İhsan GÜZELER

İhsan GÜZELER

İnsana Lazım Olan Toprak 10

BÖLÜM 10

Devran eve gelir gelmez duş alıp üstünü değiştirdi. Oturma odasında eşi ve çocuklarını karşısına alıp başından geçenleri bütün ayrıntılarıyla bir bir  anlattı. Anlatırken heyecana kapılmış bir ara farkında olmadan ayağa bile kalkmıştı. Sevinci yüzüne sirayet etmiş mutluluktan gözleri parlıyordu. Sözünü Ağa'nın 'dile benden ne dilersen' sözü ile bitirip ne isteyeceği konusunda kararsızlığını dile getirdi.

Eşi saf ve masumca bir tavırla

-Takım elbise istesen çok olur mu?  diye sordu.

Devran gülüp hanımın yazma örtülü başına küçük bir tokat attı.

-Ağanın oğlunun canı o kadar ucuz mu?... diyerek eşini azarladı.

Hanımı yazmasını düzeltip

-Bilmem ki dedi… Öyleyse bize bir televizyon almasını iste…

Devranın alaylı bakışı onu bu fikrinden de caydırdı.

-Peki ne istemeyi düşünüyorsun? diye sordu eşi…

İşte bu soru Devran’ın hemen yanıt veremeyeceği bir soruydu.

Eli ile başını kaşıyarak

-İşte ben de onu düşünüyorum dedi.

İki küçük çocuk konunun ciddiyetini kavramış suskun bir şekilde ebeveynlerini dinlemekteydi. Arada biri ötekine baba çocuğu havada yakalamış diyor beraber gülüyorlardı.

Devran odada volta atıyor arada durup ’ne istemeli’ diye kendi kendine soruyordu.

Bu soru gece boyunca devranın aklında dolanıp durdu. Vakit sabah namazını gösterdiği halde tek damla uyumamış düşünüp durmuştu. Önce araba istemekte karar kılmış. arabanın sigortası vergisi muayenesi ve bitmek bilmeyen masrafları gözünün önüne gelince hemencecik vazgeçmişti. Ardından şöyle dört odalı kaloriferli asansörlü güzel bir olabilir diye düşünmüş hatta alacağı evin konumunu bile belirlemişti.. Ev ona arabadan daha mantıklı gelmişti . ’Belki dayalı döşeli bile olur’ demişti kendi kendine... Evde karar kılıp yatacağı esnada aklına bina giderleri, elektrik faturası, kapıcı aidatı gibi giderler gelince uykusu tekrar kaçmış ondan da vazgeçmişti.

Aklına isteyebileceği her şey geldiği halde bir türlü karar verememiş bir ara ‘nereden çıktı bu’ diyecek kadar sıkılıp öfkelenmişti.

Aslında istediği ve ömrü boyunca arzuladığı bir şey vardı. Fakat onu istemekten çekiniyor terslenmekten korkuyordu. ’Ya istediğimi  vermez ise… ya sinirlenip hiç bir şey vermiyorum’ derse…

Ömrünün fırsatını yakalamışken budalalık edip eli boş kalmak istemiyordu.

Sonuçta karşısında ki ağaydı.

Ben demedim sen de duymadın diyerek kendisine yol verebilirdi. Böyle bir durumda herhangi bir hak iddia edemezdi... ’ öff, en iyisi yatmalı diyerek’ sırtını döndü.

Gözlerini kapatıp uyumaya çalıştı. En istediği şey gözünün önünde belirdi… Vücudunda bir gıdıklanma hisseti.

Uyku ile uyanıklık arasında mutluluktan gülümsüyordu…

Devam edecek...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.