Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Hiç kimse Peygamberimize hakaret edemez

 Dünya, Fransa'nın başkenti Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'nun merkezine yapılan saldırıdan ziyade, saldırı sonrası yapılan yürüyüşü konuşuyor.
Yürüyüşe 44 ülkenin lideri katıldı. Davutoğlu yürüyüşe El Kaide ve İŞİD ile bağ ve ilgilerinin olmadığını ortaya koymak için katıldığını belirtti. Ayrıca ileride Müslümanlara yapılacak saldırılarda dünya liderlerini tepki koymaya çağırmada elini güçlendirmek amacıyla katıldığını belirtti. Bunlar yürüyüşe katılmanın belki bir iki olumlu yanı olabilir. Ancak bu kadar yoğun bir katılım Peygamberimize yapılan hakarete bir meşruluk kazandırabilir ve bundan sonra hakarete yeltenecek olanları cüretini artırabilir.

Söz konusu dergi, saldırıdan önce 30 bin adet çıkarırken, bu sayıda, devlet desteği ile 3 milyon çıkardı ve üstelik aynı karikatürleri kapak yaparak. Anlaşılan, Fransa bu kadar katılımın ardından Peygamberimize yapılan hakaretin sonuna kadar arkasında olduğunu bir nevi ilan ediyor. Yapılan hatadan geri dönülmesi gerekirken, 30 bin yerine 3 milyon çıkarmak ve üstelik aynı karikatürü yayınlamak, ateşe körükle gitmek, tüm Müslümanlarla alay etmek ve hakaret etmektir. Dünyada dökülen Müslüman kanının altına imza atmaktır. Ve ne yazık ki 44 devletin lideri de bu tutuma yürüyüşe katılmakla desteklerini sundular.

Bu hem öldürürüm hem de hakaret ederim mantığıdır. Üstelik en üst seviye de hak dinin yüce peygamberine saldırarak.  Bu tavır İslam'a ve Müslümanlar daha çok hakaret edin ve saldırın demektir. Avrupa'da son zamanlarda camilere yapılan saldırılar, Müslümanlara yapılan hakaretler, böyle yürüyüşlerle körükleniyor. Sadece Avrupa'da değil, dünyanın diğer ülkelerinde Müslüman kanı dökülmeye devam ediyor. Son yüz yılda 12 Milyon Müslümanın kanı dökülmüş. Üstelik bu kanı dökenler ya bizzat Batı ülkeleridir. Ya da kukla rejimleridir.

Paris'te 12 kişi öldürüldü. 12 kişinin öldürülmesine 44 ülke tepki verdi. Ancak 12 Milyon Müslüman'ın öldürülmesine dünya şimdiye kadar hep sessiz kaldı. Çocukların öldürülmesine, yaşlıların öldürülmesine kimse sesini çıkarmadı.

Öyle ya her gün aralıksız bir şekilde Müslümanlar öldürülüyor. Neden tepki yok? Neden karşı çıkılmıyor? Şu ana kadar üç Müslüman lider bir araya gelmekten bile aciz. Bırakın 44 lideri, birinin söylediğini diğeri desteklemiyor. Müslümanlar tarihten bu yana bu kadar aciz bir duruma düşmemişlerdi.
Yapılan bir eylem bahane gösterilerek, yeni sömürgeler oluşturma meşrulaştırılıyor. Fransa sömürgenin lideridir. Amerika sonradan bu sömürge yarışına katıldı. ABD'nin üst seviyede yürüyüşe katılamayışının iki sebebi vardır. Biri dünya liderliğini kaptırmamak, ikincisi Fransa'ya kendisinin edineceği yeni sömürgeleri kaptırmamak.

Zalim olmak ile zalim olanın yanında yer almak arasında ne fark vardır? Batı ülkelerine sömürge zemini hazırlayanlar yerli işbirlikçilerdir. Yerli işbirlikçiler olmadan Fransa gibi sömürgeci ülkeler yeni sömürgeler elde edemez.

Batılı ülkeler tarafından, bir belde de Müslümanlar mezhep faktörü ile birbirine düşürüldükten sonra iyice zayıflatılmakta, sonra da asıl öldürücü darbeyi vurarak sömürge haline getirmekteler.

Batılı ülkelerin işine gelen şey bölük pörçük Müslümanlardır. Müslümanlar birbirleri ile vuruşurken, Batılı ülkeler yer altı ve yer üstü zenginlikleri ülkelerine akıtıyorlar.

Artık Müslüman kanı dökülmesin. Sadece Müslüman kanı değil, haksız yere hiç bir insanın kanı dökülmesin. Müslümanlar işkence görmesin ve ezilmesin. Hiç kimsenin inancına hakaret edilmesin. Hatemul Enbiya, Resulu Esfiya Muhammed Mustafa'ya hiç bir şekilde hakaret edilemesin. Dahası hiç bir Müslüman'a hakaret edilmesin. Hiç kimse inancından dolayı hor görülmesin.

Peki, bu nasıl mümkün olacak?
Elbette ki Müslümanların aralarındaki mezhep, ırk ve benzeri ayrılıkları bırakıp tevhit bayrağı altında toplanmasıyla. Müslümanlar uç meselelerle uğraşmaktan vazgeçip temel meselelerde bir olacak ve küfre karşı yekvücut olacaklar. Bu mümkündür ve olması şarttır. O zaman hiç kimse Müslümanlara hakaret edemeyecek. Anamız, babamız ve canımızın feda olduğu Resuli Zişan'a dil uzatmaya cüret edemeyecek.İttihad-ı İslam temennisiyle Allah'a emanet olun.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar