Akrep tabiatının gereğini yapıyor, biz de tabiatımızın

Yer yer HÜDA PAR'lılara yönelik gözaltı, arama ve soruşturmalar yapılmaktadır. Eski içişleri bakanı Sn. Efkan Ala'nın deyimi ile 7000 istihbarat elemanının 6500'nün hain olduğu bir yapının yıllardır takibine uğrayan ve mağduru olan bu partinin tabanı için bunlar alışıldık şeylerdir. İşkencelere suikastlara maruz kalan, kumpaslarla çeyrek asırlık Yusufileri olan bu parti tabanının bunlara aldırdığı yok. Üstad Necip Fazıl'ın “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın” dediği gibi bu düşman bize lazım.
Karanlıkların yırtıldığı ortalığın aydınlandığı, dost ve düşmanın artık şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıktığı 15 Temmuz sonrası, kuşkusuz eski yoğunlukta saldırı ve kumpaslara maruz kalmıyoruz. Ancak akrep tabiatının gereğini yapmayı sürdürüyor. Karanlıkta sokup kaçan akrep aydınlıkta da aynı işi yapınca bu kez tepeleniyor eziliyor. Bu Müslümanlar geçmişte de kardeşlerine, “biz sadece bu topluma zarar veren “muzır” mahlûkat için tehdit ve tehlikeyiz, muzır olanlar da bu özelliğimizi bildikleri için bizi sokmaya çalışıyorlar” diyorlardı. Ama anlatmakta güçlük çekiyorlardı. 15 Temmuz sonrası gün ışıdı, her şey berrak bir şekilde ortaya çıktı. Artık akrep, yılan ve çıyanla savaştığımıza, bizi sevsin sevmesin herkes şahitlik ediyor.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, HÜDA PAR'lı, biri düşman okuna hedef olmuşsa yayı elinde tutan kesin olarak ya PKK'lı ya FETÖ'cü (eski literatürümüzde FERGENEKONCU) ya da Ergenekoncudur. Bunların ortak vasfı Siyonizmin maşaları olmalarıdır. Bu oklar, işaret fişekleri gibi hainin kimliğini ortaya çıkarma fırsat ve imkânı sunuyor. Bizden şüphelenenler, aslında kendilerini şüpheli konuma düşürünce ciddi manada tedirgin oluyorlar!

Bu planlı operasyonlar kuşkusuz “gezi” “17/25 Aralık” “6/8 Ekim” ve “15 Temmuz”un devamı niteliğindedir. En çok cevabı aranacak soru “bunlar ne zaman biter” sorusudur. Hemen söyleyelim bunlar asla bitmez ve kıyamete kadar devam eder. Ama bunlara karşı nasıl mücadele etmek gerekir derseniz Enfal sûresi 73. Ayeti kerimesi bizlere yol gösteriyor : “Kâfirler de birbirlerinin dostlarıdırlar (yardımcılarıdır). Eğer siz emredildiğiniz gibi yardımlaşmazsanız, yeryüzünde bir fitne (İslâm zâ'fiyeti) ve büyük bir fesad (küfür hâkimiyeti) olur”. Bir gün Allah korusun fitne fesat galebe çalarsa bilmeliyiz ki bu ayetin gereğini ifa etmeyişimizdendir. Son günlerde Kâfirlerin Amerika'dan Avrupa'ya oradan Asya'ya kadar nasıl bir dayanışma içerisinde olduğunu görüyoruz.

HÜDA PAR camiasının canını yakmak isteyenlerin hedeflerinden biri de Sn. Cumhurbaşkanını yalnızlaştırma, dostlarını düşmanlaştırma çabasıdır. Ayette işaret edilen Müminler arası birliği bozmaktır. Küçücük bünyesi ile kendisini kardeşlerine siper ederken adeta devleşen HÜDA PAR bu saldırılardan etkilenir mi? Hayır asla! Sayın Cumhurbaşkanının başı derde girdiğinde yüreği yanacak insanların, bu yanma neticesinde, Sayın Cumhurbaşkanını yalnız bırakacağını hayal edenler fena halde yanılıyorlar. Bu camia, Sn. Cumhurbaşkanının İslami kimliği ve duyarlılığından dolayı bu haşeratın hedefinde olduğunu çok iyi bilmektedir. Kardeşlerimiz bizi yalnız bıraksalar da kurda kuşa yem etseler de (ki bilerek yapacaklarını sanmıyoruz) biz imtihanımızın ve İlahi buyruğun gereğini yerine getirmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Biiznillahi Teâlâ.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.