Azade bir adım

Ve içinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni saklayan Ramazan geldi. Bize aynı şeyi söyledi. “Kim Allah’a yakın olmak istiyorsa bir adım öne gelsin.” Oruç utuyoruz, namaz da kılıyoruz elhamdülillah. Ve biliyoruz ki diğer Ramazana ulaşma fırsatımız olamayabilir. Bir adımımızın peşindeler. Biliyorlar ki bir adım bin adım demektir. Nefis o bir adımı atmamamız için türlü oyunlar içinde. Ta ki Ramazan bitinceye değin. Resulullah (a.s), “Ramazana girip çıktığı halde af olunmayanın burnu sürtülsün” buyuruyor ya hani. Nefis bunun peşinde. Peşimizdekiler bizi adımımızdan uzaklaştırıyor.

Rahmet deryası orda tam karşımızda. Şimdi arınma vakti. Rahman’ın “…Ve siyâbeke fe tahhir. Verrucze fehcur” emrine uyma vakti. Peşimizdekiler büyük dalgalar gibi bizleri yeniden sahile vuruyor.  Burnumuzun sürtülmesi yakındır. Her Ramazan gecesi kıldığımız teravihlerimizde dahi dünya telaşesi var. Ya evde misafir bizi bekler. Ya da teravih sonrası camiyi terk ettiğimizde peşimizde bizi izleyen dünyaya dair endişeler. Evimizde yaptığımız ibadetlerimize ortak olan ne de çok adımlar var. Kur’an okurken siyah bir fon resmi gibi Kur’anlı yüreğimizi gölgeleyen öyle çok sesler var ki. Sesin birini kıstığımızda kısa bir süre sonra uzlet köşemizi delip geçen başka bir dünya çığırtkanı.

Heyhat, yine nerdeyse bitirdik Ramazanı. Çok dar bir zaman var. “Bir adım Yâ Rahmanı rahîm… Rahmetine mazhar olmak için azade bir adım…”

İşte Hızır gibi imdadımıza yetişen bir sünnetullah. Ta Hz. İbrahim (a.s) den beri süregelen bir ibadet olan itikâf. Yüce Mevlâ Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor. “İbrahim ve İsmail’e; tavaf edenler, itikâfa girip ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için evimi(Kâbe’yi) temiz tutun, diye emretmiştik.” Evet, İtikâf da namaz, oruç, hac gibi İbrahim (a.s) ‘den bize bir çağrı.

Neredeyse bitmek üzere Ramazan... Arınmak için, af olunmak için lütfedilen, içerisinde Kadir Gecesi’ni saklayan son on güne doğru yaklaşmaktayız. Resulullah (a.s) bir defa hariç, her sene Ramazanın son on günü itikâfta bulunmuştur. Ve ondan sonra Ehlibeyti de, Ashabı da tıpkı onun gibi her Ramazan ayında en az üç gün itikâfa girmiştir.

İtikâf; şimdi sadece sen ve

ben varız bu mescitte,

İtikâf; sessizlikte sen ve ben,

İtikâf; prangasız bir namaz,

İtikâf; manzarasız bir âleme seyre dalmak,

İtikâf; ışık var mum yok,

İtikâf; dünya meşguliyetlerim dışarda kaldı,

İtikâf; haramlarla âlûde

nefsimizin Tevvab olana sığınmışlığı,

İtikâf; dünyalık ziynetlerimizin zekâtı,

İtikâf; kapattım gözlerimi girdim mescide,

İtikâf; geldim huzura

peşimdekiler benimle gelemesin diye,

İtikâf; nefes alış-veriş(im) deki kârım,

İtikâf; Allah’ın mescidinde

râbıta-ı mevt sahnesi,

İtikâf; havf ve reca arasındaki say’dan

sonra damağımda ki zemzem lezzeti,

İtikâf; sevdiklerimden ayrılışımın provası,

İtikâf; Cebrail (a.s) ‘in ev

sahibi olan Cebeli Nur,

İtikâf; Hz İbrahim’ın serinliği,

İtikâf; Tur-i Sîna’da kırk gece,

Rahman’ın seslenişi işitilir hece hece,

İtikâf; Hz Meryem’in iffet

libasının dikildiği yer,

İtikâf; yaşlılığının son basamağındaki Hz. Zekeriyya’nın Hz Yahya ile müjdelendiğinin alameti olan üç gün,

İtikâf; ruhumuza hûlûl eden

bir katre sibğetullah,

İtikâf; tenhâda eğik başlı, gözü yaşlı ubûdiyet makamının dilsiz şahidi,

İtikâf; rıza güzergâhında riyasız bir seyrüsefer,

İtikâf; Hz İbrahim mescitleri sen gelesin diye temiz tuttu,

İtikâf; Resulullah (a.s) da seni çok severdi, her sene Ramazanın son on günü kapına gelirdi.  Vefat edene kadar senden ayrılmadı. Ve ümmetine de seni tavsiye ederdi. Kadir gecesi müjdesi O’na Ramazanın son on gününde verildi.

İtikâf; Resulullah (a.s) vefat etmeden evvel sana doyamamış son senesinde yanında on değil yirmi gün kalmış.

İtikâf; Habibullah (a.s)’ın Refik-i Ala’ya hicretinden sonrada sünnetullahı terk etmeyen tabiinin kulluk ispatı,

İtikâf; kaybettiğim usare pınarım,

İtikâf; Rahman’a yaklaşmak için atılan azade bir adım…

Önceki ve Sonraki Yazılar