M. Zülküf YEL

M. Zülküf YEL

Bumerang

Dünyadaki kaos ve acıların temelinde, Batı'nın köklerini tarihten alan zulüm ve emperyalist politikaları yatmaktadır. Bu gün şiddet Batı sahillerine ulaştıysa, batı sahillerini dövüyorsa, bu tablo, Batı'nın zulmünün boyutlarını gösteriyor aslında. Gezegenimizin bir tarafındaki zulüm ve acılar, mutlaka diğer taraftaki sahile ulaşır. Mütekebbir Batı, mazlumiyetin, Doğu milletlerin kaderi olmadığını anlayıp zulümlerinden vazgeçmedikçe, hiçbir zaman emniyette olamaz. Batı emniyette olmak istiyorsa, Doğu da emniyette olmalıdır. Özgür ve emniyetli bir Doğu olmadıkça, özgür ve emniyetli bir Batı da olamaz.

Güvenlik ve özgürlük isteyen Batılı halklar, idarecilerine baskı yaparak, onların zulümlerine engel olmak durumundadırlar. Batılılar topraklarımızdan ve geleceğimize hükmetme sevdasından vazgeçmelidirler. Aksi halde, bu zulümler, bumerang olup kendilerini vuracaktır.

New York'ta, Moskova'da, Madrid'de, Bürükselde, Paris'te bombalar patlıyorsa, Batı öncelikle kendi politikaları ile yüzleşmek durumundadır.  Ve adil bir dünya düzeni olmadığı müddetçe, zulümlerin mukabilinde başkaldırılar da eksik olmayacaktır.

Bu gün Batılıların ara sıra başkentlerinde düzenlenen saldırılarla yaşadıkları ve perişan oldukları acıların katmerlisini Müslüman halklar yaşıyor. Ülkelerimiz talan oldu. Kaynaklarımız ve değerlerimiz talan edildi. Temel hak ve özgürlüklerimiz ayaklar altına alındı. Her gün düzenlenen saldırılarda sivil ve savunmasız insanlarımız paramparça oluyor. Kadınlarımız ve çocuklarımız ölüyor. Anne karnındaki çocuklarımız, zulüm dolu bu dünyaya gözlerini açamadan Rahman'a kavuşuyorlar. Milyonlarca insanımız mülteci konumuna düştü. Bizleri ve topraklarımızı bombalamak için küresel zalimler adeta sıraya girmişler. Müslüman kanı içmeye ve Müslüman kanı ile vaftiz olmaya and içmiş Haçlı sürüleri durmadan topraklarımıza akmaktadırlar. İslam ümmetinin neredeyse tamamı, Haçlıların saldırıları altındadır. Haçlılar, bazı topraklarımızı direkt işgal ederek, bizlere büyük yıkım ve acı yaşatırken, bazı yerlerde ise, vekalet savaşları vasıtasıyla İslam ümmeti ile hesaplaşmaktalar.

Özellikle Haçlı seferleri ve coğrafi keşiflerle beraber Batılı vahşiler, gezegenimizi kan denizine ve mezbahaneye çevirdiler. Ve Batılıların tarihi, adeta vahşet ve soykırım tarihidir. İşte Batı medeniyeti böylesine bir miras üzerine inşa olmuştur. Tarihinde sömürü, vahşet ve katliam olmayan hiçbir Batı ülkesi yoktur. Bu gün de Batılıların yedikleri her lokmadan mazlumların kanı damlamaktadır. Değişen bir şey olmadı. Batılı bir çocuğun yetişmesi için, Doğulu, özellikle de Müslüman onlarca mazlum çocuk ölüyor. Batılıların bitmek bilmeyen ihtiraslarının tatmini için ve Batılıların doyması için, milyonlarca mazlum açlık ve sefaletle pençeleşiyor. Tüm zenginlikler, o gün bu gündür Batılı emperyalistlerce talan ediliyor.

Yakın zamanda saldırıya uğrayan Fransa ve Belçika; mazlumların cesetleri, kanları, emekleri ve gözyaşları üzerine inşa edilmiştir. Fransa sadece Cezayir'de 1,5 milyondan fazla Müslümanı, kadın, çocuk demeden katletti. Kadınlara tecavüz edildi ve katledildiler. Bu hadise, insanlık tarihinin en büyük ayıplarından birisidir. Belçika, Kongo'da en az 10 milyon insan katletmiştir. Zikrettiğimiz bu iki örnek Batı'nın zulüm ve katliam tarihi itibariyle devede kulak mesabesindedir.

Haçlı sürüsü barbar Batı, Haçlı ruhunu, zihniyetini ve katliam ve sömürü politikalarını ter etmedikçe dünyaya barış gelmeyecektir. Adaletsizliğin hayatın ekseni olarak tercih edildiği ve adil olmayan bir dünya düzeninin kutsadığı günümüzde, Batılılar hiçbir zaman huzur yüzü göremeyeceklerdir. Bunun müsebbibi bizzat kendileridir.  Bu gün İslam coğrafyasının farklı noktalarında patlayan bombalar, Batı'nındır. İşgaller Batılılarındır, vekâlet savaşları Batılılarındır. Batılıların insanlığın yakasından düştüğü gün, mazlumların gözyaşlarının kuruyacağı gün olacaktır.

Yeryüzü zalimleri, şiddetle karşılaştıkları zaman başkalarını suçlayıp “terör hikâyelerini” anlatmak yerine, bir an önce üzerlerine ve yüzlerine bulaşan mazlumların kanlarını temizlemeye yönelseler, daha isabetli bir iş yapmış olurlar. Batılıların vahşetlerine nispetle, uğramış oldukları saldırılar, bir elbisenin tozunun silkelenmesi olarak görülebilir.

Ya mutluluk ve özgürlük herkese ya da hiç kimseye... Hayatın kanunu budur. Herkes günahları ve hataları ile yüzleşmeli ve oluşan tablodan ne kadar sorumlu olduğunu görerek yanlışlarını terk etmelidir. Küstah ve mütekebbir Batı, mazlum halklara ikici sınıf insan ve sağılacak inek gözü ile bakmaktan vazgeçmelidir. İnsanların varlıklarını ve umutlarını çalarak, özgür insanları köleleştirmeyi vazgeçilmez bir politikaya çevirmeye çalışanlar, elbette mazlumların isyan şamarlarını yüzlerine yiyecekleridir. Bu tokadı yediklerinde de nereden geldi diye şaşırmamalıdırlar.

Ey Batı, bütün yaşananların sorumlusu olarak birilerini arıyorsanız, o sorumluyu uzaklarda aramayın. Çünkü o sorumlu sizsiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar