M. Zülküf YEL

M. Zülküf YEL

Filistin için şuur meşalesi yakın

Filistin'de geçen gün yine sudan bir bahane ile iki genç infaz edildi. Ramallah kentini Kudüs'e bağlayan Kalendiya kontrol noktasında 27 Nisan Çarşamba günü işgal askerlerinin açtığı ateş sonucu, Filistinli bir genç kız ve bir genç erkek şehit oldu. Filistinlilerin öldürülmesi ya da tutsak edilmeleri için Siyonistler her türlü bahaneyi kullanıyorlar. Oluşturulan kontrol noktalarında bir yandan Filistinli Müslümanların temel hak ve özgürlükleri ellerinden alınmaya çalışılırken, diğer yandan sudan bahanelerle çocuklar ve kadınlar dâhil olmak üzere, insanlar yargısız infaza tabi tutulmaktadır. Yine geçenlerde yerde hareketsiz bir şekilde yatmakta olan Filistinli bir genç, Siyonist teröristler tarafından infaz edildi. Siyonist makamlar, bu vahşet için sözde soruşturma açtı; ama her zaman olduğu gibi herhangi bir suç unsuru bulamadı(!).

Yine başka bir olayda, üzerinde okul forması bulunan bir kız çocuğu, çantasından makas çıktı diye, kurşun yağmuruna tutulup katledildi ve cesedi tekmelendi. Bu şekilde kurşun yağmuruna tutulan gençlerden kurtulanlara gelince,  ölmeleri için saatlerce yerde bekletiyorlar ve herhangi bir tıbbi müdahaleye izin verilmiyor. Eğer şahıs hala şehit olmamış ise, kan revan içinde gözaltına alınıyor. Gözü dönmüş Siyonistlerin vahşeti bu boyuta varmıştır. Bütün bu cinayetlerin bir kısmı da kameraların önünde işlenmiş, bütün dünya bu vahşete tanıklık etmiştir. Ama Müslümanların tepkisizliği, insanlığın duyarsızlığı yüzünden bu cinayetler işlenmeye devam ediyor.

Bu ümmetin geleceği olan gençlerimize sahip çıkamıyoruz. Bu ümmetin onuru ve izzeti için feda olan genç kızlarımız ve genç erkeklerimiz, hayatların baharında birer İsmail olarak Rablerine yükselirken, insanlığın ve özellikle de Müslümanların payına suskunluk ve zillet düşüyor. Başta Müslümanlar olmak üzere, özgür dünyanın artık bu vahşete karşı ayağa kalkması lazımdır.

Filistin İnsan Hakları Örgütüne göre; şu anda Siyonist işgal rejimi zindanlarında 450 Filistinli esir çocuk bulunuyor. Kudüs İntifadası'nda ise, 41 çocuk işgal güçlerinin kurşunlarıyla şehit oldu. Ve bu rakamlar durmadan artıyor. Siyonistler karşısında çok ciddi bir direnç ortaya konulmadığı müddetçe, sokaklarda infaz edilen gençleri ve çocukları daha çok görürüz. Ayrıca zindanlara tıkılan çocuklar insanlık dışı işkencelere maruz kalmaktadırlar.

Siyonistlerin işledikleri bu cürümler yetmiyormuş gibi, bir de Mahmut Abbas yönetiminin ihanetleri Filistinlileri sırtlarından hançerlemektedir.

Mahmut Abbas yönetimi, işgal güçleri ile işbirliği yapmaya devam ediyor. Hatta işgalcilerin serbest bıraktığı Filistinlileri gözaltına almaktan geri durmadı. Bazen de Mahmut Abbas yönetiminin serbest bıraktığı Filistinlileri, Siyonistler tutuklamıştır.

Batı Şeria'daki direnişi durdurma noktasında, Mahmut Abbas yönetimi adeta Siyonist kolluk güçleri gibi faaliyet gösteriyor. Birçok yere yapılan baskınlarla Siyonistlere karşı planlanan direniş eylemlerine engel olunmuştur. İşgal Ordusu, Filistin Yönetimi'nin israil'e yönelik eylemlerin %40'ını engellediğini açıklamıştır.

İstihbarat alanında uzman ve istihbarat kaynaklarına yakınlığıyla bilinen Fransız “Intelligence Online” sitesi daha önce verdiği haberde, 190 Filistinlinin hayatını kaybettiği Kudüs İntifadası'nın devam ettiği bu süreçte, Filistin Yönetimi'ne bağlı Koruyucu Güvenlik birimiyle israil Genel Güvenlik Birimi Şabak arasında görüşmelerin ve işbirliğinin devam ettiğini belirtti.

Siteye bilgi veren kaynaklar, Filistin Yönetimi'ne bağlı güçlerin israil askerlerine yönelik 85 feda eylemini engellediği gibi, yaptığı baskın ve operasyonlarda çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmatı da ele geçirdiğine dikkat çekti.

Aynı bilgiyi daha önce Filistin Yönetimi'ne bağlı istihbarat şefi Macid Ferec de vermiş ve Kudüs İntifadası sürecinde işgal askerlerine yönelik 200 eylemi engellediklerini ifade etmişti.

Şu an Filistin'deki sorunlardan birisi de, eski esirlerin Siyonist terörüne maruz kalmaları ve çoğu zaman tutuklanmalarıdır. İşgal güçleri kurdukları askeri kontrol noktaları vasıtası ile terör estirmeye devam ediyor. Özellikle eski esirler bu noktalarda alıkonularak gözaltına alınmaktadır. Ve bunların çoğu tekrar tutuklanmıştır.

Zulüm altında inleyen bir coğrafyada mazlumlar zulüm altındadır. Müslümanlar ise, kendi iç ihtilafları ile boğuşmaktadır. Bunu fırsat bilen Siyonist teröristler ise, Müslümanların katledilmesi ve Filistin'in Yahudileştirilmesi başta olmak üzere, her türlü cürmü işlemektedir. İç ihtilaflarımızı fırsat bilen terör şebekesi israil, İslam ümmeti ile olan hesaplaşmasını bu dönemde en hızlı şekilde icra etmeye çalışmaktadır. Ve İslam ümmetinin gözünden ve gönlünden gittikçe uzaklaşan bu aziz dava, neredeyse ellerimizin arasından kayıp girmektedir. Yarın geç olabilir. Bu gün ve hemen ayağa kalkıp bu aziz davayı sahiplenmek gerekir.

Filistin davasının gündemden düşmemesi ve hak ettiği ilgiyi görmesi için, sorumlu her Müslüman bireyin, insanlığın ufkunu aydınlatan bilinç ve şuur meşalesini yakması gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar