HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir: Mescid-i Aksa davasına sahip çıkmak durumundayız

HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir: Mescid-i Aksa davasına sahip çıkmak durumundayız

Sumud Filosu'na yönelik siyonist saldırıya tepki gösteren HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir, "Hep beraber insanlarımıza, Filistin davasına ve Mescid-i Aksa davasına sahip çıkmak durumundayız. Kardeşlerimizin sağ salim dönmelerini temenni ediyo

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Mardin Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri tarafından Sumud Filosu'nda alıkonulan aktivistler için düzenlenen basın açıklamasına katıldı.

Burada önemli açıklamalarda bulunan Demir, işgal rejimi tarafından alıkonulan aktivistler için diplomatik çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

Demir, Sumud Filosu'nun bütün İslam dünyasıyla birlikte tüm dünyada insanlığı ayağa kaldıran ciddi bir tesiri olduğunu ifade ederek, filodaki insanların dünyanın her yerinden gelen bini aşkın aktivistten oluşmasının da bunu net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Demir, özellikle uluslararası platformlarda, mahkemelerde, Birleşmiş Milletlerde ve tüm diğer alanlarda siyonist rejimin mahkûm edilmesi, suçlu olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

Sumud Filosu'nun İslam dünyasıyla birlikte tüm dünyada insanlığı ayağa kaldıran ciddi bir tesiri olduğunu belirten Demir "Yüce Allah'tan, Gazze'deki ablukanın kaldırılmasını, kardeşlerimizin muzaffer olmasını, siyonist israilin ve yandaşlarının kahrolmasını temenni ediyoruz. Buradan Sumud Filosu'na iki tane aziz insanı gönderdiniz. Benim hiç şüphem yok, hepiniz onlar gibisiniz. Hanginize vazife düşseydi, hanginize yol verilseydi hepiniz koşa koşa giderdiniz. Dolayısıyla hiçbir farkımız yok. Ha siz, ha onlar bizim nazarımızda aynıdır. Bu nedenle sizi, öncelikle bu tutumunuz, bu davranışınız ve bu iradeniz nedeniyle tebrik ediyorum. Allah Teâlâ'dan bu kardeşlerimizin selametle dönmelerini, bu Sumud Filosu'nun denizdeki yürüyüşüyle Gazze'nin ablukasını kırmasına vesile olmasını temenni ediyoruz. Bu Sumud Filosu programı çok değerli ve çok ciddi etkiler yapan bir organizasyondur. İkincisi, israilin ve siyonizmin çok ama çok rahatsız olduğu bir programdır. Özellikle bu filonun, bütün İslam dünyasıyla birlikte tüm dünyada insanlığı ayağa kaldıran ciddi bir tesiri söz konusudur." ifadelerini kullandı.

Siyonizmin insanlık dışı saldırıları

İşgal rejimine karşı çalışmaların devam ettirilmesi gerektiğine vurgu yapan Demir "Nitekim filodaki insanların dünyanın her yerinden gelen bini aşkın aktivistten oluşması da zaten bunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu nedenle bu tür filoların artması lazım. İşgal rejimi israil bir tanesinin önünü keserse, ikincisini, üçüncüsünü yollamamız lazım. Bu filolara sahip çıkmalıyız. Çünkü bu filoların organizasyonu sadece denizde yapılan bir yürüyüş veya gemilerle yapılan bir girişim değildir. Onu tamamlayan yan programlar, yan çalışmalar vardır. Medya ayağı, buna benzer programlar, yürüyüşler, basın açıklamalarıyla onların desteklenmesi, kamuoyu oluşturulması, bunlara sahip çıkılması ve dünya ülkelerinin harekete geçirilerek siyonizmin bu vahşetinden ve insanlık dışı müdahalelerinden alıkonulması gibi çalışmaları da tetiklememiz lazım. Ancak bu şekilde bu programlar hedefine ulaşabilir. Bu nedenle bu hassasiyet çok önemlidir. İşin devam etmesi ve güç kazanması gerekir. Bu doğrultuda çalışmalarımızı artırmamız gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.

Bu dava için bedel ödemek

Demir, İslam ümmetinin başına gelen bütün musibetlerin, İslami değerler için, Gazze için, ümmetin vahdeti ve birliği için bedel ödemekten kaçınılmasından kaynaklandığını ifade ederek "Elbette ki Allah Teâlâ'nın takdirini hiç kimse değiştiremez. Allah Teâlâ'nın gücünün üstünde herhangi bir güç bilmiyoruz ve dünyada yoktur elbette ki. Dolayısıyla bu kardeşlerimizin canları Allah Teâlâ'nın elindedir. Ne siyonizm ne başka hiçbir güç, Allah Teâlâ'nın kaderi tamamlanmadan bu kardeşlerimize hiçbir şey yapamaz. Bu net olan bir şeydir. Dolayısıyla kadere iman eden sizin gibi değerli kardeşlerimizin de bu bilinçte olduğuna şüphemiz yok. Allah Teâlâ 'Gelecekler.' demişse geleceklerdir. Allah Teâlâ şehadeti nasip etmişse, şehadet de bir kazanımdır. Bu dava için, şehadet yolunda bedel ödemek elbette ki çok büyük bir kazanımdır, kayıp değildir. Allah Teâlâ ümmeti bu bedeli ödeme fedakârlığından mahrum etmesin. Özellikle bunun için dua etmek lazım. Çünkü şu anda başımıza gelen bütün musibetler, İslami değerlerimiz için, Gazze için, ümmetin vahdeti ve birliği için bedel ödemekten kaçınmamızdan kaynaklanıyor. Allah Teâlâ bize bedel ödemeyi ve bu fedakârlığı ortaya koymayı nasip etsin inşallah." şeklinde konuştu.

"Yoğun bir diplomasi içerisindeyiz"

Aktivistlerin alıkonulması üzerine yoğun bir diplomasi içerisinde olduklarını belirten Demir "Öncelikle Mardin STK Platformu'na teşekkür ediyorum. Bu ve daha önce yaptığımız bütün Gazze destekli programlar için yine Memur-Sen Konfederasyonu'nu tebrik ediyorum. Çünkü bu Sumud Filosu'na çok ciddi bir destek verdiler. Toplam 10 üst düzey yetkili, bir genel başkan yardımcısı, 7-8 tane il başkanı ve diğer üyeleriyle çok etkin bir destek verdiler. Allah onlardan razı olsun ve bu Sumud Filosu'nun amacına ulaşmasını O nasip etsin inşallah. Yoğun bir diplomasi içerisindeyiz. Dışişleri Bakanı'ndan yardımcılarına, hükümetin bürokratlarından AK Parti'nin yetkililerine, Meclis yetkililerine ve diğer partilere kadar bu işe sahip çıkılması, bu kardeşlerimize el uzatılması, onların yalnız bırakılmamaları ve siyonizmin bütün dünyada suç sayılan bu müdahalesine karşı ciddi ve etkili bir girişimde bulunulması noktasında ciddi çalışmalar oldu." diye konuştu.

Demir "Bazı şeyler elbette ki yapılıyor. Gemilerin şu anda israile doğru yol aldığını biliyoruz. Cumartesi günü oraya varacakları hesap ediliyor. Kardeşlerimizin getirilmesi için de uçakların gönderileceği ve benzeri çalışmaların yapılacağı ifade edildi. Peki bunlar yeterli midir? Elbette ki yeterli değildir. Peki bunlar iyi şeyler midir? Elbette ki iyi şeylerdir, yapılması gereken şeylerdir. Ancak takdir edilir ki sadece bunlarla, siyonizmin yaptığı tahribatları telafi etme çalışmalarıyla ne Sumud Filosu hedefine ulaşır ne de israil bu soykırımından vazgeçirilebilir. Yapılması gereken çok daha fazla çalışma vardır. Örneğin, eğer Mavi Marmara davasından biz geri adım atmayıp hukuki sürecin sonuna kadar gitseydik, israil bugün yine aynı müdahaleleri, aynı saldırıları bize yapmayacaktı, yapamayacaktı." dedi.

Filistin ve Mescid-i Aksa davası

Bürokrasi anlamında Türkiye'nin atması gereken adımlara dikkat çeken Demir, şu ifadeleri kullandı:

"Burada önemli olan şudur: Bu filonun, dünyadaki hem Müslüman ülkelerin hem de diğer ülkelerin harekete geçmesine vesile olmasıdır. Özellikle uluslararası platformlarda, mahkemelerde, Birleşmiş Milletlerde ve tüm diğer alanlarda israilin mahkûm edilmesi, suçlu olarak kabul edilmesi gerekir. Lahey gibi adalet divanlarında bunların yargılanması ve uluslararası alanda 'kötü devlet', 'istenmeyen devlet' ve 'soykırımcı devlet' olarak tanınmalarını sağlamak çok ciddi ve önemli bir adımdır. Belki bizim ya da Türkiye'nin gidip israile savaş açması gibi bir imkânı veya gücü olmayabilir ama bu tür adımlar çok etkilidir. Bürokrasi anlamında çok güçlü ve becerikli olan Türkiye'nin bu adımları atmasını bekliyor, temenni ediyoruz. İnsanlarımız sahipsiz olmamalıdır, insanlarımız değersiz olmamalıdır. Hep beraber insanlarımıza, Filistin davasına ve Mescid-i Aksa davasına sahip çıkmak durumundayız. Kardeşlerimizin sağ salim dönmelerini temenni ediyoruz." (İLKHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.