Enver KILIÇARSLAN

Enver KILIÇARSLAN

İslam'ın Medyaya Verdiği Önem ve Medya Mensuplarının Şer'i Sorumlulukları

Gazetemiz Doğruhaber'in yayın hayatına günlük olarak devam etmesi, İslamın medyaya verdiği önemi ve medyacıların şer'i sorumluluklarını bir kez daha dillendirme ihtiyacı hissettirdi. Şeriatın müdahil olmadığı ve kendisine bir mizan belirlemediği hiçbir mesele yoktur. Bizleri yaratan, düşünme imkânı veren ve düşünme neticesinde insanlar tarafından icat edilen her şey islamın belirlediği ölçüde olmalı, şer'î ilkelerimize muhalif olmamalıdır. İçerisinde bulunduğumuz 21. asırda medya gücünün ne kadar etkili olduğu ve nelere vesile olduğu malumdur. Müslümanlar olarak bu gücü kontrollü kullanarak “islami medya” alternatifi oluşturmak geciken şer'î sorumluluklarımızdandır. Günümüz dünyasında yanlışların azalması ancak doğruların medya vb. kitle iletişim araçlarıyla yaygınlaşmasıyla mümkündür. Bu bakımdan, doğru bildiklerimizi hedef kitleye ulaştırmak için yazılı ve görsel medyayı kullanmak, en fazla mesai harcamamız gereken çalışma alanlarımızdan biri olmuştur artık.

İslam düşmanları, oluşturdukları medya gücüyle çoğu kez iyiyi kötü, kötüyü iyi, zalimi mazlum, mazlumu da zalim olarak gösteriyor. Daha da kötüsü belirledikleri gündemlerle bizleri meşgul edip Müslüman coğrafyasındaki oyun ve desiselerini gerçekleştirmek için kendilerine uygun zemin hazırlıyorlar.  Medya öyle bir güçtür ki bir rejimi yıkar yerine başka birini ikame eder. Özellikle son beş yıldır Müslümanların içerisinde bulunduğu süreç, bizlere basın ve medyanın önemini ve bu konudaki yetersizliğimizi bir kez daha gözler önüne serdi. Öyle ki kendimizi islam düşmanlarına ispat etmek bir yana, akide ve doğrularımızı kendi halkımıza ve mensuplarımıza dahi inandıramaz olduk. Bu bakımdan islam dini, tüm bu tehlikelerin önüne geçmek için meşru çizgiyi muhafaza etmek şartıyla davet, tebliğ, güç, izzet ve zalime boyun eğmemeyi ispat etmek adına her türlü i'lâm ve propagandayı zorunlu görür.

Medyacılık şer'î açıdan büyük sorumluluklar taşıyan bir vazifedir. Yayınlanan haberlerin doğruluğu, olumlu veya olumsuz etkisi üzerine muvazene yaparken gösterilen titizlik, çalışanların hali ve reklamcılık gibi gazeteyle ilgili ilk olarak akla gelen kısımların meşru çizgide olması İslami medyanın ayrıcalıklarındandır. Medya kurumları yayınladıkları haberler ya da diğer içeriklerle yüzleri, binleri veya on binleri etkileyebilecek kapasiteye sahip oldukları için doğruluk ve adaletten taviz vermemelidir. Allah (cc) Kuran'ın Kerim'de, aleyhimize olsa dahi adaleti elden bırakmamayı bizlere emrediyor. Velev bu adalet düşmanın lehine, yakın akraba ve dostların aleyhine olsa bile. Bu bakımdan medya gücünü kullanırken gösterdiğimiz hassasiyet üstat hazretlerinin, kirli siyasete karşı takındığı tavırla bir olmalıdır. Öyle ki Bediüzzaman, doğru olduğu halde sırf kendisinden olmadığı için karşı tarafı yalancı ve haksız gören siyasetten Allah'a sığınmıştı. Siyasetin en önemli kolu olan medyayı kullanırken de aynı hassasiyeti göstermeliyiz. Yaptığımız doğrular sadece bizimle sınırlı kalmadığı gibi yanlışlar da sadece bizimle sınırlı kalmayıp okurlarımızı etkileyecektir. Nasıl ki bir hayra vesile olan onun sevabına ortaksa aynı şekilde şerre vesile olan da aynı günaha ortaktır.

Müslümanlar bir bedenin azaları gibidir. Dolayısıyla sahip olduğumuz medya gücüyle o azaların tamamını savunmak veya varsa sorun ve sıkıntılarını duyurmak, gündem yapmak şer'î sorumluluklarımızdandır. Ayrıca bütün Müslümanların derdini gündemimize almak, oluşturmak istediğimiz vahdet teneffüsünün tezahürü ve de en önemlisi Allah'a şükrümüzü eda etmenin bir başka yoludur.

Medya Allah'ın bizlere büyük bir lütfudur. Ben, içerisinde bulunduğumuz bu camianın gerilediğini ya da yerinde saydığını görmedim. Allah'a hamdolsun gün geçtikçe çalışmalarımıza bir yenisi daha ekleniyor. Zira bir zamanlar aleyhimizde söylenen yalan ve iftiralarla ilgili tekzip metinlerimizi duyuracak imkânımız dahi yokken şimdi sesimizi bütün dünyaya duyurabilecek imkânımız var. Öyle inanıyorum ki doğrulardan yana olup şükrümüzü eda ettiğimiz müddetçe, ilerlemeye ve gücümüze güç katmaya devam edeceğiz.

Not: Allah'ın izni ve inayetiyle İslam hukukuyla ilgili haftanın belirli günlerinde gazetemiz Doğruhaber'e yazacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar