İstanbul`da Hukuk Cinayetleri Protestosu
Kamuoyunda `Hukuk cinayetleri` olarak adlandırılan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği`nin (Mustazaf-Der) kapatılması kararı ile Gaziantep`te kızının başörtülü okumasını istediği için anne Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezası, Zeytinburnu Eski Adl
Mahsum Altun - doğruhaber
Mustazaflar ile Dayanışma Derneği`nin (Mustazaf-Der) kapatılması kararına ve Gaziantep`te kızının başörtülü okumasını istediği için anne Güllü Çevik`e verilen 2 yıl 10 ay hapis cezasına tepkiler sürüyor.
Bu tepkilerden biri de Zeytinburnu’nda faaliyetlerini sürdüren İlim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma derneği (Zeytinburnu-der) geldi.
Mustazaf-Der`e verilen kapatma kararının kendilerini üzdüğünü belirten Zeytinburnu-Der Başkanı Naif Damar, 2004 yılında kurulan Mustazaf-Der`in kurulduğu günden itibaren yaptığı hayırlı işlerin takdire şayan olduğunu söyledi. Damar, "Halkın teveccühünü kazanan ve büyük kitlelerle meydanları Muhammed-i Sevdayla doldurup taşıran, unutulan Rehber Peygamber (sav)`ı hatırlatan ve onun hayatından örnekler vererek programlar tertipleyen, fakir fukara kesimin, halkın ihtiyaçlarına koşuşturan, cahilliği ortadan kaldırmak için canla başla mücadele eden ve amaçları sadece hakkın yolunda halka hizmet etmek olan bu islami derneği maalesef Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kapatma kararı ve Yargıtayın onaylamasıyla başta mazlum ve mustaz`af halk olmak üzere hepimizi derinden üzmüştür." ifadelerini kullandı.
Ardından basın açıklamasını Menaf Bilgiç okudu.
İşte Menaf Bilgiç ’in okuduğu basın açıklamasıynın tam metni;
Mustazaf Der Müstekbirlerin Korktuğu Bir Camia Olmuştur
Gerek mağdur ve muhtaçlara yaptığı yardımlarla ve gerekse Çocuk, genç ve yaşlıları maddi ve manevi eğitimden geçirmesi, bilgi ve bilinç düzeylerini yükseltmesi, gerekse Kavgalıları, hasımları, kan davalılarını barıştırması ve Mustazaf halkımızın Her türlü ihtilaflarını çözerek halkımızın ittifakını sağlamakla toplumsal barışa hizmet etmesiyle, düzenlediği etkinliklerde yüz binleri buluşturmasıyla Müslüman halkımızın gönlünde yer etmiştir. Çalışmalarıyla mazlum ve mustazafların yüzünü güldürüp, sevindirmiş, zalim ve müstekbirlerin korktuğu bir camia olmuştur.
Derin Yapılar Önce Çeteleri Mustazaf-Der`e Saldırttı…
Dernek olarak kendisinden bekleneni layıkıyla yerine getirmiştir. Kurulduğu günden beri birçok ilke imza atmış, kısa sürede etkin ve söz sahibi yetkin bir dernek olmuştur.
Yapmış olduğu etkinliklerle, tertiplemiş olduğu mitinglerle yerel ve küresel güçlerin oyunlarını bozmuş, hesaplarını alt üst etmiştir. Mustazaf-Der, İnancının gereği ve halkımızın maslahatı için müspet hareket etmeyi ilke edinmiş, Halka hizmeti, Hakka hizmet olarak benimsemiştir.
Halkımızın, Mustazaf-Der camiasına olan teveccühünü hazmedemeyen derin ve karanlık yapılar, önce kontrollerindeki çeteleri derneklere ve üyelerine saldırttılar. Dernek şubeleri kundaklandı, üyeleri darp edildi, yaralandı ve katledildi.
Devletin emniyet gücü, Mustazaf-Der camiasına yapılan bu saldırıları önlemedi, failleri ortaya çıkarmadı, çıkarmak istemedi. Bu tutumuyla saldırganları cesaretlendirdi. Dernek üyelerinin saldırılar sırasında yakalayıp polise teslim ettiği saldırganlar dahi, polis ve yargı tarafından serbest bırakıldılar.
Provokatif saldırılarla Mustazaf-Der camiasını çatışma ortamına, illegaliteye çekmek istediler. Mustazaf-Der, bu saldırılara karşı sürekli itidal çağrısında bulunarak kurulan tuzakları ve tezgâhları boşa çıkarmıştır.
Bu kirli saldırılarla amaçlarına ulaşamayan derin yapılar, bu kez kendilerine bağlı güvenlik güçlerini ve yandaş yargıyı devreye soktular. Hücre evi basar gibi dernekleri ve evleri bastılar. Dernek üye ve gönüllülerine terörist muamelesi yaptılar. Derneklere gelmeyi, etkinliklerine katılmayı, terörle bir tuttular.
Yandaş Yargı İle Dernek Cezalandırıldı
Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar.
Yandaş Yargı İle Dernek Cezalandırıldı
Niyet okumalarla, hazırladıkları fezlekelerle, yandaş yargıyı yönlendirip cezalandırılmalarını sağladılar. Politize olmuş yandaş yargı tarafından fahiş cezalar verildi. Dernek başkanları silahlı örgüt yöneticisi, dernek üyeleri silahlı örgüt üyesi olarak cezalandırıldılar.
Hem, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2010 yılında vermiş olduğu kapatma kararı hem de Yargıtay`ın şu günlerde bu kararı onayarak Mustazaf-Der`in kapatılmasına dair hükmünün "Muhammedî iklim" dönemine denk gelmesi manidar. Ve aynı zamanda açık bir mesaj niteliği taşıyor.
Gerekçe? Hizbullah`ın amacı doğrultusunda faaliyet…
Neler yapmış Mustazaf-Der İşlenen suçlar neler?
Mağdur, muhtaç ve kimsesizlere yardım yapmak, küskünlerin ve kan davalıların arasındaki ihtilafları çözmeye çalışmak, eğitim ve bilgilendirme seminerleri düzenlemek, Üniversiteye hazırlık kursları açarak öğrencilere yardım etmek, özellikle çocuklara Kur`an-ı Kerim`i öğretmek, başörtüsü yasağına karşı protesto gösterileri düzenlemek, Peygambere ve Kur`an`a yapılan hakaret ve çirkin saldırıları tel`in mitingleri düzenlemek, Filistin`e destek mitingleri düzenlemek ve en önemlisi de milyonları sokağa dökerekKutlu Doğum yani Mewlid etkinlikleri düzenlemek…
Mustazaf Der Üyeleri Tüm Tahriklere Rağmen Şiddete Başvurmadı
Yapılan tüm saldırılara, oynanmak istenen oyunlara, düzenlenen komplolara ve şiddet sarmalının içine çekme gayretlerine rağmen; Mustazaf-Der üye ve gönüllülerinin içinde yer aldığı şiddet eylemleri var mı? Hayır…
Şiddete teşvik var mı? Hayır…
Yönlendirme var mı? Hayır"
Bir yandan eli silahlı adamları dağdan indirmek adına yapılan her türlü çalışmalar; öte yandan yüzbinleri, milyonları meydana dökerken bir insanın burnunun dahi kanamadığı, bir dükkânın camının kırılmadığı, molotofların atılmadığı etkinlikleri düzenleyenleri farklı mecralara sürükleme gayretleri.
Bir yandan illegal faaliyetler yürüten kesimlere "legalleşin, şeffaf olun" çağrıları, öte yandan hiçbir suça bulaşmamış İslami STK`lara reva görülen hukuksuzluklar? Bunun neresinde samimiyet ve adalet var. Hani şiddete bulaşmayan her düşünce serbest olacaktı. Hani 28 Şubat`ın izleri siliniyordu. 28 Bubat süreci devam ediyor. Yeni anayasada her renk rahatlıkla kendini ifade edebilecekti. Komünist, faşist ve laiklere tanınan haklar dindar kesime tanınmıyor...
Yeter Artık Bu Kadar Zulüm ve Haksızlık
Yapılan düzenlemelerden, dağıtılan adaletten özellikle muaf tutulmaya çalışılıyor. Söz konusu dindarlar oldu mu, hukuk, insanlık, adalet ve eşitlik geçerliliğini yitiriyor. Yeter artık bu kadar zulüm ve haksızlık. Adaleti kendi çıkarlarınız için bu kadar kirletmeyin. İnsanların birbirine karşı güven duygularını, kardeşlik bağlarını, bir arada yaşama umutlarını kırmayın.
Yeter Artık Bu Kadar Zulüm ve Haksızlık
Yapılan düzenlemelerden, dağıtılan adaletten özellikle muaf tutulmaya çalışılıyor. Söz konusu dindarlar oldu mu, hukuk, insanlık, adalet ve eşitlik geçerliliğini yitiriyor. Yeter artık bu kadar zulüm ve haksızlık. Adaleti kendi çıkarlarınız için bu kadar kirletmeyin. İnsanların birbirine karşı güven duygularını, kardeşlik bağlarını, bir arada yaşama umutlarını kırmayın.
Bu inanç ve kararlılık olduğu sürece Mustazaf-Der misyonu, halktan aldığı çok daha büyük bir teveccüh ve kararlılık ile yoluna devam edecektir.
Milyonlar Mustazafların Çağrısına "Lebbeyk" Dedi
Allah Azze ve CelleMustazafların temiz niyetinin ve safi duruşunun hatırına onları halka sevdirdi...
Milyonlar Türkiye`nin bir ucundan, diğer ucuna Mustazafların çağrısına ``Lebbeyk`` dediler...
Onlar Allah`ı ve Resulünü yücelttiler, Allah da onları yüceltti, yükseltti...
Meydanlar doldu, taştı... Mübarek sevda kıtaları aştı...
Mehmet Göktaş`ın Sözleri Birilerinin Kafasını Fena Bozmuş
Götaş`ın ``Peygamber sevdalıları geliyor`` mesajı birilerinin kafasını fena halde bozmuş olacak ki; rafta olan dosya hemen indiriliverdi. ``Ey köşe başlarında mendil satan çocuklar! Ey kırmızı ışıkta bekleyip araba camları silen çocuklar! Ey sokaklarda tiner çeken, esrar içen çocuklar! Bekleyin Peygamber Sevdalıları geliyor." sözleri birilerini çok kızdırmış!
Bu kızanları sadece Türkiye içinde aramayın. Türkiye içinde olduğu gibi Türkiye`nin dışında da var. Özellikle oradan çok zorlanmışlar.
Milyonlar Mustazafların Çağrısına "Lebbeyk" Dedi
Allah Azze ve CelleMustazafların temiz niyetinin ve safi duruşunun hatırına onları halka sevdirdi...
Milyonlar Türkiye`nin bir ucundan, diğer ucuna Mustazafların çağrısına ``Lebbeyk`` dediler...
Onlar Allah`ı ve Resulünü yücelttiler, Allah da onları yüceltti, yükseltti...
Meydanlar doldu, taştı... Mübarek sevda kıtaları aştı...
Mehmet Göktaş`ın Sözleri Birilerinin Kafasını Fena Bozmuş
Götaş`ın ``Peygamber sevdalıları geliyor`` mesajı birilerinin kafasını fena halde bozmuş olacak ki; rafta olan dosya hemen indiriliverdi. ``Ey köşe başlarında mendil satan çocuklar! Ey kırmızı ışıkta bekleyip araba camları silen çocuklar! Ey sokaklarda tiner çeken, esrar içen çocuklar! Bekleyin Peygamber Sevdalıları geliyor." sözleri birilerini çok kızdırmış!
Bu kızanları sadece Türkiye içinde aramayın. Türkiye içinde olduğu gibi Türkiye`nin dışında da var. Özellikle oradan çok zorlanmışlar.
Ve Yargı mekanizması üzerinden Mustazaf-Der`i ``etkisizleştirme``, ``tepkisizleştirme`` ve ``sessizleştirme`` operasyonunun düğmesine basıldı..."
Bu Karar Ülkemiz Açısından Bir Hukuk Skandalıdır
Tamamen niyet okumalara dayanan ve hukuksal hiçbir temele dayanmayan kapatma kararının 21. Yüzyıl Türkiye`sinde hak ve özgürlükler anlamında büyük bir handikaptır.
Tamamen niyet okumalara dayanan ve hukuksal hiçbir temele dayanmayan kapatma kararının 21. Yüzyıl Türkiye`sinde hak ve özgürlükler anlamında büyük bir handikaptır.
Kapatma kararı aslında devlet zihniyeti açısından yasallık ve yasa dışılık sınırının gayet geçirgen olduğunun ve de son derece keyfi bir tarzda işletilebildiğinin açık bir göstergesidir.
Bu karar ülkemiz açısından bir hukuk skandalıdır ve 28 Şubatların aslında bitmediğinin apaçık bir ispatıdır. İnsan hak ve özgürlükleri kâğıt üzerindeki değişiklikler ile gerçekleşmez. Kapatma kararı hala bu ülkede bazı zihniyetlerin halka rağmen bir şeyler yapabilme sevdasının tezahürüdür.
MustazafDer`in kapısına kilit vurulmuş olabilir ama mefkûresine kilit vurulamaz. Mustazaf Der kapatılmış olabilir ama misyonu devam ediyor. Bu misyonun sürdürülmesine hiçbir güç engel olamayacaktır. Mazlum ve mustazaf halkımızı, zalim ve müstekbirleriinsaflarına terk etmeyeceğiz.
Güllü Çevik`e Verilen Cezayı Kınıyoruz
“Belki de bu mağduriyetlerin en öne çıkanı da başörtülü okumak isteyenlerin yaşadıklarıdır. Daha önce başörtülü öğrencileri psikolojik olarak yalnızlaştırmayla başlayan, sınıfa almayıp soğuk odalarda tecritle devam eden, öğrenci velilerini tehditle gelişen, okul değiştirme adı altında sürgünlerle yükselişe geçen bu haksızlık ve zulüm, Gaziantep Şehitkamil İMKB öğrencisi başörtülü kızı Şüheda Çevik`in annesine verilen 2 yıl 10 aylık bir cezayla tavan yapmış ve inanan yürekleri ciddi manada kanatmıştır.
“Belki de bu mağduriyetlerin en öne çıkanı da başörtülü okumak isteyenlerin yaşadıklarıdır. Daha önce başörtülü öğrencileri psikolojik olarak yalnızlaştırmayla başlayan, sınıfa almayıp soğuk odalarda tecritle devam eden, öğrenci velilerini tehditle gelişen, okul değiştirme adı altında sürgünlerle yükselişe geçen bu haksızlık ve zulüm, Gaziantep Şehitkamil İMKB öğrencisi başörtülü kızı Şüheda Çevik`in annesine verilen 2 yıl 10 aylık bir cezayla tavan yapmış ve inanan yürekleri ciddi manada kanatmıştır.
Bir annenin kendi evladına sahip çıkmasından ve onu koruma refleksinden daha doğal ne olabilir. Antepli anne Güllü Çevik de hem İslami endişe taşıyan bir anne olma hem de kızının kendi hür iradesiyle okula örtülü gitme hasebiyle kızının örtülü derslere alınmaması karşısında doğal olarak harekete geçmiş.
Okul idarecileriyle görüşmüş ve bir veli olarak tepkisini ortaya koymuştur. Okul yöneticilerinin işgüzarlığı karşısında dayanamayan anne de içgüdüsel olarak onlara Allah`tan korkmaları, vicdanlı olmaları ve cehennem azabıyla korkutma noktasında bazı sözler sarf etmiştir. İşin garabeti ve hukuk faciası sayılacak cinsten bir kararla bu doğal tepki tehdit algısı sayılmış ve Güllü Çevik, bu insafsızca cezayla cezalandırılmıştır.
İşin ilginç tarafı olayın yaşandığı okula adını veren Şehit Kamil, kurtuluş savaşı sırasında işgalci iki Fransız işgalci askeri beraber yürüdüğü annesinin örtüsüne el uzatınca sessiz kalmamış ve engel olmaya çalışmış bunun neticesinde de Şehid edilmiştir. Şimdi ise aynı okulda başörtüsüyle okumak isteyen kızına destek verdiği için cezalandırılmıştır!
İnsanların insani, fıtri ve de inancına dayalı haklarını talep etmekten daha doğal ne olabilir? Hem bu hakların verilmesi bir minnet ve lütuf değildir ki tamamen insani bir gerekliliktir. Bu tür uygulamalar, " Haydi kızlar okula!" sloganının içinin ne kadar boş olduğunu gösteriyor. Evet, kızlar okula ama örtünüzden, iffetinizden sıyrılarak mı denilmeye getiriliyor? Uygulamalar ne yazık ki bunu gösteriyor.
Bir eğitim yapılanması olarak bu kararı yanlış, insafsız, hukuksuz ve gayri insani buluyor; özelde bu haksızlık genelde eğitimin işleyişine dönük tüm haksızlıklara karşı tepkimizi dile getiriyor.
Daha yaşanabilir bir toplumun temelleri noktasında ilgili ve yetkili kişileri gayretlenmeye davet ediyor, bu iki hukuka aykırı kararı kınıyor ve tel’in ediyoruz” Denildi.
Basın açıklamasından sonra toplanan kalabalık sessizce dağıldı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.