Kıymet Bilenlerin Ayı: RAMAZAN

Alimler demişler ki:

“Üç ayların kıymeti ramazandan, ramazanın kıymeti son on gününden, son on günün kıymeti kadir gecesinden, kadir gecesinin kıymeti de o gecede Kur’an’ın indirilişinden dolayıdır.”

Rabb’in insanı muhatap alması, onunla konuşmasıdır Kur’an…

Rabb’in insanlığa merhametidir Kur’an…

Rabb’den gelen hidayet rehberidir Kur’an…

Her ayette yücelmenin adıdır Kur’an…

Ömrü kıymetlendirendir, bereketlendirendir, anlamlı kılandır…

Madem ki, tüm kıymetli şeyler gelip Kur’an’a dayanıyor ve madem insanın hayatı da O’nu anladığı ve yaşadığı ölçüde kıymetlenir, o halde bu kıymetin değerini bilmeden, okumadan, anlamadan bir ömür nasıl geçirilir?

Hayret edilecek bir mevzudur ki; bir kişi hem Müslüman olduğunu söyleyecek, hem de dininin ana kaynağını bir kez olsun merak etmeyecek, okumayacak, Rabbi’nin kendisine hitabını öğrenmeyecek!

Ve bu hal üzere ölecek!

Bu vaziyetle ölen biri mahşerde Rabbi’nin huzuruna çıktığında hangi mazereti onu kurtarmaya yetebilir?

Hiçbir meşguliyet bu anlamda sorumluluktan kaçmak için geçerli sayılmayacak! Hiçbir bahane o gün için insanı bu mesuliyetten kurtarmaya yetmeyecek! Hele de, küresel musibetlerle çepeçevre kuşatıldığımız şu günlerde gaflette ısrarcı olmak, musibetin hikmetlerine odaklanmak yerine kanıksayarak aynı başıboş hayata devam etmek, sorguyu daha da ağırlaştırmaktan öteye geçmeyecek!

Ne ticaret, ne kariyer, ne ev işleri, ne çocukların bakımı hiçbir bahane o gün zaruret olarak kabul görmeyecek! Nitekim; insana verilen ömür süresi bu mühim mesele için kâfidir.

Özellikle de şuan içerisinde bulunduğumuz kıymetli günler ve yaklaşan Ramazan ayı bu anlamda kendine dönüp sorgulamak ve yeni başlangıçlar yapmak için birer fırsat mesabesindedir. Bu üç ayın içerisinde bulunan ve elmas değerinde olan geceler de her biri ayrı ayrı mesajları barındırmaktadır.

Regaip gecesi bizleri Rabbimize rağbet etmeye yönlendirirken, Miraç gecesi namazla yücelmeye çağırmakta, Berat gecesi beratımızı alma yollarına sevk ederken, Kadir gecesi en kıymetli olanın kadrini bilmeye, bu anlamda Kur’an’a yönlendirmektedir.

Bu mesajları alarak kendine çekidüzen veren kişi hadislerin müjdesiyle Ramazan’ın hakkını vermiş olur. Hakkıyla geçirilen bir Ramazan’ın seneden seneye işlenen günahlara kefaret olduğu Peygamberimiz (s.a.v.)in müjdesidir. Yine hakkı verilerek geçirilen Ramazan’ın sonunda kişinin annesinden yeni doğmuş gibi tertemiz ve günahlardan arınmış olacağını bir başka hadisinde bildirmiştir.

Hasılı; her anı kat kat mükafat ve bereketleri haiz olan bu ayın kıymetini bilmeli ve bu anları Kur’an’la kıymetlendirmeli…

Bu ayda yüzünden okunan Kur’an ruhun şifası, anlamıyla okunan Kur’an aklın ve zihnin şifası olacak, ruh, akıl ve zihnin şifası oruç ve teravihle birleşince beden de şifa bulacaktır inşaallah…

Yahya bin Kesir’in Ramazan geldiğinde ettiği dua ile yazımızı sonlandıralım:

“Allah’ım beni ramazana teslim et. Ramazan’ı da bana teslim et ve onu benden kabul ederek al.”

Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.