Kazanımlarımızı alışkanlık haline getirmeliyiz

 Sosyal ve güçlü psikolojiye sahip bireyler olarak Ramazan ayını; vicdanların tavan yaptığı, kazanımların bol olduğu ay olarak ifade edebiliriz.

Bu ayda değerlerimiz ön plana çıkarak duygudaşlık yeteneğimiz zirve yaptı. Fakirler ve zenginler bir olup, zenginler fakirlerin ne çektiğini ve açlığın ne olduğunu daha iyi anlayabildi. Böylesi değerlerimizi gözden geçirirken toplumda huzurun oluşabilmesi için olmazsa olmazlardan biri de zenginlerin fakirlerin haklarını gözetmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

Bizler bu ayda nasıl ki farz ve nafile ibadetlerimize dikkat ederek iç âlemimizin formüllerini bulduysak, bu tür alışkanlıklarımızı devam ettirerek haz aldığımız bu güzel kazanımlarımızı koruyabiliriz.  Komşuluk hakları, kardeşlik bağlarının güçlenmesi, nefsimizi kardeşimize tercihimiz Ramazan ayı aracılığıyla vücut buluyorsa, bu ayın kıymetine binaen bu güzel alışkanlıklarımızı bir kenara itmeyip diğer ayların belirli periyotlarında programımıza katarak sürekliliği yakalayabiliriz.

Bu ayın başka kazanımlarından biri de, önceki davranış boyutunu Ramazan ayındaki davranış boyutuyla karşılaştırdığımızda, davranışlar arasında manalı ve manevi bir ahenk olduğunu söyleyebiliriz.  Bu ahengin derinliklerine indiğimizde, bizleri uyaran uyarıcıların (açlık, susuzluk, susma, değerler) insan davranışlarını dışarıya tertemiz sunduğunu, davranışlarımızın bu ay kadar güzel, temiz ve etkileyici olduğunu hiçbir zaman elde edemeyeceğimizi bir kez daha düşünmemiz gerekir.

Psikolojik izahları incelediğimizde bazen aynı uyarıcılar aynı sonuçları doğurabiliyor. Başka bir ifade ile aynı varlığa inananlar, inançları icabı kendilerini başkalarına nispetle birbirlerine daha yakın hissederler.  Aynı varlığa inanıp aynı işi yapanlar (namaz, oruç, zekât fitre, sadaka )gibi davranışlarda bulunanlar arasındaki manevi bağ daha bir güçlenir. Aynı varlığa inanıp aynı işi yapan ve aç susuz kalmak gibi aynı ıstırabı çeken insanlar hem inandıkları varlık, hem yaptıkları iş, hem de çektikleri sıkıntılar icabı kendilerini birbirinden sayarak birlik ve beraberlik içinde kaynaşırlar. Bir ay boyunca gösterilen güzel davranışların ciddi kazanımlar sağlayacağı birçok kötü alışkanlıkları geride bırakacağına şüphemiz yoktur.

Bu ay hürmetine namaz kılıp oruç tutanlar ciddi kazanımlar elde etmişlerdir. Yapılan bu ibadetler bireylerin aile huzuruna katkıda bulunmuştur. Aile büyüklerinin eve erken gidip bireylerle kaynaşması, babanın süper egosunun bir parçası olan vicdanında değişiklikler meydana getirmiş, baba, eşini ve çocuklarını düşünerek güven ve sevgi ortamını oluşturmuştur.   

Bizler de Rabbimizin gösterdiği bir aylık davranış kazanma alışkanlığını bir hayat tarzı olarak benimsemeli ve birer yöntem olarak da kullanabilir ve ders çıkarabiliriz. Nasıl ki bir asker yaklaşık bir aylık süreçten sonra yemin törenine katılabiliyor, nasıl ki bir işçi bir aylık süreçten sonra işine alışıyor ve bağımlı oluyor ise bizler de bir aylık Ramazan ayı süresince ibadete ve kulluğa alışıyoruz. Bu vesile ile bu kazanımlarımızı alışkanlık haline getirmeli ve bir aylık sermayemizi diğer aylara da yaymalıyız. 

Allah bizleri iman edip Salih ameller işleyenlerden ve sabır ehli olanlardan eylesin.

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.