Çocukların güvenlik farkındalığı nasıl geliştirilebilir?
Uzman Psikolog Şebnem Karacaer "Çocukların güvenlik bilinci, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, açık ve somut bilgilerle desteklenmelidir." dedi.
Uzman Psikolog Şebnem Karacaer, İLKHA mikrofonuna çocuklarda güvenlik bilinci hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Karacaer, çocukların güvenlik bilincinin yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, açık ve somut bilgilerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, buradaki amacın çocuğun çevresini tehditlerle dolu bir yer olarak algılaması değil, farklı durumları değerlendirebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda ne yapacağını bilmesi olduğunu kaydetti.
Çocukların güvenlik farkındalığı ve güven duygularının desteklenerek nasıl geliştirilmesi gerektiğini belirten Karacaer "2026-2027 yeni eğitim-öğretim yılı dün itibarıyla başladı. Çocukların güvenlik bilinci, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, açık ve somut bilgilerle desteklenmelidir. Buradaki amaç, çocuğun çevresini tehditlerle dolu bir yer olarak algılaması değil, farklı durumları değerlendirebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda ne yapacağını bilmesidir. Çocuğa ailesinden haber almadan bir yere gitmemesi, plan değişikliklerini paylaşması ve kendisini rahat hissetmediği bir durumda güvenli bir yetişkinden yardım istemesi öğretilmelidir. Böylece çocukta yalnızca risk farkındalığı değil, problem çözme, doğru karar verme ve yardım isteme becerileri de aynı zamanda gelişmiş olur." şeklinde konuştu.

"Çocuk istemediği halde fiziksel temasa zorlanmamalı"
Karacaer, çocukların kişisel sınırlarını fark etmeleri ve kendilerini ifade edebilmeleri hususuna da dikkat çekerek "Çocukların bedensel ve duygusal sınırlarını tanıması, güvenlik bilincinin önemli bir parçasıdır. Çocuğa bedeninin ve kişisel alanının kendisine ait olduğu, istemediği bir davranış karşısında rahatsızlığını ifade edebileceği anlatılmalıdır. Bu becerinin gelişebilmesi için aile içinde de çocuğun sınırlarına saygı gösterilmesi gerekiyor. Çocuğun istemediği halde fiziksel temasa zorlanmaması, duygu ve düşüncelerini ifade ettiğinde küçümsenmemesi gerekir. 'Hayır, bunu istemiyorum.' veya 'Bu durumdan rahatsız oldum.' diyebilmesi saygısızlık olarak değerlendirilmemelidir. Sınırlarına saygı duyulan bir çocuk, kendisini rahatsız eden durumlarla karşı karşıya kaldığında bu durumu fark eder ve uygun biçimde ifade edebilir." dedi.
"Çocuğun yanında kendini iyi hissetmesi çok önemlidir"
Çocukların yaşadıkları durumları aileleriyle rahatlıkla paylaşabilmeleri için kurulması gereken ortam hakkında da konuşan Karacaer, şu ifadelere yer verdi:
"Çocuğun yaşadıklarını paylaşabilmesi için öncelikle dinleneceğine, anlaşılacağına ve suçlanmayacağına inanması gerekir. Bu güven yalnızca önemli olaylarda değil, günlük iletişim sırasında kurulabilir. Ebeveynlerin çocuğun anlattıklarını küçümsemeden, sözünü kesmeden ve hemen yargılamadan dinlemesi önemlidir. Çocuk kendisini rahatsız eden bir durum anlattığında yetişkin mümkün olduğunca sakin kalmalıdır. 'Bunu benimle paylaşmanı önemsiyorum.', 'Seni dinliyorum.', 'Senin yanındayım.' gibi ifadeler kullanarak çocuğun yanında kendini iyi hissetmesi çok önemlidir. Çocuk ayrıntı vermeye zorlanmamalı veya yönlendirici sorularla sorgulanmamalıdır. Güvenliğini ilgilendiren bir durum söz konusu olduğu zaman, çocuğun üstün yararı gözetilerek bir ruh sağlığı uzmanından ve ilgili kurumlardan destek alınabilir. Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum. Her çocuğun sevgiyle, güvenle ve umutla büyüdüğü bir yıl olması temennisiyle herkese güzel bir eğitim-öğretim yılı diliyorum." (İLKHA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.