Batman'da Katliam Yapılmak İstenmiş !

Batman'da Katliam Yapılmak İstenmiş !

HSH- Geçen Cuma akşamı, Batman Çarşı Mahallesi’nde dört katlı bir binada çıkan yangınla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Elde edilen veriler, olayın sıradan bir kundaklama olmadığını gösterirken, ortaya çıkan en vahim sonuçlardan birisi ise; kund

BATMAN - Bu durum, olayın vahametini arttırırken karanlık güçlerin bir kez daha sahneye çıkıp yeni provokasyonlar peşinde olduklarını ortaya koyuyor.

Türkiye genelinde düzenlediği Kutlu Doğum etkinleriyle halkın büyük teveccühünü kazanan Peygamber Sevdalıları Platformuna üye dernek ve gönüllülere yönelik düzenlenen saldırılara bir yenisi eklendi.

Özellikle İstanbul Kazlı Çeşme Meydanı'nda, yüz binlerin katılımıyla gerçekleşen Mevlit Mitingi sonrası ardı ardına gelen ve kamuoyunda 'hukuk cinayeti' olarak adlandırılan ve  platformun kurulmasına öncülük eden dernekler arasında yer alan Mustazaflarla Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der)'in kapatılması kararı ile başörtülü olarak okula gitmek isteyen kızana destek verdiği için 2 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan platform gönüllülerinden Güllü Çevik hakkında verilen kararın İslamî camiada oluşturduğu şok etkisi sıcaklığını korurken, camiayı ürküten haber de Batman'dan geldi. İslamî Davadan ötürü 13 yıl hapis  yatan platform gönüllülerinden M. Ali Arslan'ın ikamet ettiği 4 katlı bina, içindekilerle birlikte yakılmak istendi.

 EVE GİRDİKTEN BEŞ DAKİKA SONRA SALDIRI DÜZENLENMİŞ

Vahşi olayı öncesi ve sonrasıyla  muhabirimize anlatan Arslan, kimseyle husumeti olmadığını ve dolayısıyla bugüne kadar da kimseden  tehdit almadığını belirtti.  Olayın, 11. 05. 2012 Cuma akşamı Saat 10: 00'da motosikletiyle evine geldikten kısa bir süre sonra olayın gerçekleştirildiğini belirten Aslan,  kendisinin takip edildiğinin ve olayın planlı bir şekilde yapıldığına dair şüpheleri olduğunu  belirtti. 

Arslan, "Evim 4 katlı binanın üçüncü katında bulunuyor. Eve girdikten yaklaşık beş-altı dakika sonra, telefon görüşmesi yaptığım esnada patlama sesleri duydum. Telefondaki arkadaşıma, 'şu an patlama sesleri geliyor, pencereye bakayım durum neyin nesi' dedim. Pencereden baktığımda karşı binadaki baldızımın feryat ederek çığlık attığını görünce çok kötü bir şeylerin olduğunu hissetmekle birlikte, tam olarak ne olduğunu anlayamadım. Meğer evim ve binanın tamamı alevlere teslim olmuş." dedi.

"DUMAN, KISA SÜREDE TÜM BİNAYI ETKİSİ ALTINA ALDI"

Baldızının feryadının kendisinde oluşturduğu şokun etkisiyle geri dönüp kızına bakma ihtiyacı hissettiğini söyleyen Arslan, "kızımın odasına gittiğimde oda duman içindeydi. Kızımı alıp kapıya koştum. Yangının etkisiyle çelik olan kapının şiştiğini fark ettim. Kapıya dokunur dokunmaz kapı pat deyip açıldı. Tabi kapının açılmasıyla duman kütleleri dairenin tamamını sardı. Bu arada dumanın ısısıyla tüm elektrikler patladı. O esnada yüzümün yandığını hissetim" diyerek olayın ne denli korkunç olduğunu ortaya koydu.

KAPI VE DUVARLARA BENZİN DÖKÜLMÜŞ!

Binadakilerin kaçamaması için kapı ve duvarlara benzin döküldüğünü belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "kaçamamamız için her tarafa benzin dökülmüştü. Dama çıkılan merdiven ve duvarlar dahi benzinle tutuşturulmuştu. Bu arada merdivenlerde de  patlamalar oluyordu. Kimi patlamalar  elektrik sayaçlarından, kimileri de büyük ihtimalle benzin ve benzeri yakıt şişelerinden geliyordu, diye tahmin ediyorum. Tabi tamamen dumandan boğulmak üzereydik.

"BEŞ SANİYE İÇİNDE ÖLEBİLİRDİK!"

Zaten beş saniye içinde ölebilirdik. Son anda arka odayı karanlıklar içinde bulup oraya yöneldim. Arka odanın penceresinden havlandırma boşlukları denilen yerden kızımı indirdim. Tabi üçüncü kattan  birinci katın boşluğuna kadar indirdikten sonra kızımı evin arkasında tek katlı bulunan kerpiç evin üstüne attım. Her ne kadar kızım korkup beni atma dese de, başka çarem olmadığından onu atmak zorunda kaldım. Daha sonra tekrar alevlerin dumanların içine daldım. Çünkü yengemde beni kurtarmak için bizim eve dalmıştı. Onun sesini duyunca, gelme, dememe rağmen yine de gelmişti. Ben onu kurtarmaya gittim. Çünkü dumandan etkilenip yürüyemeyecek kadar bitkin düşmüştü.

MAHALLELİ YARDIMA YETİŞTİ

Bu arada yangını fark eden mahalle sakinlerinin ateşi söndürmek için yardıma koştuklarını öğrendim. Tekrardan duvara tırmanıp 4'üncü kattaki komşumuzun hamile eşi ve çocuklarını kurtarmak için evlerine girdim. Çok korkmuşlardı. Onları da aşağı indirdim. Tabi aşağıda bizi kurtarmaya gelenler de bize ulaşamıyordu. Çünkü duvara dökülen benzinler her tarafı sarmıştı. Ben, herkesin öldüğünü yandığını düşünüyordum. Çünkü apartmandan sürekli feryatlar yükseliyor. Meğer onlar da benim öldüğümü düşünüyorlarmış.

"ALİ ÖLDÜ, ONU KURTARIN"

Annemin mutfağından evlerine girdiğimde, annem, 'Ali öldü onu kurtarın' diye sayıklıyordu. Ve bana git, 'Ali'yi kurtar' diyordu. Ben de, 'anne ben Ali'yim. Bak yanındayım' diye tekrar edince beni tanıdı. Tabi bu esnada polis gelmişti. Aşağıda bulunan motosikletim ve içinde bulunan Arapça tefsir kitaplarım tamamen enkaza dönüşmüştü. İtfaiye ise ateş söndükten sonra geldi… Biz yukarıda dumanla boğuşurken ateşin söndüğünü gören itfaiye gitmiş geri dönmüş. Bu da çok anlamsız. Çünkü binada kurtarma yapmadan sanki ateş sönmüş de her şey bitmiş gibi geri dönmüşler. Şahsen onları göremedim bile."

"MOTOR PATLAMIŞ DEDİLER"

Bina sakinlerinin yaşadığı korkunç olayın basite indirgenerek geçiştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Arslan, bu boyuttaki kundaklamanın Türkiye'de daha önce rastlanmadığını belirterek, vahim olay konusunda şu çarpıcı bilgileri aktardı: "olay yeri inceleme ekipleri sadece motor parçalarından birkaç enkazı alıp götürdü. 'Motor patlamış' dediler. Ancak motorun deposunun yerinde olduğu, hatta içindeki benzinin dahi yanmadığı ve yangının motordan kaynaklanmadığı ortaya çıktı. Olaya basit bir yangın gözüyle bakıldı. Apartmanın tümü yanmasına rağmen, onlar ikinci kata bile çıkma gereği duymadılar."

"OLAYIN CİDDİYETİNİ SONRADAN FARK ETTİLER"

Daha sonra olayın ciddiyetine varan özel bir ekip geldi. Binanın halini görünce şok oldular. Meslektaşlarının böyle bir hataya nasıl girdiklerine anlam vermediler. Çünkü onlar da duvarlara benzin döküldüğünü ve tüm apartmanın içindekilerle beraber yakılmak istendiği kanaatine varıp vahşi bir olaya tanık olduklarını söylemekten kendilerini alamadılar. Olay çok profesyonelce ve vahşice planlamıştı. Çok şükür Allah'a ki; onların kötü emellerinin gerçekleşmesine imkan tanımadı. Biz dünya ateşinin azabıyla karşı karşıya kalırken bunu yapanların ahretin yakıcı azabından habersiz oldukları kanaatine vardım. Bu tür olayların çözülmesi aslında pek zor değildir. Tabi istenilse…"

Şimdi kamuoyu bu vahşi olayın faillerinin bir an önce ortaya çıkarılmasını bekliyor. (Hakan Arıkanoğlu - Hürseda Haber)

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.