Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'deki birçok algıyı ve bakış açısını değiştireceği muhakkaktır. Bu algıyla birlikte sahadaki birçok etkili alanı da değiştireceği kaçınılmazdır. Bunun ilk yansımaları da devletin bütün kurumlarındaki malum yapının elemanlarını tasfiye etmekle başlandı. Binlerce kişi açığa alınırken binlercesi de görevden uzaklaştırıldı. Ancak “kaynak üreten” yapıların bertaraf edilmesine yönelik çok daha etkin operasyonların olacağı gözüküyor.

Tüm bunlar yaşanırken darbe girişimiyle ilgili kafamdaki birkaç soruda netlik kazanmış bulunuyor. Bunlardan birisi, Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşürülmesi sonrasındaki soru işaretleriydi. Helikopter bulunmadan önce birkaç askerin helikopter yanındaki görüntüleri çıkmıştı. Bu görüntülerde, helikopterin birkaç parçası sökülüyordu. Sonradan yakalanan bu askerlerin verdiği ifadelerinde “meraktan dolayı bu parçaları sökmüştük” gibi komik bir ifade vermişlerdi. Peki, bulunmayan helikopterin “ilgili makamlara niye haber verilmediğine ise” bir cevap bulamamışlardı. İşte bu şahıslar çıkarılan mahkemece serbest bırakılıyordu. O serbest bırakılan şahsın Erdoğan'ı öldürmek üzere yola çıkan tim'in içerisinde yer alması, kafamdaki soru işaretini netleştirdi. Çünkü suikastçı, savcı ve hâkim aynı yapıya hizmet ediyorlardı. (bu olay tüm kamuoyunun bildiği bir hadise olduğu için örnek gösterdik. Yoksa Cevzat Soysal katil zanlısının bırakılması gibi onlarca örnekler de bu konumdadır)

Yine hatırlanacağı üzere Ergenekon ve Balyoz davasından yargılananlar yakalandı, idama mahkûm oldular, ondan sonra da serbest bırakıldılar. Bu soru işareti olarak halkın kafasında yer almıştı. O dönem de Samanyolu TV, aylarca hatta yıllarca “Ergenekon” haberlerini ısrarla servis ediyordu. Artık halk arasında “Ergenekon TV” olarak esprilere konu olmuştu. Ama bugün anlaşılıyor ki kendilerinden olmayan generallerin tümünü suçlu gösterip tasfiye etmişler. Suçlu olan bir kesim generallerin yanında kendilerinden olmayan generalleri de ekleyip tasfiye etmişler. Onların yerine de kendi adamlarını yerleştirmişler. Uzun yıllardır bu günün hesabını yaptıkları gün yüzüne çıkmış bulunuyor.

17- 25 Aralık operasyonunun niye yapıldığı ve paralel devlet olarak kabul edilen Fethullah Gülen grubunun adeta bir “harakiri” hamlesini anlayamıyorduk. Böyle bir girişimin onlara ne kazandıracağını kestiremiyorduk. Sadece bir MİT Müsteşarı'nın değişimi için “bu kadar bedel değer miydi?” düşüncesi vardı. Ancak bugün anlaşılıyor ki bunlar Askeriyede olduğu gibi, üst düzeyde MİT ve Emniyet içerisinde de örgütlenmek istemişler. Ya da örgütlenirken istedikleri gibi hareket edemiyorlardı.  Başta Hakan Fidan olmak üzere birçok grubu tasfiye etmek istemişler. Eğer Askeriyede olduğu gibi MİT ve Emniyet içerisinde de “üst düzeyde” organize olsalardı bu darbe büyük ihtimalle gerçekleşirdi.

En önemli soru ise daha günceldir. Bu kadar istihbarata rağmen önlenemeyen bombalar ve sonu gelmeyen cephaneliklerin oluşu… Aylardır en stratejik yerlerde patlatılan bombalar ve yakalanan cephanelikler… Şimdi anlaşılıyor ki kendi hesapları için onlara lojistik destek sağlayan yine bu paralelci generallerdir. Paralelci askerler, dışarıdaki akrabalarının talimatıyla bir kaos ortamını oluşturmak ve darbe'ye zemin hazırlamak için her türlü desteği vermişler. “Nasıl olsa bunları sonradan temizleriz” düşüncesiyle bu kadar mühimmatı onlara servis etmişler. Bu zemini bulmak ve darbeye meşruluk kazandırmak adına PKK örgütüne ciddi manada mühimmat sağladıkları anlaşılıyor. Hatta seçimde olduğu gibi bir ittifak haline girmişlerdi. Gözü dönmüşlerin “Erdoğan karşıtlığıyla” yapmayacakları ihanet yoktur. Dikkat ettiyseniz bomba ve silahlı eylem sessizliği vardır…

Netice olarak kafamdaki bazı soru taşları yerine oturmuş bulunuyor. Ancak anlaşılıyor ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu yapının ne kadar tehlikeli olduğu tescillenmiş oldu. 17-25 Aralık “post modern” darbeyi yapmak isteyen bu kesimin “nasıl terör olacağına” dudak bükenler de artık bir şey diyemeyeceklerdir. Halkın üzerine uçaklarla bomba atıp ateş edenler affedilmeyecek. Bulundukları tüm kurumlarda tasfiye edileceği kesindir.  Bunlar yapılırken de halkın desteği sonuna kadar olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar