Aksaray penceresinden dönüşüm

Çoktandır ülkenin gündeminde olan Cumhurbaşkanlığının yeni sarayı olan AKSARAY,  Maliye Bakanlığına göre 1 milyar 370 milyon’a malolmuş. TOKi’ye göre AKSARAY’ın maliyeti bu rakamın çok üstünde. Rivayetlere göre 5 milyarmış...Zira, gerçek rakam açıklanırsa ülke ekonomik olarak zarar görecekmiş... İddiaya göre sadece sarayda bulunan alelade bir bardağın tanesi 1000 TL, AKSARAY’ın aylık elektrik faturası ise 700.000 TL....

Totaliter ve baskıcı iktidar yerine işbaşına gelen AK parti iktidarıyla rejimin yumuşaması Müslümanlara rahat bir nefes aldırdıysa da kısa bir süre sonra Müslümanlar dünyanın rehavetine kapılıp  Ebuzerlere cephe aldılar. Böylelikle İslami kesim ile iktidar karşılıklı bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadılar/yaşıyorlar.

Bilindiği gibi Muaviye, dönemin Bizans saraylarını kıskandıracak bir şekilde Şam’da “halifeliği”nin sarayını yapınca; Allah Resulünün sadık yareni olan Hz. Ebuzer ona “Ya Muaviye eğer bu sarayı halkın parasıyla yapıyorsan haram; kendi paranla yapıyorsan israftır” demesine karşılık Muaviye’nin ve taraftarlarının vermiş olduğu cevaplar ise Erdoğan’ın ve taraftarlarının vermiş olduğu cevaplarla aynı paralelde olması üzüntü ve kaygı vericidir. Hz. Ebuzer’in karşı çıkışta sarf ettiği sözler başka söze hacet bırakmıyor.

Ülke nüfusunun % 85’i aylık net 891 TL olan asgari ücretle (Aksaray’daki bir bardak bedeli dahi değil) veya bu rakamın altında geçimini sürdürmesi karşısında Aksaray’ın savunulacak hiçbir yanı yoktur. Ancak karşı çıkacak olanlar ise aynadan baktıklarında kendilerini gördükleri için “Tayyip’e yakışıyor, o saray bütün milletin sarayı” gibi safsatalarla olayı meşrulaştırmaları kapitalizmin esiri olduklarını gösteriyor. En öz deyimiyle ihalelerin hakkı veriliyor!.

Ak Parti iktidarıyla modernizme eklemlenmede çağ atan İslamcıların esas gayesinin kendi iktidarları olduğu esasında İslam gibi bir dertlerinin olmadığı Aksaray’a karşı takınılan tavırlarla tescillenmiş oldu Öyle ki kaç milyar TL’ye yapıldığı söylenilmeyen bir binanın dahi savunulması gerçekten İslamcıların dünyevileşmesine en güzel örneklerden biridir. Bununla birlikte kapitalizm, emeğin sömürüsü, ekonomisi faiz sistemi üzerine inşa edilmiş bir dünyanın savunulması da İslamcılara kalıyor olması esef vericidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan AKSARAY’ın Dünya devletleri ile yarışma konusunda gerekli olduğu savunmasında bulunuyor. Gönül isterdi ki büyük devletlerle yarışılacak alan ihtişamlı saraylarla değil; adalet, medeniyet, bilim, fen, teknolojik gibi alanlarda olsun… Maalesef pek de öyle gözükmüyor.

Oysaki Kur’an’ı Kerim, “Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez”(Araf-31)  ayeti kerimesiyle Müslümanlar için bir ilke getirmekte ve israfı yasaklamaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar