün uygulanması gerekecek.

İLKHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.