Menderes YILDIRIM

Menderes YILDIRIM

Filistin mektebinin karşı yakası

Filistin Mektebi, İslam Ümmeti’ne; öze dönüş, zalimini tanıma ve hakikat derslerini;  dünya halklarına da “insanlık onurunun vazgeçilmez ortak bir değer olduğunu ve zalimin nereye kadar alçalabileceği vs.” gibi dersler veriyor.  “Açık hapishane” olan Filistin, aynı zamanda tüm dünya halklarının şartsız-masrafsız kaydolabileceği bir “Açık Öğretim Fakültesi” görevini ifa etmektedir. MESÎH MİSAL mazlûmiyetini; ‘Allah yolunda bana yardımcı (Ensar) olacaklar kimlerdir?’ diye” (A.İmran:52)  haykırarak, ‘yıkılmış insanlık onuru bayrağını’ da yaralı şahsında dalgalandırıyor. Bu mektebin bir de “Karşı Yakası” vardır. Buna bakalım:

A- Ahdini Bozanlar; Kuran’ı Kerim’de belirtilen israiloğullarıdır. Bunlar, Peygamberleri; “alaya almış, azarlamış, yalanlamış, iftira etmiş, sürgün etmiş, en nihayetinde de katletmişlerdir.” Defaten, İlahî ceza ile zilleti tatmış; “ahd u peyman ile tevbe” etmiş; her defasında da rahatlıkla tövbelerini bozmuşlardır.  Hz Musa (as) çaresizlikten; “Rabbim! Ben kendimden ve kardeşim(Harun)’dan başkasına söz geçiremiyorum! Bizimle bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır…” (Maide:25) dediği ilenciyle; kendilerine ‘Arz-ı Mukaddes’ yasaklanır. ‘Müfsit neslin’ yok olması için; “40 yıl” çölde dolaştırılırlar. Böylece Rabbimiz, Yahudi fitnesinin; ancak II. Kuşakta hafifleyebileceğini bildirmektedir. Yani dünya, bunardan  daha çok çekecek ya da...(!?) gerisini demeyeceğim.

Bunlar, kendi iyilerini; “hile, şantaj, montaj (buzağı)’lar; mahalle baskısı ve tehditlerle susturur veya katlederler. Musa(as),  Tur-i Sina’dan 10 Emirle dönüp kavmini Şirk’te bulunca; “...Levhaları yere attı (kardeşi) Harun’un saçını tutup çekti (masum olan Harun da); Anam oğlu! Bunlar beni cidden zayıf gördüler! Nerede ise öldüreceklerdi! Düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimle beraber tutma!”  dedi. Böylesi bir kavimde insanda; ”sağduyu, sıhhat, sabır” kalabilir mi? Zor!

 Bu zihniyet; Adem’i Cennet’ten kovduran İblis’in Dünya versiyonudur. “Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!/Bu İFRİT’ten sualin, kılını çekmez akıl!”(NFK).  Hakikaten ‘sadece kendi haklılığına güvenerek bu ucubelere laf anlatabilmek’ zordan da öte imkânsız.

Hz Musa’nın “Levhaları,” Emperyalizm’i koruyan tüm yasalar; ziynetten yaptıkları “Buzağı Başı” ise taptıkları “para, gümüş ve altınlarıdır.”  Filistin Mektebi de Çağdaş Musa’yı temsil etmektedir. Musa(as)’ın dili, Filistin’in eli bağlı(?)

Dünyanın Yahudi ile imtihanı; orantısız, kanlı ve zorlu geçiyor. Akıbet, onlar için de pek hazin olacaktır. Geçmiş tarihleri de bunun en diri şahididir. İşin garibi; onlarda tövbe edecek akıl; kendilerine Hakk’ı anlatacak dostları da yoktur.

B- Gömleği Önden Yırtılanlar;  Mısır sarayının gücünü arkasına almış dillere destan Züleyha’nın Yusuf’a karşılıksız sevdası, İslam âlemindeki rejim ve halkı iyi resmetmektedir.  Züleyha, şeytana; Yusuf ise Allah’a koşar. Nihayet, gömlek “arkadan” yırtılmış, hadise anlaşılır. Züleyha tövbe ile arınır ama bizdeki vampir komplocular, tövbe kapısına da yönelmiyorlar. Çoğu Müslüman ülkede, israil’i protesto etmek yasaklanmıştır. Bu omurgasızlar, kendilerini nerede ve ne zannediyorlar?

ABD ve İsrail’in gücü ile iktidarlarını sürdüren Mısır, Suudî Amerika ve daha nice halkı Müslüman ülkelerdeki iktidarların cümlesinin elbiseleri yırtık hem de önden! “Kiminle pençeleştikleri ve faili oldukları çirkef olaylar” net ortadadır. Tek düşmanları, kendi halklarıdır. Masumların ciğerini yakmaktadırlar. Yerlilere düşman; elleri, beyin yürekleri habis ve ECNEBÎ; şer’an ZANÎ;  cezaları da RECM’dir. Bunlar, Filistin’i değil haremlerini dahi satabilirler.  Mukayyet olmak lazımdır.

Filistin Mektebi; Hakk ve insanlık onuru adına varlık mücadelesi verirken, dünya hâkimlerinin de ne denli insanlıktan bî-nasip olduklarını teşhir etmektedir. Allah aşkına; kurt ile kuzu mücadelesinde, devamlı kurdu aklayan rezil mi rezil ifadelere bakın.  Sözüm ona, dünyaya mal olmuş(?!) “kişi, cemaat, STK’lar, BM, LAHEY DİVANI, hatta sayısızca büyük devletlerin” düştüğü zillete bakın!

Günümüzde, çağdaş ilah konumuna geçen “SİYONiST SERMAYE”; yüreklere saldığı müthiş korku ve sevgiyle; “Râ, Zeus, Lât ve Menât” gibi ilkel ilahlara bin çekiyor.

AKSA MEKTEBİ de; ZANÎ ve Siyonist Sermayeye karşı; “ASÂ-YI MUSA, İBRAHİM’in BALTASI ve ZÜLFÜKAR” konumundadır. Selam olsun!

Musa unutmasın! “Tövbe ve akdini bozanlar;” kibirli olacak, gıybet edecek, iftira atacak, yalan konuşacaklar ve onların ‘göz, kulak, el, ayakları’ büyük hatalar yapacaktır. Unutma İbrahim! Gözü dönmüş, hırsına kapılanlar; kendi sonlarını getirecek hataları arttırmaktadırlar! Diren ve Zülfikar’ı sıkı tut ya Murtaza! Sakin ol! Satılmış iktidarlar, Yehûd tedirgin, gergin ve çıldırmak üzere. Eğer ”AHD’in yerine gelir’se” mutmain ol; “kimisi de ahdini yerine getirmek için sırasını beklemektedir” bilesin!

Filistin’e selam Direnişe devam!  İslam âlemi, dünya savaşlarından sonra başlamış kurtuluş savaşlarının zorlu son eşiğine varmaktadır. Arkadan yırtılan gömleğimiz masumiyetimizin delilidir. Mazlumlar; teslimiyetle değil,  kanlarıyla “…Firavun mülkünün varisleri“ olabilirler.

Dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar