İbadetsiz davet, ahlaksız ibadet olmaz

İslam toplumunu oluşturma konusunda ilimden sonra önemli İkinci kavram İbadettir; Yaratılışımızın asıl amacı olan İbadet Allah'a hayatın her alanında kul olmaktır. Allah'a kul olmak onunla irtibatımızı güçlendirecek ibadetlere, özellikle namaz, Kur'an ve zikre önem vermemizi gerektirir. Bu bağlamda ibadeti olmayan bir toplum ilmi, daveti ve siyaseti de olsa tam anlamıyla islam toplumu olamaz.

Peygamber Efendimize (S.A.V) “oku” emrinden sonra gelen emirler ibadete dönük olan emirlerdir; “Ey örtüsüne bürünen, Az bir kısmı hariç, geceleyin kalk” “Kur'an'ı tane tane (manasını düşünerek) oku. Muhakkak ki, sana oldukça ağır bir söz (vahiy, peygamberlik görevi) yükleyeceğiz.” Ayette ağır bir söz diye ifade edilen peygamberlik görevi, yani toplumu ıslah etme, islam toplumunu oluşturma görevi ancak güçlü bir ibadetle gerçekleşir; gece namazına kalkmadan, Kur'an'ı anlayarak düşünerek okumadan islam toplumunu oluşturma gibi ağır bir yükü kaldırmak mümkün değildir. Günümüzde Müslümanların sorunlarından biri de gece namazı bir tarafa, sabah namazını bile kılmayan; Kur'an'la güçlü bir ilişkisi ve zikri olmayan islam davasını omuzlanmış insanların olmasıdır. 

Bir diğer önemli kavram da Ahlaktır; Bütün ibadetlerin amacı, güzel ahlaklı insan oluşturmaktır; namaz ahlak içindir, zira namaz kötülükten alıkoyar. Oruç ahlak içindir, zira oruç günahlara karşı bir  kalkandır. Peygamber Efendimiz(S.A.V) “Güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuş, ibadetleri olup da ahlakı olmayanın müflis olduğunu ifade etmiştir.

Ahlakı olmayan toplumların islam toplumu olmaları mümkün değildir. Ama ne yazık ki günümüz Müslüman toplumlarında ahlak sorununu açık bir şekilde görmekteyiz. Nitekim bazı Müslüman toplumlarda mescitler, ilim meclisleri dolup taşarken yalan, sözünü tutmamak, dolandırmak gibi kötü ahlaklar toplumun neredeyse bir parçası haline gelmiştir. Peygamber Efendimizin Ahir zamanla ilgili: “Güvenilirlik ortadan kalkacak, öyle ki falan yerde güvenilir biri var, diye parmakla gösterilecek” ifadesi bu toplumlarda tahakkuk etmiştir. Böyle bir toplumda ne kadar ilim ve ibadet te olsa ahlak olmadıktan sonra bunların islam toplumunu oluşturmaları mümkün değildir.

İslam davasını omuzlamış Müslümanların, islam toplumunu oluştururken bu kavramlara ayrı ayrı önem vermeleri ve her birini nefislerinde oluşturmak için çabalamaları gerekir. Zira Müslümanlar olarak en önemli sorunumuz pratikte bu kavramları bir araya getirememektir. Bazı Müslümanlar sadece ibadeti ve zikri esas alıp islamı bundan ibaret görmekteyken, bazıları ise sadece güzel ahlakı esas alıp islamın diğer temel meselelerini unutmaktadırlar. Rabbim bizleri bu kavramları birleştirerek islam toplumunu oluşturmak için çabalayanlardan eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar