Ali Bulaç'ın Eski Gülen Yazısı Okuma Rekoru Kırdı

Ali Bulaç'ın Eski Gülen Yazısı Okuma Rekoru Kırdı

Sabah Gazetesi, Zaman Gazetesi yazarı sosyolog Ali Bulaç'ın, Fethullah Gülen'e haklı eleştiriler yöneltiği yıllar önceki bir yazısını ortaya çıkardı.

Bulaç, 22 yıl önce Vahdet dergisi için kaleme aldığı, "Ağlayan ve Ağlatan Hoca" başlıkta yazısında,  Fethullah Gülen'i kast ederek, "Artistlere taş çıkartan emekli vaiz" dediği belirlendi.

İşte Ali Bulaç'ın, okuma rekorı kıran o yazısı...

"Bu yazıyı kaleme aldığımızda Körfez Savaşı 3. haftasını doldurmuş oluyordu. Bu geçen süre içinde Amerika ve müttefiklerinin Irak'ın yerleşim bölgeleri, askeri ve ekonomik hedefleri üzerine yağdırdıkları bomba sayısı çoktan 200 bini aşmış durumdaydı. Gece gündüz, günün her saatinde 600 uçak havalanıyor, Adana-incirlik ve Dahran'dan gidip Irak üzerine ölüm yağdırıyor...

Bu katliama karşı kim suskun kalabilir?...

İnsanlar bu vahşi savaşa, bu soykırıma tepki göstermeye başladılar, sokaklara dökülüp, Amerika ve müttefiklerini lanetlediler.

Türkiye'de hükümet çevrelerinin bu haklı (tepkilerden) büyük rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Hemen karşı propagandaya geçildi ve Körfez Savaşı'nın Hıristiyanlarla, Müslümanlar arasında süren bir savaş olmadığını etrafa yaymaya başladılar. Önce devletin memuru Diyanet işleri Başkanı bir demeç verdi. Ardından "ağlayan ve ağlatan hoca"ya, "Türkiye vaizi" statüsüne çıkartılan emekli bir vaize merkezi camiler tahsis edilerek Saddam Hüseyin aleyhinde vaazlar verildi. Dün Irak-iran savaşında 'Ayetullah Humeyni'nin zulmü'ne karşı gelen 'Saddam Hüseyin'in erdemleri'nden dem vuran Hoca, şimdi yukarıdan aldığı direktifler doğrultusunda, Saddam Hüseyin'in kafirliğinden, işlediği zulümlerden bahsetmeye başladı.

Bu artistlere taş çıkartacak profesyonellikle ağlayarak ve ağlatarak, üstelik Rasulullah (s) adına saçma sapan rüyalar uydurarak, Saddam aleyhtarlığı yapan Hoca'nın sözlerinden çıkan sonuç, Amerika'nın bölgede yaptıklarından dolayı kınanamayacağı, bu yüz kızartıcı bombardımanlardan mazur görüleceği sonucudur.

Ben kişisel olarak bunu yadırgamadım; çünkü adamlar birilerini besliyorlarsa, bunun bir bedeli vardır. Şimdi bu bedeli ödemelerinin tam zamanıdır...

Bunlar "zihn-i müşevveş" kimseler değildir, tam aksine "muallem" kimselerdir...

Hani Peygamber Efendimiz (s) dünya müslümanlarını bir vücuda benzetmişti; hani bir organa bir diken batsa diğer bütün organlar rahatsız olurdu? Irak'ta bir organımıza diken batmıyor, adeta koparılıyor.

Ey ağlayan ve ağlatan Hoca! Biraz da bu hadisi hatırlayıp bundan söz etsene!.."

Ali Bulaç, 11 Şubat 1991 Vahdet

 

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.